Referans Gazetesi


Muhammed Köse

25 Şubat 2021

İnsana dair

Gençken insan, dünyanın bütün kahpeliklerini durdurmak istiyor, her yere yetebilmek ve her yaraya merhem olabilmek. Bunun imkansızlığını fark ettiğinde içinde kocaman bir kahır kalıyor ve yaşlandıkça büyüyor. Kocaman bir kahır topu çarpıyor alnına insanın ve yaşlanıyor insan.

*

Bana asıl sorun sanki, bu meddah ve hokkabaz tayfanın, sanatçı/zennube nam edepsizlerin, kanaat önderi veya saygı değer insanlar olduklarını zannetmemiz gibi geliyor. Bütün marifeti insanları eğlendirmek bunların, hem de ne din ne de insan onuru tanımadan bunu yapıyorlar. Ne beklenir?

Onlar, olayların sebep ya da sonuçlarıyla ilgilenmedikleri gibi, failleri de merak etmiyorlar. Bütün yaptıkları paralarını veren, tasmalarını tutan ellerin emrine uygun yazmak ve konuşmaktan ibaret. Tabii ki, orman ya da ağaç, insan ya da hayvan hiçbir canlı umurlarında değil.

Bir insan ruhunu şeytana sattı mı, artık ondan herhangi bir konuda gelecek, herhangi bir aşağılık söz ya da fiil sürpriz değil: Apaçık bir zalimi desteklemeyi, onaylamayı, şeytana yuları kaptırmış olmanın ilk alameti olarak görüyorum. Devamı paralı ya da gönüllü şeytana askerlik.

Şöyle örneklendireyim: İsrail işgalini savunmanın İsrailoğlu olmakla, Ermeni işgalini savunmanın Ermenilikle, İrancı olmanın Farisilikle, Suudcu olmanın Araplıkla, Esed’i desteklemenin insan olmakla bir alakası yoktur. Bunları ancak ruhunu şeytana satanlar destekler ve savunur.

*

Sıkıntı şurada; bir kutsalı olmayan insanlara kutsala hakaretin özgürlük olamayacağını anlatmaya çalışıyoruz. Peki kutsalı olmayan insan olabilir mi, insan kalabilir mi? Onların da kutsalı “özgürlük” sanırım, özgürlüğe tapıyorlar, uğrunda her şeyi çiğnemeyi normal görüyorlar.

Bir de hiç değişmiyor! Dünyanın her yerinde, “düşünce özgürlüğü” savunucuları illaki bir yolunu bulup, İslam’ı ve Müslümanları bu kapsamın dışında bırakıyorlar. Ne hikmetse her yere ve her şeye geçen bu özgürlük bize işlemiyor. Ama bize yönelikse zincirler fora.

Normal insanlar için 5 temel “kutsal” olur; akıl, can, mal, nesil ve din. Bunlardan eksilmeler oldukça o insanın insanlığından da eksilmeler olur. Bunları muhafaza etmek, hakaret ve her türlü saldırıdan korumak insanlığın gereğidir. İnsan, bunlar için yaşar, ölür ya da öldürür.

*

Müslüman olmayı ve Müslüman gibi yaşamayı “denemiş” ve birtakım sebeplerle “başaramamış” olanlarda ilginç bir İslam düşmanlığı peydahlanıyor. Gerçi genelde böyledir; olmak isteyip de olamadığı şeye, düşman oluyor insan evladı. Sen adam olamadın diye adamlık neden kötü olsun?

Dünya hayatı insan için bir hayıflanmadan ibarettir; uzun ya da kısa, sıklıkla ya da nadiren, ama hep bir hayıflanma. Ahirette ise bütün sorular cevaplanır, bütün istekler tamamlanır, gözü de gönlü de doyar insanın.

Yaşadığı memleketin diniyle, diliyle, kültürüyle, adetiyle hatta tüm halkıyla ve her şeyiyle kavgalı insan türü ciddi acınması gereken kitlemiz. Bunu bir de aydınlanma, batılılaşma, modernleşme gibi sunmuyorlar mı, yemeyi bırak yanından bile geçilmez hale geliyor olay.

*

İnsanın dünyada isteklerinin, hayallerinin ve kırıklıklarının sonunun olmayışı, ahirette elde edeceklerinin sonunun olmayacağının delili gibi; bu doymak bilmeyen insanın gözünü ancak cennet doyurur.

*

İnsan böyle biri; sabah akşam yerden yere vurduğu kapıya derdine derman, çaresize yardım diye gelir. Adil şahitler olmak cidden büyük mesele! Keyfini ve kahyalarını karıştırmadan, olanı olduğu gibi kabul edip, ona göre kızıp ona göre sevmek lazım, abartmamak lazım.


Bu makaleyi paylaş:
Captcha işaretlenmemiş.
Yazarın Diğer Yazıları
Ramazan şehrin ve hayatın mektebidir

19 Nis 2021

Şehir ve Ramazan

12 Nis 2021

Şehrin marka değeri: Küçük Buhara

05 Nis 2021

Birbirimizin hayatını kolaylaştırabiliriz

29 Mar 2021

Biraz yavaş, biraz daha sakin

22 Mar 2021

Mozaik yaşam modeli

15 Mar 2021

Sivil sorumluluk şehrin canıdır

08 Mar 2021

Ticari ahlak medeniyettendir

01 Mar 2021

İnsana dair

25 Şub 2021

İyi olmak ve iyi kalmak

22 Şub 2021