<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Referans Gazetesi</title>
    <link>https://www.referansgazetesi.com.tr</link>
    <description>Gaziantep Son Dakika Haberleri, en güncel ve tarafsız haberler için Referans Gazetesi'ni takip edin.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.referansgazetesi.com.tr/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 08 Jul 2026 20:19:22 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.referansgazetesi.com.tr/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Tatil yolculuklarında gizli tehlike! Hareketsizlik pıhtı riskini artırıyor]]></title>
      <link>https://www.referansgazetesi.com.tr/tatil-yolculuklarinda-gizli-tehlike-hareketsizlik-pihti-riskini-artiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.referansgazetesi.com.tr/tatil-yolculuklarinda-gizli-tehlike-hareketsizlik-pihti-riskini-artiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Prof. Dr. Erol Kurç, tatil yolculuklarında hareketsiz kalmanın, gizli pıhtı riskini çoğaltabileceğini belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Prof. Dr. Kurç, özellikle yaz tatili döneminde uzun süre hareketsiz kalınan yolculuklarda toplardamar sağlığının korunmasının büyük önem taşıdığını aktardı.</p>

<p>Kurç, uzun süre aynı pozisyonda oturmanın, bacak kaslarının yeterince çalışmamasına bağlı olarak toplardamarlardaki kan akışını yavaşlatabildiğini, kan dolaşımındaki yavaşlamanın da özellikle risk faktörleri bulunan kişilerde pıhtı oluşumuna zemin hazırlayabileceğini kaydetti.</p>

<p>Kurç, ileri yaş, obezite, sigara kullanımı, gebelik, doğum kontrol hapı kullanımı, yakın zamanda geçirilen ameliyatlar, kanser tedavisi, hareketsiz yaşam tarzı ve daha önce derin ven trombozu öyküsü bulunmasının riski artıran önemli faktörler arasında yer aldığına dikkati çekti.</p>

<p>Risk faktörlerinden bir veya birkaçına sahip kişilerin uzun süre hareketsiz kalmasının, pıhtı gelişme ihtimalini artırabileceğini anlatan Kurç, "Bununla birlikte herhangi bir risk faktörü bulunmayan kişilerde de uzun yolculuklar sonrasında pıhtı gelişmesi tamamen göz ardı edilmemelidir. Bu nedenle herkesin uzun yolculuklarda dolaşımını destekleyecek önlemler alması önem taşır." değerlendirmesini yaptı.</p>

<p>Prof. Dr. Kurç, derin ven trombozunun her zaman belirti vermeyebildiğini, en sık görülen bulguların ise tek bacakta şişlik, ağrı, gerginlik hissi, ciltte kızarıklık ve ısı artışı olduğunu ifade etti.</p>

<p>Bazı hastalarda hiçbir belirti ortaya çıkmadan da pıhtı gelişebileceğine işaret eden Kurç, "En büyük risk ise pıhtının bulunduğu yerden koparak akciğere ulaşmasıdır. Böyle bir durumda ani nefes darlığı, göğüs ağrısı, çarpıntı, öksürük ya da bayılma görülebilir. Bu belirtiler ortaya çıktığında zaman kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır." ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yeterli sıvı tüketiminin de dolaşım açısından önemli olduğunu kaydeden Kurç, yolculuk boyunca vücudun susuz kalmamasına özen gösterilmesi gerektiğini anlattı.</p>

<p>Kurç, bel ve bacak bölgesini sıkan dar kıyafetler yerine daha rahat giysilerin tercih edilmesinin de dolaşımı olumlu yönde destekleyebileceğine işaret etti.</p>

<p>Risk grubunda bulunan kişilerin uzun yolculuk öncesinde hekim değerlendirmesinden geçmesinin önem taşıdığını belirten Kurç, "Daha önce pıhtı öyküsü bulunanlar, aktif kanser tedavisi görenler veya yakın zamanda ameliyat geçiren kişilerde yolculuk öncesinde bireysel risk değerlendirmesi yapılmalıdır. Gerekli görülen durumlarda koruyucu tedavi seçenekleri mutlaka hekim önerisi doğrultusunda planlanmalıdır." değerlendirmesini yaptı.</p>

<p>Kurç, derin ven trombozunda erken tanının ciddi komplikasyonların önlenmesinde kritik rol oynadığına işaret ederek, tatil dönüşünde ortaya çıkan belirtilerin göz ardı edilmemesi gerektiğini belirtti.</p>

<p>Yolculuk sonrasında gelişen tek taraflı bacak şişliği, ağrı, kızarıklık veya nefes darlığı gibi yakınmaların, basit kas ağrısı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Kurç, şunları kaydetti:</p>

<p>"Erken dönemde yapılan değerlendirme ve uygun tedavi hem pıhtının büyümesini hem de yaşamı tehdit eden pulmoner emboli gelişme riskini azaltabilir. Uzun yolculuklarda düzenli hareket etmek, yeterli sıvı tüketmek ve risk faktörlerinin farkında olmak ise alınabilecek en etkili koruyucu önlemler arasında yer alır."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.referansgazetesi.com.tr/tatil-yolculuklarinda-gizli-tehlike-hareketsizlik-pihti-riskini-artiriyor</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Jul 2026 13:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://referansgazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/referansgazetesi-com-tr/uploads/2026/07/i-m-g-0119.webp" type="image/jpeg" length="81194"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gençlerde kanser neden artıyor?]]></title>
      <link>https://www.referansgazetesi.com.tr/genclerde-kanser-neden-artiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.referansgazetesi.com.tr/genclerde-kanser-neden-artiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Medical Point Gaziantep Hastanesi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Alper Sevinç: "Belirtiler yaşa bağlanmamalı, erken tanı her yaşta hayat kurtarır."]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p></p>

<p>Eskiden daha çok ileri yaş hastalığı olarak bilinen kanser, son yıllarda genç erişkinlerde de daha sık görülmeye başladı. Özellikle 20-50 yaş arasındaki bireylerde bazı kanser türlerinde gözlenen artış, bilim dünyasının üzerinde yoğunlaştığı önemli sağlık başlıklarından biri haline geldi.</p>

<p>Medical Point Gaziantep Hastanesi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Alper Sevinç, genç yaşta görülen kanser vakalarındaki artışın tek bir nedene bağlanamayacağını belirterek, yaşam tarzı değişikliklerinden çevresel faktörlere kadar birçok etkenin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>"Henüz kesin bir neden söylemek mümkün değil" diyen Prof. Dr. Alper Sevinç, "Bilimsel çalışmalar; obezite, hareketsiz yaşam, işlenmiş gıdaların fazla tüketimi, ciddi hava kirliliği, çevresel maruziyetler, bağırsak mikrobiyotasındaki değişiklikler ve genetik yatkınlık gibi birçok faktörün bu artışta rol oynayabileceğini düşündürüyor. Ayrıca görüntüleme ve tanı yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde daha önce fark edilmeyen bazı kanserlerin artık daha erken teşhis edilebilmesi de istatistiklere yansıyor." ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>BAZI KANSER TÜRLERİNDE DİKKAT ÇEKEN ARTIŞ</strong></p>

<p>Prof. Dr. Alper Sevinç, özellikle kolorektal (kalın bağırsak), meme, mide, pankreas ve bazı jinekolojik kanserlerin genç yaş grubunda daha sık görülmeye başladığına dikkat çekerek, bu durumun hem sağlık profesyonelleri hem de toplum açısından farkındalık gerektirdiğini belirtti. "Genç yaşta olmak kanser ihtimalini tamamen ortadan kaldırmaz. Uzun süren karın ağrısı, dışkılama alışkanlığında değişiklik, açıklanamayan kilo kaybı, uzun süreli halsizlik, ele gelen kitle veya geçmeyen kanamalar gibi belirtiler mutlaka hekim tarafından değerlendirilmelidir. Bu yakınmaların sadece yaşa bağlanarak ihmal edilmesi tanıda gecikmeye neden olabilir."</p>

<p><strong>SAĞLIKLI YAŞAM RİSKİ AZALTABİLİR</strong></p>

<p>Kanserin her zaman önlenemeyeceğini ancak riskin azaltılabileceğini vurgulayan Prof. Dr. Alper Sevinç, sağlıklı yaşam alışkanlıklarının önemine dikkat çekti. "Dengeli beslenmek, ideal kiloyu korumak, düzenli fiziksel aktivite yapmak, sigara ve tütün ürünlerinden uzak durmak, alkol tüketimini sınırlamak, yeterli uyku ve stres yönetimi yalnızca kanser değil birçok kronik hastalığa karşı da koruyucu etki sağlar. Bunun yanında yaşa ve risk grubuna uygun tarama programlarının aksatılmaması büyük önem taşımaktadır."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>ERKEN TANI TEDAVİ BAŞARISINI ARTIRIYOR</strong></p>

