21 Eylül 2019 Cumartesi
 Fil dişi kuleden cafelere

Abdurrahman Örnek

Fil dişi kuleden cafelere

İnsan her zaman kendisine kendisini farklı ve  üstün kılacak mekanlar arar, bulur. Bulamazsa da oluşturur. Bir zamanlar toplumcu ama toplumdan uzak toplum adına ahkam kesenler için fildişi kuleler vardı. Fildişi kulelerden bu uzaklığa rağmen  bir fikir çıkıyordu ama maalesef bugün cafelerde değil fikir, fikirsizlik bile çıkmıyor.

Ama gelin görün ki cafelerde insan denen varlık; kuru kalabalıklar  düşünceden yoksunlar. Bir yanda cam kenarında nargile çeken lordlar  diğer yanda çöplerden hayat devşiren yoksullar. Varlığın itibarı demir yığını marka arabalar,  yeni tapınaklar.. . Erkekler, kızlar sırt sırta, dipdibe ve sözleşmelerle aile emin ellerde.

Her yerde ahlak dersleri  sadece sözde ; “Dürüst ol ,yalan söyleme, edepli ol ama ondan sonra ne olursan ol”. Zihnin sınır tanınmaz ipotekliğinde, kalbin yabancılaştığı merhamet zulmün oyuncağı olmuş durumda. Yapılan her kötülüğün hazırlanışında güzel ve meşru vaadler. Yanı başında İdlib’in yanıp, yıkılışını arenada eğlenceli gözlerle seyretmek.

Bombalar altında moloz yığınına dönmüş betonlar arasındaki çocuk çığlıkları ve daha kemikleşmemiş hamurdan çocuk cesetleri. Ve sen burada yabancılar defolsun sloganı ile insanlığı kurtarma naraları atıyorsun. 

Zamanında  insanlık kız çocuklarını diri diri toprağa gömerken, tarihe not düşülmüş unutmayalım diye. Bugün hem kız çocuklar hem   erkek çocuklar  diri diri  gömülüyor,  hem de toprağa değil  renkli renkli yaşam bataklıklarına..  Nerede insanlık diyen var mı ? 

Aşk,  celladının kurbanı olmuş. Bizim cenahın kapalı kızları halhallarıyla beraber ayaklarını yere vurarak yürümeyin ilkesine inat “ tak tiki  tak”... Yetmezmiş gibi okey oynamada usta, batak ve damada rakipsiz, satranç az bir şey,  ne kaldı geriye anne gibi kız olmak.

Sokakta yüksek sesle kahkaha, herkes dönüp bakarken o hiç duyulmamış gibi devam ediyor. Anneleri kadın sesi haram diye yüksek sesle  konuşmaz, gülmezlerdi. Yüzlerini, gözlerini erkeklerinden başkası görmezdi. Mahremiyetin tükenişi böyle alelacele olmamalıydı çünkü bizim yüzümüz dünyadan ziyade ahirete dönüktü.

Böyle iman etmiştik “Gâl-u Belada”. “Hiç ölmeyecekmiş gibi dünya hemen ölecekmiş gibi ahirete çalışın” sözünde ciddi çuvalladık .İnsan bu işte,  birine aşırı kulak kesilince diğerine maalesef kökten sağır. Bir değişim yaşanırken dönüşüm için çeyrek asır geçmeliydi. Benim hayatım, benim yaşamım, benim bedenim  terimleri emanetçi  taşıyıcılığından bu kadar erken çıkmamalıydı. 

Münafıklığın  alametlerinden biri bu kadar erken tecelli etmemeliydi. Gerçeğin mutlak galibiyetinden alabildiğine kaçan mağluplar ordusu bir an önce gemiye binip sahildeki gerçeklerden uzaklaşarak gemideki yalancı eğlencelerini bir tsunami dalgasına kadar devam ettirme derdindeler. Hira’nın çocukları Olimpos’un  çocuklarına bu kadar erken teslim olmamalıydı.

Ne varlığın peşinde olalım,  ne hikmetin, ne dilin, ne de dinin. Tanrı olsun eyvallah ama asla bize karışmasın diyen deistlik yeter diye avaz avaz bağırıyor . Ne diyor Dosto: “ İnsanlar en çok yeni bir adım atmak ve  yeni bir söz söylemekten  korkar” En büyük kaybımız ve ayıbımız  kendimize özgü değer yargılarımızdan uzaklaşmamız.

Değişimi kendi kültürel kodlarımız üzerinden değil de bize yabancı ve yabancılaşma temayülümüzü artıran değerler üzerinden yapmamız. Yabancılaşma sadece topluma değil, kendine, özüne değer adına ne varsa her şeye. İliklerine kadar çürümüş, iliklerine kadar zevk-ü sefanın içinde,  bir mutluluktan diğerine koşan, yaşadıklarıyla değil gördükleriyle kendisini mutlu zanneden  meçhul bir inancın peşinden koşmak.

İçeride zihinler bulanık, kalpler mühürlü. Dışarıda yağmur yağıyor, kar yağıyor, birazdan güneş doğacak, bahar gelecek, çiçekler açacak ama siz cafe tapınaklarında hiç değişmeden oturup duracaksınız.

