17 Haziran 2019 Pazartesi
Hangi dava?

Hamza MERCANOĞLU

Hangi dava?

Yıllardan bu yana muhafazakâr partilere, dava namına bedava hamallık yapıp dururuz.

  • Geçmişte Milli Görüş hareketine ve siyasi temsilcisi Refah Partisine yıllarca omuz verdik.

Sonuç: Devlet Güvenlik Mahkemesinde ve ağır ceza Mahkemelerinde yargı süreçleri ve

akabinde hapishane..

  • Dönemle ilgili söyleyecek o kadar çok söz var ki, ama söylemedik!” Susun! Aman" dediler

Davaya halel gelmesin...

  • Sonra dediler ki “Kol kırılır, yen için de kalır" içimiz de kalan sadece yen olmamış meğer! Öyle

ki, bize susmayı öğütleyenler, bir de baktık ki, bizden olmayan herkese açmışlar tüm nimet

kapılarını, bir “Biz" kalmışız kabak gibi açıkta. Yani mealen “Yen içeride, biz dışarıda!”

  • Geçmişte desteğimizle işbaşına gelen RP li yerel yönetim, müslümanlara en ağır hakaretleri

edenlerle iş tutup onlara her türlü iş, imkan ve kolaylık sağlarken, bize sadece boş vaatler ve

nutuk attılar.

Oysa biz sadece "Adalet ve ahde vefa" istiyorduk.

  • Bugün AK Parti yerellerinde de durum çok farklı değil maalesef. Seçim zamanı cebine 3, 5 bin

lirayı koyup Milletvekili aday adayı olup, bir kaç gün sahada görünenlerin tüm işleri bir

telefonla çözülüp, bir kaç yakınını işe koymak için kapılar hemen açılıveriyor.

  • Hemen her yerde “Parti-Statükosu" işliyor. Yerel yönetimler adeta “Yemlik" gibi

görülmektedir. Cemaziyyelevvelinde din ve etik adına derdi hiç olmayanlar, ya da, geçmişine

inat bir “Edilgenlik" sendromuyla, katilleri olan Mısırlıları bilinç altların da kutsallaştıran İsrail

oğullarının “Samiri" nin yaptığı iinek putuna üşüştüğü gibi, dün “Tu kaka" dedikleri dünyalıklar

için tüm değerlerinden vazgeçen güruhun doldurduğu bu kurumlarla ilgili şehir dedikoduları,

sadece dedikodudan ibaret değil maalesef.

  • Toplumun hızla ahlaki yozlaşmaya doğru yelken açtığı, özellikle ahlaksızlıkla ilgili suç

oranlarının, uyuşturucu, alkol ve kumar benzeri dallarında ciddi bir artış yaşandığı istatistik

rakamlarıyla ortadadır. Buna ilintili olarak fuhşun yaygınlaşması, televizyon dizileriyle

alenileştirilmesi ve giderek meşrulaştırılması sürecini dehşetle izliyoruz.

  • Tüm bunların arka planında, siyaset cenahında ki yöneticilerin büyük bir katkısı olmalıdır. Zira

balık baştan kokmaktadır. Yolsuzluk ve kayırmacılık zihniyeti öyle devasa bir sektör haline

geldi ki, kimi yerel yönetimler de kurumsallaşarak adeta kartelleşmişlerdir. Bunu gören

toplum da, kapitalist sistemin “ Ne yaparsan yap ama kazan" dürtüsü hızla artmaktadır.

Müşahhas örneklerin varlık ve ihtişam içerisinde ki yaşantıları, özellikle genç nesil üzerin de

zehirli bir travmaya neden olmakta ve halkı “Her şey mubah" anlayışına cebretmektedir.

  • Son günlerde bazı belediyelerle ilgili Sayıştay raporlarının basına yansıyan bölümünü

okuduğunuz da durumun vehameti de ortaya çıkmaktadır. Keza, bu yalnızca ortaya

dökülenler, ya kimsenin bilmediği! Belgesi olmayan, resmiyete dökülmeyen uzlaşmalar, kapı

ardında gerçekleşen anlaşmalar?