<p>Kanser tedavisindeki gelişmeler sayesinde günümüzde birçok kanser türünde başarılı sonuçlar elde edildiğini ifade eden Prof. Dr. Alper Sevinç, erken teşhisin tedavi başarısını belirleyen en önemli faktörlerden biri olduğunu söyledi.</p>

<p>"Toplumda kanserin sadece ileri yaşlarda görüldüğü algısını değiştirmemiz gerekiyor. Vücudun verdiği uyarı sinyallerini dikkate almak ve gerekli durumlarda zaman kaybetmeden bir uzmana başvurmak, erken tanı şansını artırır. Erken teşhis edilen birçok kanser türünde tedavi başarısı oldukça yüksektir."</p>

<p>Prof. Dr. Alper Sevinç, genç bireylerin de sağlık kontrollerini ihmal etmemesi gerektiğini belirterek, "Kanser yaş tanımıyor. Bu nedenle farkındalık, bilinçli yaşam ve zamanında hekime başvuru en güçlü koruyucu adımlardır." dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK, YEREL HABERLER</category>
      <guid>https://www.referansgazetesi.com.tr/genclerde-kanser-neden-artiyor</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Jul 2026 13:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://referansgazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/referansgazetesi-com-tr/uploads/2026/07/60-photoroom-1.png" type="image/jpeg" length="82356"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Serinlemek isteyenler bu habere dikkat! Yazın bu besinlerle serinleyin]]></title>
      <link>https://www.referansgazetesi.com.tr/serinlemek-isteyenler-bu-habere-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.referansgazetesi.com.tr/serinlemek-isteyenler-bu-habere-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzman Diyetisyen Betül Merd, yaz aylarında besinlerin klima etkisi oluşturamayacağını söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yazın doğru besin tercihi ile vücudun sıvı dengesinin korunabileceğini söyleyen Uzman Diyetisyen Betül Merd, "Yaz sıcaklarıyla birlikte en sık duyduğumuz sorulardan biri şu; hangi besinler bizi serin tutar? Aslında hiçbir besin klima etkisi oluşturmaz ancak doğru besin seçimleriyle vücudumuzun sıvı dengesini koruyabilir ve sıcak havaları daha rahat geçirebiliriz. Sıcaklık arttığında vücut ısımızı dengelemek için daha fazla terleriz. Terleme ise sadece su değil, aynı zamanda sodyum, potasyum ve magnezyum gibi önemli minerallerin de kaybına neden olur. Bu nedenle yaz aylarında beslenmenin temel amacı hem sıvı hem de mineral kayıplarını yerine koymaktır. Yüksek su içeriğine sahip karpuz, kavun, salatalık, domates, marul ve semizotu gibi besinler yaz sofralarının vazgeçilmezi olmalıdır. Örnek verecek olursak karpuzun yaklaşık yüzde 92'si sudan oluşur. Bu nedenle hem sıvı alımına katkı sağlar hem de serinletici bir alternatif oluşturur. Yoğurt ve ayran da yaz aylarında öne çıkan besinler arasındadır. Özellikle ayran, terleme ile kaybedilen sıvı ve minerallerin yerine konulmasına yardımcı olabilir. Ara öğünlerde meyve ve yoğurdu birlikte tüketmek hem serinletici hem de dengeli bir seçenek olacaktır" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Merd, kızartılmış ve baharatlı ürünlerin tüketilmesinin yorgun ve bunalmış hissetmeye neden olabileceğini söyleyerek, "Buna karşılık çok yağlı, kızartılmış ve aşırı baharatlı yiyecekler sindirim sürecinde vücudun daha fazla enerji harcamasına neden olabilir. Bu durum sıcak havalarda kişinin kendini daha yorgun ve bunalmış hissetmesine yol açabilir. Bir diğer önemli nokta ise su tüketimidir. Birçok kişi susamayı bekleyerek su içiyor ancak susuzluk hissi oluştuğunda vücut aslında sıvı kaybetmeye başlamış oluyor. Bu nedenle gün boyunca düzenli su tüketmek gerekir. Günlük en az 2-2,5 litre su tüketmeye özen gösterilmeli. Yaz aylarında pratik bir öneri vermek gerekirse öğle ve akşam yemeklerinde büyük bir mevsim salatası, yanında yoğurt veya ayran ve gün içinde 2-3 porsiyon su oranı yüksek meyve tüketmek hem sıvı ihtiyacının karşılanmasına hem de sıcakların daha rahat tolere edilmesine yardımcı olabilir" ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.referansgazetesi.com.tr/serinlemek-isteyenler-bu-habere-dikkat</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Jul 2026 10:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://referansgazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/referansgazetesi-com-tr/uploads/2026/07/i-m-g-0109.jpeg" type="image/jpeg" length="57340"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yaz tatilinde çocuklarda ekran süresine dikkat]]></title>
      <link>https://www.referansgazetesi.com.tr/yaz-tatilinde-cocuklarda-ekran-suresine-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.referansgazetesi.com.tr/yaz-tatilinde-cocuklarda-ekran-suresine-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep Özel Hatem Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Mustafa Çiftçi, yaz tatiliyle birlikte çocuklarda artan ekran kullanımının fiziksel, zihinsel ve sosyal gelişim üzerinde ciddi olumsuz etkiler oluşturabileceğine dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p></p>

<p>Dijital bağımlılık olarak da tanımlanan ekran bağımlılığı; tablet, akıllı telefon, bilgisayar ve televizyon gibi dijital cihazların kontrolsüz ve uzun süreli kullanımı sonucu ortaya çıkıyor. Özellikle çocuklarda ekran kullanımının sınırlandırılmaması, hem fiziksel hem de ruhsal sağlık açısından önemli riskler taşıyor.</p>

<p>Yaz tatilinin başlamasıyla birlikte çocukların günlük ekran sürelerinin belirgin şekilde arttığını belirten Dr. Mustafa Çiftçi, ekran bağımlılığının her çocukta farklı belirtilerle ortaya çıkabileceğini ifade etti.</p>

<p>Dr. Çiftçi, "Çocuğun ekran başında geçirdiği süreyi kontrol edememesi, ekran süresi kısıtlandığında huzursuzluk ve öfke göstermesi, oyun oynamak ya da dijital içerik tüketmek için günlük sorumluluklarını ihmal etmesi ekran bağımlılığının önemli belirtileri arasında yer almaktadır. Ayrıca dikkat dağınıklığı, uyku düzensizlikleri, sosyal ilişkilerde zayıflama ve fiziksel aktivitenin azalması da sık karşılaşılan sorunlardır." dedi.</p>

<p><strong>ERKEN YAŞTA EKRAN MARUZİYETİ GELİŞİMİ OLUMSUZ ETKİLİYOR</strong></p>

<p>Bilimsel çalışmaların özellikle erken yaşta uzun süreli ekran maruziyetinin çocukların beyin gelişimi, dil becerileri, dikkat süresi ve sosyal iletişim becerileri üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu gösterdiğini belirten Dr. Çiftçi, ailelerin bu konuda bilinçli davranmasının büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p><strong>İLK 3 YAŞ ÇOK KRİTİK</strong></p>

<p>Çocukların ilk üç yaşının beyin gelişimi açısından en kritik dönem olduğuna dikkat çeken Dr. Çiftçi, şu önerilerde bulundu:</p>

<p>"0-3 yaş dönemi, çocukların zihinsel, duygusal ve sosyal gelişiminin en hızlı olduğu dönemdir. Bu süreçte ekran kullanımı çocukların gelişimini olumsuz etkileyebilmektedir. Bu nedenle mümkün olduğunca 3 yaşına kadar çocukların ekranla tanıştırılmaması önerilmektedir. Daha sonraki yaşlarda ise ekran süresi yaşa uygun şekilde sınırlandırılmalı; çocuklar açık hava oyunlarına, kitap okumaya, spor ve aile içi etkinliklere yönlendirilmelidir."</p>

<p><strong>AİLELERE BÜYÜK GÖREV DÜŞÜYOR</strong></p>

<p>Ekran bağımlılığıyla mücadelede en önemli sorumluluğun ailelerde olduğunu vurgulayan Dr. Mustafa Çiftçi, ebeveynlerin çocuklarına örnek olması gerektiğini belirterek şu tavsiyelerde bulundu:</p>