7.08.2019 (Abdurrahman Örnek)

DİĞER YAZILAR

Ülkeler bazında nitelikli öğretmenlik

İnancın farkına varmak

Eğitim Öğretim Başlarken

Bir okul müdürü kadar okuldur(2)

Bir okul müdürü kadar okuldur

Neyi kaybettiğini hatırlayacaksın

Figüran

Benzemezliğin farkını yaşamak

YKS Eleştirisi

Günlük Hayata 30 Dakika Kitap Okuma Molası

Eğitim Reformunda Öğretmenin Rolü

Rahman Ve Rahim Olan Allah’ın Adıyla

Gaziantep Tıp Fakültesi ve Hematoloji Servisi

İnsan Olma Çabası

Bir fırsat eğitimi olarak 4-6 yaş Kur’an Kursları

Şehir ve Medeniyet

İslam Batı’ya galip gelir mi?

Peltek Düşünceler

Yönetici, Liyakat ve Adalet

Gaziantep’ten Bir Ziya Öğretmen geçti

Kınalızâde Ali Çelebi’ye göre Çocuk Eğitimi

Aile eğitiminde kadın ve erkeğin rolü

STK’larda Varoluşsal Kimlik Sorunları

Ruh Kirliliği

İdeal Öğretmenin Nitelikleri

Eğitim Sistemimizde Tecdid

Kaçak Göçmen Notları

Sorun nerde?

Akıllı Tahta mı Bilinçli öğretmen mi?

Kim medeni, kim değil?

Günah ve sevap arasında tövbekâr olmak

Mehmet Akif Ersoy’u anladığımız gün anmış oluruz

Okul iyi insan yetiştirir mi?

Vicdan-i Yitim

Ayet ve Hadislerde İnsan Hakları

Annem benim dilim oldu

Öğretmenlik sadece bir gün değildir

Bu gidiş nereye?

2023 Eğitim Vizyonu Eğitimcilere Vizyon katar mı? (2)

2023 Eğitim Vizyonu Eğitimcilere Vizyon Katar Mı ?(1)

2023 “İnsan” Merkezli Eğitim Vizyonu

Kemanın telleri

Sendikal Mücadelede yeni bir dönem olur mu?

Kehanet severlik

Eğitim öğretim başlarken

Hüznün Adı: Eylül’dür

Eğitimde yaş ne ifade eder

Toplumsal ihya için çok düşünme az konuşma edebi

Eğitimde oyunun önemi

EDEBİYAT, ŞİİR VE İNSAN

Eğitimi rahatlatacak ara formül ortaöğretimden geçer

Bu da benim duam olsun

YKS’de doğru tercih nasıl yapılmalı

Bir köyü olmalı insanın

Büyükler kazandı sıra gençlerde, şimdi YKS zamanı

Ben nesli ve belirsiz gelecek

Ne varsa sana bıraktım

Erdemin peşinde olmak

Liselere giriş sınavına doğru

Huy güzellikleri

Osmanlı’dan günümüze engellilerin eğitim serüveni

Umudun kıyısında yaşamak

Osmanlı’da değerler eğitimi

Ara sıra öylesine sözler

Dost ve dostluğa dair

Çağın salgını; otizm

Dedeler ve nineler aileden dışlanınca….

Tarihin büyüsü

Rüyalarında kelebek olan çocuklar

Gaziantep el ele okuma yazma seferberliğine

Kendine bir söz ver

Sosyal etkinlikler okullarda neden önemlidir

Eğitim ve görenek

Kimine göre iyi, kimine göre acıdır hayat

Mithat Enç’in Gaziantepli olduğunu bilenler el kaldırsın

İran’da yeni kurtarıcı mehdi; şah mı olacak?

Yeni bir dünya şifresi: Kudüs

Efendi iken paryalaşan devlet Endülüs(2)

Efendi iken paryalaşan devlet Endülüs

Olasılık temennisi

Öğretmenime mektup

İyi öğretmen kendini yenileyen öğretmendir

Yeniden bismillah demeliyiz

Geçmişte bıraktıklarımız

Çarpık kentleşme ve mahremiyetsizlik

Tanımlanmamış insan

Teslimiyette temsiliyet krizi

Teog kaldırılsın ama…

Niçin kitap okumalıyız?

Şimdi eğitim vakti

Bir avuç umut ısmarladım

ÖSYM VE YÖK BAŞKANININ İÇİ RAHAT MI?

Dil kültür’ün vazgeçilmezidir

 ÇOCUKLAR BİZDEN  NE  İSTER?

İnsani Bir İhtiyaç Olarak İletişim

  LYS’de Doğru Tercih Zamanı

15 Temmuz; Sivil Direniş Ve Yeniden Diriliş Günü

Suriyelilere yapılanları kınıyoruz!

Suriyeli Mültecilerle Yeniden Kardeşlik Zamanı

Yeni Bir Neslin İnşası İçin Yaz Kur’an Kursları