  • Şimdi seçim vakti geldi. Herkes için hesap verme zamanıdır. Demokrasiler de hesap oy ile

sorulur. Düne kadar halkın verdiği oylarla iş başına gelip, geldiği günün ertesine halka

randevu bile vermeyenler, kibir ve egolarıyla burunlarını kaf dağına dikenler, halkın parasını

kendi yakınlarına peşkeş çekenler, nerede bir haramzade varsa bulup en yetkili yerlerde

konumlandıranlar, dün “Harun" iken, bugün “Karun" olanlardan hesap sormak için dem bu

demdir!

  • Bu hususta en büyük görev ise AK Parti Genel Merkezine düşmektedir. Bundan önce

yaptıkları gibi, halkın taleplerini duymazdan gelip, ihtiras ve çıkarlarından başka derdi

olmayanları “İşte adayınız" diyerek halkın önüne koyarlarsa bu tutmaz! Bu sefer olmaz!

  • Halk gerçekleri biliyor. Kimin ne olup olmadığını gayet iyi biliyor. Siz bilmiyorsunuz ama halk

biliyor! Bu sefer de aynı yanlışı yaparsanız çok şey kaybedebilirsiniz. Mesela birçok il ve ilçeyi.

Hatta Büyükşehri!

  • Siyasete dahil olanların dünya nimetlerine zafiyeti o kadar nirvana ki, yaşadıkları safahat ve

kısa süre de sahip oldukları servetleri göz kamaştırırken, Şimdi, kimse kalkıp ta, dünyaya dair

ihtiras ve aç gözlülüğünü "Dava" diye yutturmasın!

  • Zira, dava diye bahsedilen, hak, hakikat, adalet ve merhamet davasıysa eğer, siz bu halinizle

kapısına tokmak bile olamazsınız!

8.04.2019 (Hamza MERCANOĞLU)

DİĞER YAZILAR

Kim Kripto?

Çözüm üretimdir

Adalet Mülkün Temelidir

Hangi dava?

Cumhuriyet

28 Şubat’ı bitirin! Adalet namına!

Ehliyet ve liyakatli olsun!

Yine yeniden, yeniden yine!

CHP, İP, SP koalisyonundan bir cumhurbaşkanı çıkmaz!

Yaşasın siyahlar!

Abdullah Gül aday olacak mı?

Cumhurbaşkanı “Cami yapılacak” dedi, ama?

Fatma şahin'e çağrımdır: tacizi önlemek için pembe otobüs uygulamasını getirin

İslam hukuku suçlara karşı en kusursuz modeldir

Asgari ücret mi? merhamet beyler merhamet!

Hasan teke ve Mehmet Yılmaz’a büyük sorumluluk düşüyor

Tek namussuz Maho ağa mı?

Korkuyor musunuz?

Memleketim insanıyla yol sohbetleri

İbrahim olanın ateşin söndürmeye su gerekmez!

Ak parti Gaziantep teşkilatlarına dair düşündüklerim

Gündem dışı

Cezalar suçlara karşı caydırıcı değil, kısas şart!

Referandum neyi amaçlıyor?

İnsan merkezli belediyecilik ve şehremini…

Metal yorgunluğa çare bulundu!

Kahrolsun ABD, yaşasın kapitalis müslümanlık!

Kültür müdürlüğüne çok iş düşüyor

Uyuşturucu satıcıları ve kullanıcıları büyük tehdit!

YİTİK!

Haber Ve Haberciliğin Geleceği Üzerine…

Mehmet Görmez’i İtibarsızlaştıramayacaklar!

Ölmeden ölmek lazım!

15 Temmuz Darbeden Çok, İşgal Projesiydi!

Suçu Meşru Kılmak En Büyük Suçtur!

Suriyeli Düşmanlığı Ve Tecavüz Planlıdır!

Suriyeliler Üzerinden Kaos Planı!