<p>Çocuklar için günlük ekran süresi belirlenmeli.</p>

<p>Yemek sırasında ve yatmadan önce ekran kullanımına izin verilmemeli.</p>

<p>Çocuklarla kaliteli vakit geçirilmeli ve ortak etkinlikler artırılmalı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Açık hava oyunları ve fiziksel aktiviteler teşvik edilmeli.</p>

<p>Dijital cihazlar ödül veya ceza aracı olarak kullanılmamalı.</p>

<p>Dr. Çiftçi, yaz tatilinin çocukların hem dinlenmesi hem de fiziksel, zihinsel ve sosyal gelişimlerini destekleyecek aktivitelerle değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, aileleri ekran kullanımını bilinçli şekilde yönetmeyi önerdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK, YEREL HABERLER</category>
      <guid>https://www.referansgazetesi.com.tr/yaz-tatilinde-cocuklarda-ekran-suresine-dikkat</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Jul 2026 10:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://referansgazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/referansgazetesi-com-tr/uploads/2026/07/yaz-tatilinde-cocuklarda-ekran-suresine-dikkat.jpg" type="image/jpeg" length="81711"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gaziantep'te hayat kurtaracak uygulama: OED cihazları vatandaşların hizmetinde]]></title>
      <link>https://www.referansgazetesi.com.tr/gaziantepte-hayat-kurtaracak-uygulama-oed-cihazlari-vatandaslarin-hizmetinde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.referansgazetesi.com.tr/gaziantepte-hayat-kurtaracak-uygulama-oed-cihazlari-vatandaslarin-hizmetinde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep İl Sağlık Müdürlüğü, ani kalp durmalarında olay yerinde yapılacak ilk müdahalenin daha hızlı gerçekleştirilebilmesi amacıyla önemli bir uygulamayı hayata geçirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanlığı ile ASELSAN iş birliğiyle geliştirilen yerli ve milli Otomatik Eksternal Defibrilatör (OED) cihazları, kentte vatandaş yoğunluğunun fazla olduğu dört noktada hizmete sunuldu.</p>

<p><strong>YERLİ TEKNOLOJİYLE GÜVENLİ MÜDAHALE</strong></p>

<p><img alt="D S C 6424" class="detail-photo img-fluid" height="800" src="https://referansgazetesicomtr.teimg.com/referansgazetesi-com-tr/uploads/2026/07/d-s-c-6424.jpg" width="1200" /></p>

<p>Ani kalp durmalarında sağlık ekipleri olay yerine ulaşıncaya kadar geçen sürenin en iyi şekilde değerlendirilmesi amacıyla kurulan OED cihazları; Balıklı Durağı, Üniversite Meydanı, Millet Bahçesi ve Anneler Parkı'nda vatandaşların kullanımına açıldı. Cihazlar, acil durumlarda temel yaşam desteğine yardımcı olarak hastaya en kısa sürede müdahale edilmesine imkân sağlayacak.</p>

<p>Türk mühendisleri tarafından geliştirilen OED cihazları, hastanın kalp ritmini otomatik olarak analiz ederek elektrik şoku gerekip gerekmediğini kendisi belirliyor. Türkçe sesli yönlendirme özelliği sayesinde kullanıcıları adım adım yönlendiren cihazlar, uygulama sırasında hata riskini en aza indiriyor. Bu sayede sağlık personeli dışında, ilk yardım bilgisine sahip vatandaşlar da acil durumlarda cihazı güvenle kullanabiliyor.</p>

<p><strong>DR. BEYTULLAH ŞAHİN: "HER DAKİKA BÜYÜK ÖNEM TAŞIYOR"</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="D S C 643." class="detail-photo img-fluid" height="881" src="https://referansgazetesicomtr.teimg.com/referansgazetesi-com-tr/uploads/2026/07/d-s-c-643.jpeg" width="1200" /></p>

<p>Gaziantep İl Sağlık Müdürü Dr. Beytullah Şahin, uygulamanın toplum sağlığı açısından önemli bir yatırım olduğunu belirterek şunları söyledi:</p>

<p>"Ani kalp durmalarında geçen her dakika, müdahalenin başarısını doğrudan etkilemektedir. Bu nedenle sağlık ekiplerimiz olay yerine ulaşıncaya kadar vatandaşlarımızın doğru ekipmanla müdahale edebilmesi büyük önem taşımaktadır. Şehrimizin yoğun kullanılan noktalarına yerleştirilen OED cihazları, acil sağlık hizmetlerimizin sahadaki gücünü destekleyen önemli bir uygulamadır.</p>

<p>İl Sağlık Müdürlüğü olarak toplumun ilk yardım konusunda bilinçlenmesine büyük önem veriyoruz. Bu kapsamda her yıl ortalama 1.200 kişiye sertifikalı ilk yardım eğitimi, yaklaşık 2.600 kişiye ise ilk yardım farkındalık eğitimi veriyoruz. Eğitimlerimizde OED cihazlarının doğru ve güvenli kullanımı uygulamalı olarak anlatılıyor. Sesli ve görsel yönlendirme özellikleri sayesinde bu cihazlar, sağlık personeli olmayan vatandaşlarımız tarafından da güvenle kullanılabilecek şekilde tasarlanmıştır.</p>

<p>Doğru zamanda yapılan doğru müdahale bir insanın hayata tutunmasını sağlayabilir. Bu uygulamayla hem ani kalp durmalarında erken müdahaleyi güçlendirmeyi hem de toplumda ilk yardım bilincini artırarak daha güvenli bir yaşam kültürünün oluşmasına katkı sağlamayı hedefliyoruz. İlerleyen süreçte OED cihazlarının sayısını artırarak daha fazla noktada vatandaşlarımızın hizmetine sunacağız."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK, YEREL HABERLER</category>
      <guid>https://www.referansgazetesi.com.tr/gaziantepte-hayat-kurtaracak-uygulama-oed-cihazlari-vatandaslarin-hizmetinde</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Jul 2026 10:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://referansgazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/referansgazetesi-com-tr/uploads/2026/07/d-s-c-6429.jpg" type="image/jpeg" length="69948"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi H. İbrahim Öztürk Medical Point Gaziantep’te]]></title>
      <link>https://www.referansgazetesi.com.tr/psikiyatri-uzmani-dr-ogr-uyesi-h-ibrahim-ozturk-medical-point-gaziantepte</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.referansgazetesi.com.tr/psikiyatri-uzmani-dr-ogr-uyesi-h-ibrahim-ozturk-medical-point-gaziantepte" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Psikiyatri Uzm. Dr. Öğr. Üyesi H. İbrahim Öztürk’ü Medical Point Gaziantep hastanemizde hasta kabulüne başladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Medical Point Gaziantep Hastanesi kadrosuna Psikiyatri Uzm. Dr. Öğr. Üyesi H. İbrahim Öztürk’ü dahil etti. Hastaneden yapılan açıklamada, "Medical Point Gaziantep Hastanesi, akademisyenlerden oluşan uzman ekibini genişletmeye devam ederek, kadrosuna Dr. Öğr. Üyesi H. İbrahim Öztürk dahil etmiştir" ifadeleri kullanıldı.</p>

<p>Medical Point Gaziantep Hastanesi’nde hasta kabulüne başlayan Psikiyatri Uzm. Dr. Öğr. Üyesi H. İbrahim Öztürk’ünilgi alanlarımajor depresyon, tükenmişlik sendromu, anksiyete bozuklukları, obsesifkompülsif bozukluk, bipolarduygudurum bozukluğu, psikotik bozukluklar, bağımlılıklar, öfke kontrol sorunları ve uyku bozuklukları gibi bir dizi psikiyatrik bozukluğun tanı ve tedavi sürecinde hasta odaklı biyopsikososyal yaklaşımla değerlendirme yer almaktadır. Klinik uygulamaları arasında bireyin ihtiyacına yönelik ilaç tedavileri, bireysel ve çift psikoterapileri ile modern bir tedavi yöntemi olan Tekrarlayan Transkraniyal Manyetik Stimülasyon (rTMS) uygulamaları bulunuyor.,</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK, YEREL HABERLER</category>
      <guid>https://www.referansgazetesi.com.tr/psikiyatri-uzmani-dr-ogr-uyesi-h-ibrahim-ozturk-medical-point-gaziantepte</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 13:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://referansgazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/referansgazetesi-com-tr/uploads/2026/07/a-w741596-01-photoroom.png" type="image/jpeg" length="59500"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Güneş gözlüğü seçerken bu noktalara dikkat! İşte detaylar…]]></title>
      <link>https://www.referansgazetesi.com.tr/gunes-gozlugu-secerken-bu-noktalara-dikkat-iste-detaylar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.referansgazetesi.com.tr/gunes-gozlugu-secerken-bu-noktalara-dikkat-iste-detaylar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaz aylarının gelmesiyle birlikte güneş ışınlarına maruz kalma süresi artarken, göz sağlığı açısından alınması gereken önlemler de önem kazanıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Güneş ışığı yaşam için vazgeçilmez olsa da kontrolsüz ve uzun süreli maruziyet gözlerde çeşitli sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Yaz aylarında UV ışınlarının yoğunluğunun artmasıyla birlikte göz yüzeyinde tahriş, kuruluk, yanma ve kızarıklık gibi şikâyetler daha sık görülüyor. Özellikle öğle saatlerinde güneş altında uzun süre kalan kişilerde göz yorgunluğu ve ışığa karşı hassasiyet gelişebiliyor. Op. Dr. Mehmet Ebri, "Ultraviyole ışınlarının etkileri yalnızca geçici rahatsızlıklarla sınırlı kalmıyor. Uzun yıllar boyunca yeterli koruma olmadan güneşe maruz kalmak, katarakt oluşumu riskini artırabiliyor. Bunun yanında sarı nokta hastalığı gibi görmeyi tehdit eden bazı göz hastalıklarının gelişiminde de UV ışınlarının rol oynadığı biliniyor. Bu nedenle güneşten korunma alışkanlığı yalnızca yaz tatillerinde değil, günlük yaşamın bir parçası haline getirilmeli" dedi.</p>

<p>"İŞPORTADAN GÖZLÜK ALMAYIN"</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Op. Dr. Mehmet Ebri, güneş gözlüğü seçiminde estetik görünümden çok koruyuculuk özelliğinin dikkate alınması gerektiğini vurguluyor. Özellikle sokak tezgâhlarında veya güvenilir olmayan satış noktalarında satılan, UV filtre özelliği bulunmayan gözlüklerin göz sağlığı açısından risk oluşturabileceğine dikkat çeken Ebri, "Koyu renkli camlar tek başına koruma anlamına gelmez. UV filtresi olmayan koyu camlı gözlükler, göz bebeğinin büyümesine neden olarak zararlı ultraviyole ışınlarının gözün daha derin yapılarına ulaşmasına yol açabilir. Bu durum uzun vadede göz sağlığı açısından ciddi sorunlara neden olabilir" dedi.</p>

<p>Güneş gözlüğü satın alırken ürünün yüzde 99-100 oranında UVA ve UVB koruması sağladığının belgelenmiş olmasına dikkat edilmesi gerektiğini belirten Op. Dr. Mehmet Ebri, "Özellikle çocuklar ve açık havada uzun süre vakit geçiren kişilerin bu konuda daha hassas davranmaları gerekir. Ayrıca gözlük camlarının büyük ve yüzü iyi kavrayan yapıda olması, gözlerin yalnızca önden değil yanlardan gelen ışınlara karşı da korunmasına yardımcı olur. Küçük çerçeveli gözlükler her ne kadar kozmetik açıdan şık dursa da kaçınmak gerekir. Bunun yanında araba kullanırken, deniz kenarında da güneş gözlüğü kullanımı önemlidir. Bu gibi durumlarda UV miktarı artar. Bu nedenle de güneş gözlükleri ihmal edilmemeli. Son yapılan çalışmalara göre kahverengi tonlarında camları olan güneş gözlüklerinin UV filtrelemede daha efektif olduğu da bilinmektedir. Koyu renk camlar tek başına koruma sağlamaz. Aksine, göz bebeğinin büyümesine neden olarak zararlı ışınların göze daha fazla ulaşmasına yol açabilir. Bu nedenle güvenilir ürünlerin tercih edilmesi büyük önem taşır" şeklinde konuştu.</p>

<p>"YÜZERKEN KORUYUCU GÖZLÜK KULLANABİLİRSİNİZ"</p>

<p>Yaz aylarında deniz ve havuz kullanımında da göz sağlığı açısından dikkat edilmesi gereken bir konu olduğuna değinen Op. Dr. Mehmet Ebri, "Havuz suyunda kullanılan klor ve diğer dezenfektanlar göz yüzeyinde tahrişe neden olabilirken, hijyen şartlarının yeterli olmadığı ortamlarda enfeksiyon riski de artabiliyor. Yüzme sırasında koruyucu yüzücü gözlüklerinin kullanılması gözleri bu olumsuz etkilerden korumaya yardımcı oluyor. Deniz suyunun yüksek tuz oranı da hassas gözlerde yanma ve batma hissine yol açabildiğinden, yüzme sonrasında gözlerin temiz suyla durulanması fayda sağlayabiliyor. Ayrıca sıcak hava ve yoğun güneş, göz kuruluğu şikâyetlerini de artırabiliyor. Özellikle klima kullanılan ortamlarda uzun süre vakit geçirmek gözyaşı tabakasının daha hızlı buharlaşmasına neden olabiliyor. Bilgisayar ve telefon ekranlarına uzun süre bakılması da bu etkiyi artırıyor. Gün içinde yeterli miktarda su tüketmek, ekran kullanımına düzenli aralar vermek ve gerekli durumlarda hekim önerisiyle suni gözyaşı damlalarından yararlanmak göz konforunun korunmasına katkı sağlayabiliyor" diye görüş verdi.</p>

<p>ÇOCUKLARIN GÖZLERİ DAHA HASSAS</p>

<p>"Çocukların göz sağlığı ise yaz aylarında ayrı bir hassasiyet gerektiriyor" diyen Op. Dr. Mehmet Ebri, "Çocukların göz merceği yetişkinlere göre ultraviyole ışınlarını daha fazla geçirebildiği için güneşin zararlı etkilerine karşı daha savunmasız oldukları biliniyor. Bu nedenle açık havada geçirilen süre boyunca çocukların da UV korumalı güneş gözlüğü kullanmaları öneriliyor" ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.referansgazetesi.com.tr/gunes-gozlugu-secerken-bu-noktalara-dikkat-iste-detaylar</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 11:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://referansgazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/referansgazetesi-com-tr/uploads/2025/07/polarize-gunes-gozlugu-nedir3.webp" type="image/jpeg" length="16592"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gaziantep Şehir Hastanesi yanık tedavisinde bölgenin güvencesi oluyor]]></title>
      <link>https://www.referansgazetesi.com.tr/gaziantep-sehir-hastanesi-yanik-tedavisinde-bolgenin-guvencesi-oluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.referansgazetesi.com.tr/gaziantep-sehir-hastanesi-yanik-tedavisinde-bolgenin-guvencesi-oluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep Şehir Hastanesi bünyesinde hizmet veren Yanık Merkezi ve Çocuk Yanık Ünitesi, hastanenin açıldığı ilk günden bu yana Gaziantep ve çevre illerdeki her yaştan yanık hastasına ileri düzey sağlık hizmeti sunmaya devam ediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p></p>

<p>Türkiye’nin sayılı yanık tedavi merkezleri arasında yer alan Gaziantep Şehir Hastanesi Yanık Merkezi; 6’sı 3. basamak yoğun bakım yatağı olmak üzere toplam 20 yatak kapasitesi, 2 tam donanımlı ameliyathanesi, 4 tanklı yıkama ünitesi, poliklinik ve servis hizmetleriyle dikkat çekiyor. Merkez, sahip olduğu teknolojik altyapı ve uzman kadrosuyla hastaların başka merkezlere sevk edilmesine ihtiyaç duyulmaksızın en güncel ve ileri tedavi yöntemlerini uyguluyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yanık Merkezinden ayrı olarak hizmet veren 12 yataklı Çocuk Yanık Ünitesi’nde ise yatış gerektiren ancak majör yanığı bulunmayan çocuk hastaların tedavileri gerçekleştiriliyor. Majör yanıklı çocuk hastalar ise Yanık Merkezi bünyesinde multidisipliner yaklaşımla takip ve tedavi ediliyor.</p>

<p>Bölgesel referans merkezi konumundaki Gaziantep Şehir Hastanesi Yanık Merkezi; Gaziantep, Kahramanmaraş, Adıyaman ve Kilis illerindeki yanık hastalarının tedavisinden sorumlu merkez olarak hizmet veriyor. Bunun yanı sıra Doğu ve Güneydoğu bölgesinden gelen hastalar da kabul ediliyor. Merkez ayrıca Suriye ve Kuzey Irak başta olmak üzere çevre ülkelerden gelen hastalara da sağlık hizmeti sunuyor.</p>

<p>Ekim 2023 tarihinde hizmet vermeye başlayan merkezde bugüne kadar yaklaşık 1.700 hasta yatarak tedavi edilirken, 25 binin üzerinde hasta da poliklinik hizmetlerinden yararlandı. Elde edilen yüzde 2,9’luk mortalite oranı, merkezin uluslararası standartlarda başarılı sonuçlar elde ettiğini ortaya koyuyor.</p>

<p>Her yaş grubundan hastanın kabul edildiği, tüm sevklerin karşılandığı ve 7 gün 24 saat kesintisiz hasta kabulünün sürdürüldüğü Gaziantep Şehir Hastanesi Yanık Merkezi ve Çocuk Yanık Ünitesi; 3 uzman hekim ve 33 yardımcı sağlık personelinden oluşan deneyimli ekibiyle bölge halkına nitelikli sağlık hizmeti sunmaya devam ediyor.</p>

<p><strong>GAZİANTEP ŞEHİR HASTANESİ BAŞHEKİMİ PROF. DR. AHMET ULUŞAN,</strong></p>

<p>“Gaziantep Şehir Hastanesi Yanık Merkezi ve Çocuk Yanık Ünitemiz, güçlü altyapısı, modern teknolojik donanımı ve alanında deneyimli sağlık kadrosuyla Türkiye’nin önde gelen merkezleri arasında yer almaktadır. Elde ettiğimiz başarılı sonuçlar ve dünya standartlarının üzerindeki tedavi başarı oranlarımız, ekiplerimizin özverili çalışmalarının en önemli göstergesidir. Gaziantep Şehir Hastanesi olarak sağlık hizmetlerinde kaliteyi ve hasta memnuniyetini en üst seviyede tutmaya devam edeceğiz” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK, YEREL HABERLER</category>
      <guid>https://www.referansgazetesi.com.tr/gaziantep-sehir-hastanesi-yanik-tedavisinde-bolgenin-guvencesi-oluyor</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 09:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://referansgazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/referansgazetesi-com-tr/uploads/2026/07/i-m-g-0008-1.JPG" type="image/jpeg" length="84494"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Vatandaşlar dikkat! Uzmanından sıcak hava dalgası uyarısı: "Öğle saatlerinde dışarı çıkmayın"]]></title>
      <link>https://www.referansgazetesi.com.tr/vatandaslar-dikkat-uzmanindan-sicak-hava-dalgasi-uyarisi-ogle-saatlerinde-disari-cikmayin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.referansgazetesi.com.tr/vatandaslar-dikkat-uzmanindan-sicak-hava-dalgasi-uyarisi-ogle-saatlerinde-disari-cikmayin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzman Prof. Dr. Ahmet Oytun Baykan, Tüm dünyayı etkisi altına alan sıcak hava dalgasının insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Son günlerde sıcak hava dalgaları başta Avrupa ülkeleri olmak üzere tüm dünyayı etkisi altına aldı. Avrupa'da sıcak hava dalgasında birçok kişi hayatını kaybederken uzmanlar vatandaşlara güneşin en tepede olduğu saatlerde dışarı çıkmamalarını önerdi.</p>

<p>Uzman Prof. Dr. Ahmet Oytun Baykan, son günlerde etkisini artıran aşırı sıcakların özellikle kalp ve tansiyon hastaları için ciddi risk oluşturduğunu söyledi. Sıcak çarpması, sıvı kaybı ve kronik hastalıklarda kötüleşme nedeniyle acil servis başvurularında artış yaşandığını belirten Baykan, vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu.</p>

<p>"RİSK GRUPLARI DAHA DİKKATLİ OLMALI"</p>

<p>Prof. Dr. Baykan, sıcak hava dalgalarının özellikle belirli gruplar üzerinde daha ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini ifade ederek, 65 yaş üstü bireyler, kalp ve hipertansiyon hastaları, böbrek yetmezliği bulunanlar, KOAH hastaları, çocuklar ve bazı ilaçları kullanan kişilerin ekstra dikkatli olması gerektiğini söyledi. Baykan, "Mecbur kalınmadıkça 11.00 ile 16.00 saatleri arasında dışarıda bulunulmamalı. Dışarı çıkılması gerekiyorsa gölge alanlar tercih edilmeli, ince ve vücudu sıkmayan kıyafetler giyilmeli" diye konuştu.</p>

<p>"CİDDİ RİSK OLUŞTURUYOR"</p>

<p>Aşırı sıcakların kalp ve damar sistemi üzerinde ciddi etkiler oluşturabileceğini vurgulayan Prof. Dr. Ahmet Oytun Baykan, sıcak havanın vücut ısısını yükselttiğini ve vücudun bu ısıyı dışarı atabilmek için damarları genişlettiğini kaydetti.</p>

<p>Baykan, "Bu durum tansiyon düşüklüğüne, kalp atış hızında artışa ve kalp hastalarının mevcut sağlık durumunun kötüleşmesine neden olabilir. Aşırı terleme, halsizlik, baş dönmesi, yorgunluk, yoğun susama ve ciltte soluklaşma gibi belirtiler sıcak çarpmasının habercisi olabilir. Bu şikayetleri yaşayan kişilerin vakit kaybetmeden serin bir ortama geçmesi gerekiyor" ifadelerini kullandı.</p>

<p>"BOL SIVI TÜKETİN"</p>

<p>Sıcak çarpmasının ilk belirtilerinde yapılması gerekenleri de anlatan Baykan, kişinin öncelikle güneş altında yaptığı işi bırakması ve dinlenmesi gerektiğini anlattı. Prof. Dr. Baykan, daha sonra şunları söyledi:</p>

<p>"Nemli bir havlu veya bezle vücut serinletilmeli, mümkünse klimalı ya da serin bir ortama geçilmeli. Sadece su değil, mineral ve elektrolit içeren sıvılar da tüketilmeli. Ayran, soda ve benzeri mineralli içecekler bu dönemde faydalı olabilir. Günlük en az 2 ila 2,5 litre sıvı tüketilmesi büyük önem taşıyor. Klima ve vantilatörlerin filtre temizliği ihmal edilmemeli. Uzun süre çalışmayan cihazlarda bakteri ve mikroorganizmalar birikebilir. Ayrıca aşırı sıcaktan bir anda çok soğuk ortama geçmek de doğru değil. Vücudun ani ısı değişimlerine maruz kalmaması gerekiyor. Ortam sıcaklığı kademeli olarak düşürülmeli."</p>

<p>“İLAÇ DOZLARI DOKTOR KONTROLÜNDE DÜZENLENMELİ”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Özellikle idrar söktürücü veya tansiyon düşürücü ilaç kullanan hastaların yaz aylarında daha dikkatli olması gerektiğini anlatan Acıbadem Adana Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Oytun Baykan, ilaç dozlarının uzman kontrolünde gözden geçirilmesinin hayati önem taşıdığını kaydetti.</p>

<p>Baykan, "Aşırı sıcaklarda tansiyon düşüklüğü ve sıvı kaybı daha sık görülebiliyor. Bu nedenle bazı hastalarda ilaç dozlarının yeniden ayarlanması gerekebilir. Ancak hastalar kesinlikle ilaçlarını kendi başlarına azaltmamalı veya bırakmamalı. Mutlaka bir uzman hekime danışılmalı. Risk grubunda yer alan bireylerin bu dönemde doktor kontrolünden geçmesi, sıvı-elektrolit dengesinin ve ilaç düzeninin değerlendirilmesi hayati önem taşıyor" dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.referansgazetesi.com.tr/vatandaslar-dikkat-uzmanindan-sicak-hava-dalgasi-uyarisi-ogle-saatlerinde-disari-cikmayin</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 08:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://referansgazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/referansgazetesi-com-tr/uploads/2026/07/i-m-g-0077.jpeg" type="image/jpeg" length="45000"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kabus sürüyor! Kene tutunması sonrası 7. ölüm…]]></title>
      <link>https://www.referansgazetesi.com.tr/kabus-suruyor-kene-tutunmasi-sonrasi-7-olum</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.referansgazetesi.com.tr/kabus-suruyor-kene-tutunmasi-sonrasi-7-olum" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sivas'ta kene tutunması sonucu rahatsızlanan kadın tedavi gördüğü hastanede vefat etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Edinilen bilgiye göre, Sivas'ın Koyulhisar ilçesi Aksu köyü sınırları içerisindeki Evelikli yaylasında ikamet eden S.A (55) yüksek ateş şikayetiyle ilçedeki hastaneye başvurdu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ölümcül kenelerden yayılan, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) virüsü şüphesi ile Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Hastanesi'ne sevk edildi. S.A, burada 4 gün süren tedaviye rağmen kurtarılamayarak bugün vefat etti. Ölümcül kene tutunması nedeniyle bu yıl ölenlerin sayısı 7'ye yükseldi.</p>

<p>S.A'nın vücuduna yapışan keneye kendi imkanları ile çıkartması sonucu rahatsızlandığı ileri sürüldü.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.referansgazetesi.com.tr/kabus-suruyor-kene-tutunmasi-sonrasi-7-olum</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 08:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://referansgazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/referansgazetesi-com-tr/uploads/2026/07/a-w740884-01.jpg" type="image/jpeg" length="67675"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gaziantepliler dikkat! Bu yaz ya sıcak çarpacak ya da klima! Uzmanından hayati uyarılar…]]></title>
      <link>https://www.referansgazetesi.com.tr/gaziantepliler-dikkat-bu-yaz-ya-sicak-carpacak-ya-da-klima-uzmanindan-hayati-uyarilar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.referansgazetesi.com.tr/gaziantepliler-dikkat-bu-yaz-ya-sicak-carpacak-ya-da-klima-uzmanindan-hayati-uyarilar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzman Prof. Dr. Şevket Özkaya, yaz aylarında aşırı sıcakların yanı sıra bilinçsiz klima kullanımının da ciddi sağlık sorunlarına yol açtığını belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerine çıkmasıyla birlikte acil servislere sıcak çarpması ve klima kaynaklı rahatsızlıklarla başvuranların sayısında artış yaşandığını ifade eden Prof. Dr. Şevket Özkaya, özellikle yaşlılar, çocuklar, kronik hastalığı bulunanlar ve açık alanda çalışanların yüksek risk altında olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><strong>"SICAK ÇARPMASI DAKİKALAR İÇİNDE HAYATİ TEHLİKEYE DÖNÜŞEBİLİR"</strong></p>

<p>Sıcak çarpmasının tıbbi bir acil durum olduğunu vurgulayan Özkaya, vücudun ısı düzenleme mekanizmasının yetersiz kalması sonucu vücut sıcaklığının 10-15 dakika içinde 41 derece ve üzerine çıkabileceğini söyledi. Özkaya, "Kişide baş dönmesi, bilinç bulanıklığı, konuşma bozukluğu, bayılma, nöbet ve kalp ritim bozuklukları görülebilir. Müdahale edilmezse ölümcül sonuçlar doğurabilir. Daha hafif evrede ise aşırı terleme, mide bulantısı, halsizlik, baş ağrısı ve soğuk-nemli cilt gibi ısı bitkinliği belirtileri ortaya çıkar" diye konuştu.</p>

<p><strong>EN BÜYÜK RİSK ALTINDAKİ 3 GRUP</strong></p>

<p>Prof. Dr. Şevket Özkaya, aşırı sıcaklardan en fazla küçük çocuklar ve yaşlıların etkilendiğini belirterek, bu grupların vücut ısılarını düzenlemekte daha fazla zorlandığını belirtti. Kronik hastalığı bulunan ve düzenli ilaç kullanan kişilerin de risk altında olduğunu ifade eden Özkaya, açık alanda çalışanlar ile serin ortamlara erişim imkanı bulunmayan vatandaşların sıcak çarpmasına karşı daha dikkatli olması gerektiğini vurguladı.</p>

<p><strong>"KLİMA ÇARPMASI YAZIN ZATÜRREYİ ARTIRIYOR"</strong></p>

<p>Yaz aylarında yalnızca aşırı sıcakların değil, bilinçsiz klima kullanımının da önemli bir sağlık tehdidi oluşturduğunu belirten Özkaya, son yıllarda "klima zatürresi" vakalarında belirgin artış yaşandığının altını çizdi. Kapalı alanlarda kullanılan klimaların düzenli bakımının yapılmaması halinde lejyonella bakterisinin üreyebildiğini ifade eden Özkaya, "Klima sistemlerinden yayılan bakteriler akciğerlere ulaşarak ciddi zatürre tablosuna neden olabiliyor. Öksürük, yüksek ateş, halsizlik, eklem ağrıları, boğaz tahrişi, geçmeyen öksürük ve baş ağrısı gibi şikayetlerle hastanelere başvurular artıyor" şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>KLİMA KULLANIRKEN DİKKAT</strong></p>

<p>Klimaların doğrudan vücuda üfleyecek şekilde kullanılmaması gerektiğini belirten Özkaya, iç ve dış ortam sıcaklığı arasında aşırı fark oluşturulmamasını tavsiye etti. Klima kullanılacaksa ortam sıcaklığının 22 derecenin altına düşürülmemesi gerektiğini dile getiren Özkaya, cihazların düzenli bakım ve filtre temizliğinin de ihmal edilmemesi gerektiğini kaydetti.</p>

<p><strong>KLİMA OLMADAN DA SERİNLEMEK MÜMKÜN</strong></p>

<p>Aşırı sıcaklardan korunmak için vatandaşlara çeşitli önerilerde bulunan Özkaya, gün boyunca bol su tüketilmesi, mümkünse soğuk duş alınması, boyun ve bileklere soğuk kompres uygulanması, gündüz saatlerinde perde ve panjurların kapalı tutulması, pamuklu ve nefes alabilen kıyafetlerin tercih edilmesi, vantilatörle hava sirkülasyonunun sağlanması, gereksiz ısı yayan elektrikli cihazların çalıştırılmaması ve özellikle öğle saatlerinde uzun süre güneş altında kalınmaması gerektiğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Özkaya, yaz aylarında hem aşırı sıcaklara hem de bilinçsiz klima kullanımına karşı dikkatli olunmasının ciddi sağlık sorunlarının önüne geçeceğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.referansgazetesi.com.tr/gaziantepliler-dikkat-bu-yaz-ya-sicak-carpacak-ya-da-klima-uzmanindan-hayati-uyarilar</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 16:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://referansgazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/referansgazetesi-com-tr/uploads/2026/07/a-w740772-01.jpg" type="image/jpeg" length="57139"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yaz tatilinde çocukların beslenme düzeni ihmal edilmemeli]]></title>
      <link>https://www.referansgazetesi.com.tr/yaz-tatilinde-cocuklarin-beslenme-duzeni-ihmal-edilmemeli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.referansgazetesi.com.tr/yaz-tatilinde-cocuklarin-beslenme-duzeni-ihmal-edilmemeli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[SANKO Üniversitesi Hastanesi’nden Uzman Diyetisyen Meltem Demirci, sağlıklı beslenen çocukların tatilde daha enerjik olduğunu belirterek, yaz tatilinde çocukların beslenme düzeninin ihmal edilmemesi gerektiğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p>Yaz tatilinin çocuklar için dinlenmenin, oyun oynamanın ve özgürce vakit geçirmenin en güzel dönemlerinden biri olduğunu belirten Uzm. Diyetisyen Demirci, “Okul temposunun azalmasıyla birlikte uyku saatleri değişiyor, hareket düzeni farklılaşıyor ve beslenme alışkanlıklarında da önemli değişiklikler görülebiliyor” dedi.</p>

<p>“Çocukların büyüme ve gelişme süreci yaz aylarında da devam ederken, tatilde en sık karşılaştığımız durumların başında; öğün düzeninin bozulması, uzun süre aç kalma, abur cubur tüketiminin artması ve su tüketiminin ihmal edilmesi geliyor” şeklinde konuşan Uzm. Diyetisyen Demirci, enerjik, mutlu ve bağışıklığın güçlü olduğu bir tatil dönemi için beslenme düzeninin korunmasının büyük önem taşıdığını belirtti.</p>

<p><strong>TATİLDE KAHVALTI ALIŞKANLIĞI KORUNMALI</strong></p>

<p>“Çocukların güne dengeli bir kahvaltıyla başlaması, gün içindeki enerji seviyelerini ve dikkatlerini olumlu etkiler. Tatilde geç uyanmak kahvaltının tamamen atlanması anlamına gelmemeli” diyen Uzm. Diyetisyen Demirci, şöyle devam etti:</p>

<p>“Yumurta, peynir, süt veya yoğurt gibi protein kaynakları; tam tahıllı ekmekler ve mevsim sebzeleriyle desteklenen bir kahvaltı, çocukların daha uzun süre tok kalmasına yardımcı olur. Özellikle sadece poğaça, simit veya şekerli kahvaltılıklarla başlayan günler kısa sürede tekrar acıkmaya ve enerji dalgalanmalarına neden olabilir.”</p>

<p><strong>ARA ÖĞÜNLER YAZ MEVSİMİNDE DENGE SAĞLAR</strong></p>

<p>Sıcak havalarda çocukların iştahında değişikliklerin olabileceğinden bu dönemde büyük ve ağır öğünler yerine daha küçük ama besleyici seçeneklerin tercih edilebileceğini kaydeden Uzm. Diyetisyen Demirci, şu bilgileri verdi:</p>

<p>“Mevsim meyveleri, yoğurt, kefir, kuruyemişler veya ev yapımı sağlıklı atıştırmalıklar çocukların hem enerji ihtiyacını karşılar hem de gün içerisindeki gereksiz atıştırma isteğini azaltabilir. Ancak meyvenin de sınırsız tüketilmemesi gerektiği unutulmamalıdır. Doğal şeker içeren meyveler, porsiyon kontrolü sağlandığında çocuk beslenmesinin değerli bir parçasıdır.”</p>

<p><strong>SU TÜKETİMİ YAZ MEVSİMİNDE DAHA DA ÖNEMLİ</strong></p>

<p>Uzm. Diyetisyen Demirci, tatilde su tüketiminin önemine yönelik olarak şunları söyledi:</p>

<p>“Çocuklar oyun sırasında susuzluk hissini fark etmeyebilir. Özellikle sıcak havalarda terleme ile birlikte sıvı kaybı artar. Bu nedenle çocuklara su içme alışkanlığı kazandırmak önemlidir.</p>

<p>Meyve suyu, gazlı içecek veya şekerli içecekler suyun yerini tutmaz. Serinlemek için tercih edilen bu içecekler, fark edilmeden fazla şeker tüketimine neden olabilir.</p>

<p><strong>HAREKET EDEN ÇOCUK DAHA DENGELİ BESLENİR</strong></p>

<p>Tatilde çocukların ekran karşısında geçirdiği sürenin artabildiğini ve uzun süre hareketsiz kalmanın hem iştah düzenini hem de uyku kalitesini etkileyeceğini ifade eden Uzm. Diyetisyen Demirci, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p>“Açık havada oyun oynamak, yüzmek, yürümek veya yaşına uygun fiziksel aktiviteler yapmak; çocukların enerji harcamasını destekler, uyku düzenine katkı sağlar ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarının gelişmesine yardımcı olur.”</p>

<p><strong>YASAKLARLA DEĞİL, DOĞRU DENGEYLE İLERLEMEK GEREKİR</strong></p>

<p>Uzm. Diyetisyen Demirci, tatilde yasaklarla değil, doğru dengeyle ilerlemenin önemine yönelik olarak ise şu önerilerde bulundu:</p>

<p>“Tatilde çocukların dondurma, tatlı veya sevdiği yiyecekleri tüketmek istemesi çok normaldir. Sağlıklı beslenme; sevilen yiyecekleri tamamen hayatından çıkarmak değil, miktar ve sıklık konusunda denge kurabilmektir. Çocuklara “yasak” kavramı yerine besinlerin vücudumuz için ne işe yaradığını anlatmak, uzun vadede daha sağlıklı seçimler yapmalarını sağlar.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Unutulmamalıdır ki tatilin amacı sadece dinlenmek değil; çocukların fiziksel, zihinsel ve duygusal olarak güçlenmesini desteklemektir. Sağlıklı beslenen, yeterli uyuyan ve hareket eden bir çocuk; yaz boyunca daha enerjik, daha mutlu ve hastalıklara karşı daha dirençli olur. Çünkü çocukluk döneminde kazanılan küçük ama doğru alışkanlıklar, geleceğin sağlıklı bireylerinin temelini oluşturur.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK, YEREL HABERLER</category>
      <guid>https://www.referansgazetesi.com.tr/yaz-tatilinde-cocuklarin-beslenme-duzeni-ihmal-edilmemeli</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 14:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://referansgazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/referansgazetesi-com-tr/uploads/2026/07/meltem-demirci-photoroom.png" type="image/jpeg" length="62362"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gaziantepliler dikkat! Güneş kremleri cildi korumayabilir! Uzman isim uyardı…]]></title>
      <link>https://www.referansgazetesi.com.tr/gaziantepliler-dikkat-gunes-kremleri-cildi-korumayabilir-uzman-isim-uyardi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.referansgazetesi.com.tr/gaziantepliler-dikkat-gunes-kremleri-cildi-korumayabilir-uzman-isim-uyardi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Güneşten korunmanın en etkili yönteminin, güneş koruyucularını fiziksel korunma önlemleriyle birlikte kullanmak olduğunu belirten Uzman Dr. Ümit Bostancı, yapılması gereken fiziksel önlemleri anlattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaz mevsiminin gelmesiyle birlikte güneş ışınlarının zararlı etkilerine karşı korunmanın önemi bir kez daha gündeme gelirken, uzmanlar özellikle çocukluk ve ergenlik döneminde uzun süre güneşe maruz kalmanın ve ciddi güneş yanıkları geçirmenin ilerleyen yıllarda deri kanseri riskini artırdığına dikkat çekti. Uzman Dr. Ümit Bostancı, güneşten korunmada yalnızca güneş kremi kullanımının yeterli olmadığını da vurguladı. Deri kanserlerini önlemenin en etkili yollarından birinin güneşin zararlı ultraviyole ışınlarından korunmak olduğunu belirten Dr. Bostancı, "Son yüzyılda güneşlenme alışkanlığının yaygınlaşmasıyla birlikte tüm dünyada deri kanseri görülme sıklığının arttı. Güneş ışınları; ciltte kırışıklık, erken yaşlanma, leke oluşumu ve deri kanserinin en önemli nedenleri arasında yer alıyor. Dermatologlar uzun yıllardır güneşten korunmanın önemini vurguluyor. Toplumdaki farkındalık artmasına rağmen deri kanseri görülme sıklığı her geçen yıl yükselmeye devam ediyor" dedi.</p>

<p><strong>GÜNEŞ KORUYUCULAR DOĞRU SEÇİLMELİ VE DOĞRU KULLANILMALI</strong></p>

<p>Güneşten Korunma Faktörü (SPF) değerinin, ürünün güneş ışınlarının neden olduğu cilt kızarıklığına karşı sağladığı koruma düzeyini ifade ettiğini belirten Dr. Bostancı, suya dayanıklı ürünlerin 40 dakika suyla temas sonrasında da koruma etkisini sürdürmesi gerektiğini söyledi. Güneş koruyucu ürünlerin içeriğinde bulunan bazı kimyasal maddelerin hassas kişilerde tahriş ve alerjik temas egzamasına neden olabileceğini belirten Dr. Bostancı, "Cilt tipine uygun ürün tercih edilmesine dikkat edilmeli. Yağlı ciltlerde losyon formundaki ürünler, kuru ciltlerde ise krem formundaki güneş koruyucular tercih edilmelidir. Düzenli kullanılan güneş koruyucuların D vitamini sentezini engellediğine veya kansere neden olduğuna dair bilimsel bir kanıt bulunmamaktadır" şeklinde uyardı.</p>

<p><strong>GÜNEŞTEN KORUNMADA TEK BAŞINA GÜNEŞ KREMİ YETERLİ DEĞİL</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Güneş koruyucularının yaklaşık 3-4 saat etkili olduğunu ve gerektiğinde yeniden uygulanması gerektiğini belirten Dr. Bostancı, etkili korunmanın ancak birden fazla önlemin birlikte uygulanmasıyla mümkün olduğunu söyledi. Bostancı, "Güneşten korunmak için yalnızca güneş koruyucu kullanmak yeterli değildir. Pamuklu ve koruyucu giysiler tercih edilmeli, geniş kenarlı şapkalar kullanılmalı ve özellikle güneş ışınlarının en yoğun olduğu öğle saatlerinde doğrudan güneş altında kalınmamalıdır. Açık tenli ve sarışın bireylerin en az SPF 50 koruma faktörüne sahip ürünleri tercih etmeleri önerilmektedir" diye konuştu.</p>

<p>Dr. Bostancı, hiçbir güneş koruyucu ürünün cildi güneş ışınlarına karşı yüzde 100 koruyamayacağını vurgulayarak, "Güneş koruyucular doğru kullanıldığında cilt sağlığını korumada önemli bir destek sağlar. Ancak en etkili korunma; güneş koruyucu kullanımını gölgede kalma, koruyucu kıyafet giyme, şapka kullanma ve güneşin yoğun olduğu saatlerde dışarıda bulunmama gibi fiziksel korunma yöntemleriyle birlikte uygulamaktır" ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.referansgazetesi.com.tr/gaziantepliler-dikkat-gunes-kremleri-cildi-korumayabilir-uzman-isim-uyardi</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 11:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://referansgazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/referansgazetesi-com-tr/uploads/2026/07/1783240081-c7c9f.jpg" type="image/jpeg" length="54671"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzm. Dr. Burak Dineri Medical Point Gaziantep’te]]></title>
      <link>https://www.referansgazetesi.com.tr/uzm-dr-burak-dineri-medical-point-gaziantepte</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.referansgazetesi.com.tr/uzm-dr-burak-dineri-medical-point-gaziantepte" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Medical Point Gaziantep Hastanesi, akademisyenlerden oluşan uzman ekibini genişletmeye devam ederek, kadrosuna Anestezi ve Reanimasyon Uzmanı Uzm. Dr. Burak Dineri’yi dahil etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>Anestezi ve Reanimasyon Uzmanı Uzm. Dr. Burak Dineri Medical Point Gaziantep hastanemizde hasta kabulüne başladı. Hastaneden yapılan açıklamaya göre, Medical Point Gaziantep Hastanesi, akademisyenlerden oluşan uzman ekibini genişletmeye devam ederek, kadrosuna Uzm. Dr. Burak Dineri’yi dahil etti.</p>

<p>Medical Point Gaziantep Hastanesi’nde hasta kabulüne başlayan Anestezi ve Reanimasyon Uzmanı Dr. Burak Dineri ameliyat öncesi, sırası ve sonrasında hasta konforunu artırmaya yönelik uygulamalarıyla hizmet veriyor. İlgi alanları arasında ultrasonografi eşliğinde bölgesel anestezi ve ağrı kontrolü, spinal ve epidural anestezi, ağrısız doğum (epidural analjezi), sedasyon uygulamaları, yoğun bakım hastalarının takibi ve tedavisi ile port kateter ve diyaliz kateteri uygulamaları yer alıyor.</p>

<p>Medical Point Gaziantep Hastanesi, uzman ekibiyle birlikte sağlık alanındaki kaliteli hizmet anlayışını sürdürüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK, YEREL HABERLER</category>
      <guid>https://www.referansgazetesi.com.tr/uzm-dr-burak-dineri-medical-point-gaziantepte</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 09:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://referansgazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/referansgazetesi-com-tr/uploads/2026/07/75-photoroom.png" type="image/jpeg" length="64827"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Güneş kremleri cildi tam olarak korumayabilir]]></title>
      <link>https://www.referansgazetesi.com.tr/gunes-kremleri-cildi-tam-olarak-korumayabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.referansgazetesi.com.tr/gunes-kremleri-cildi-tam-olarak-korumayabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Güneşten korunmanın en etkili yönteminin, güneş koruyucularını fiziksel korunma önlemleriyle birlikte kullanmak olduğunu belirten Dermatoloji Uzmanı Dr. Ümit Bostancı, yapılması gereken fiziksel önlemleri anlattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yaz mevsiminin gelmesiyle birlikte güneş ışınlarının zararlı etkilerine karşı korunmanın önemi bir kez daha gündeme gelirken, uzmanlar özellikle çocukluk ve ergenlik döneminde uzun süre güneşe maruz kalmanın ve ciddi güneş yanıkları geçirmenin ilerleyen yıllarda deri kanseri riskini artırdığına dikkat çekti. Medicana Bursa Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Ümit Bostancı, güneşten korunmada yalnızca güneş kremi kullanımının yeterli olmadığını da vurguladı. Deri kanserlerini önlemenin en etkili yollarından birinin güneşin zararlı ultraviyole ışınlarından korunmak olduğunu belirten Dr. Bostancı, "Son yüzyılda güneşlenme alışkanlığının yaygınlaşmasıyla birlikte tüm dünyada deri kanseri görülme sıklığının arttı. Güneş ışınları; ciltte kırışıklık, erken yaşlanma, leke oluşumu ve deri kanserinin en önemli nedenleri arasında yer alıyor. Dermatologlar uzun yıllardır güneşten korunmanın önemini vurguluyor. Toplumdaki farkındalık artmasına rağmen deri kanseri görülme sıklığı her geçen yıl yükselmeye devam ediyor" dedi.</p>

<p><strong>GÜNEŞ KORUYUCULAR DOĞRU SEÇİLMELİ VE DOĞRU KULLANILMALI</strong></p>

<p>Güneşten Korunma Faktörü (SPF) değerinin, ürünün güneş ışınlarının neden olduğu cilt kızarıklığına karşı sağladığı koruma düzeyini ifade ettiğini belirten Dr. Bostancı, suya dayanıklı ürünlerin 40 dakika suyla temas sonrasında da koruma etkisini sürdürmesi gerektiğini söyledi. Güneş koruyucu ürünlerin içeriğinde bulunan bazı kimyasal maddelerin hassas kişilerde tahriş ve alerjik temas egzamasına neden olabileceğini belirten Dr. Bostancı, "Cilt tipine uygun ürün tercih edilmesine dikkat edilmeli. Yağlı ciltlerde losyon formundaki ürünler, kuru ciltlerde ise krem formundaki güneş koruyucular tercih edilmelidir. Düzenli kullanılan güneş koruyucuların D vitamini sentezini engellediğine veya kansere neden olduğuna dair bilimsel bir kanıt bulunmamaktadır" şeklinde uyardı.</p>

<p><strong>GÜNEŞTEN KORUNMADA TEK BAŞINA GÜNEŞ KREMİ YETERLİ DEĞİL</strong></p>

<p>Güneş koruyucularının yaklaşık 3-4 saat etkili olduğunu ve gerektiğinde yeniden uygulanması gerektiğini belirten Dr. Bostancı, etkili korunmanın ancak birden fazla önlemin birlikte uygulanmasıyla mümkün olduğunu söyledi. Bostancı, "Güneşten korunmak için yalnızca güneş koruyucu kullanmak yeterli değildir. Pamuklu ve koruyucu giysiler tercih edilmeli, geniş kenarlı şapkalar kullanılmalı ve özellikle güneş ışınlarının en yoğun olduğu öğle saatlerinde doğrudan güneş altında kalınmamalıdır. Açık tenli ve sarışın bireylerin en az SPF 50 koruma faktörüne sahip ürünleri tercih etmeleri önerilmektedir" diye konuştu.</p>

<p>Dr. Bostancı, hiçbir güneş koruyucu ürünün cildi güneş ışınlarına karşı yüzde 100 koruyamayacağını vurgulayarak, "Güneş koruyucular doğru kullanıldığında cilt sağlığını korumada önemli bir destek sağlar. Ancak en etkili korunma; güneş koruyucu kullanımını gölgede kalma, koruyucu kıyafet giyme, şapka kullanma ve güneşin yoğun olduğu saatlerde dışarıda bulunmama gibi fiziksel korunma yöntemleriyle birlikte uygulamaktır" ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.referansgazetesi.com.tr/gunes-kremleri-cildi-tam-olarak-korumayabilir</guid>
      <pubDate>Sun, 05 Jul 2026 09:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://referansgazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/referansgazetesi-com-tr/uploads/2026/07/a-w740075-01-photoroom.png" type="image/jpeg" length="38976"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bilinçsiz ilaç kullanımı kalp krizi riskini arttırıyor! Uzman isim uyardı…]]></title>
      <link>https://www.referansgazetesi.com.tr/bilincsiz-ilac-kullanimi-kalp-krizi-riskini-arttiriyor-uzman-isim-uyardi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.referansgazetesi.com.tr/bilincsiz-ilac-kullanimi-kalp-krizi-riskini-arttiriyor-uzman-isim-uyardi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kardiyoloji Uzmanı Doktor İsmail Erdoğu, bilinçsiz ilaç kullanımının kalp krizi riskini arttırabileceğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uzman Uzman Doktor İsmail Erdoğu, bilinçsiz ve kontrolsüz artan ilaç kullanımına ilişkin uyarılarda bulundu. Devamlı kullanılan ağrı kesici, antibiyotik ve kas gevşetici gibi ilaçların bilenen yan etkilerinin yanı sıra kalp krizine de sebep olabileceklerini açıkladı.</p>

<p>İnsanların farklı polikliniklere giderek aldıkları farklı ilaçların birbirinin etkisini azaltıp, arttırabileceğini belirten Uzm. Dr. İsmail Erdoğu, "Toplumda çok fazla kronik hastalığı olan, çok farklı ilaçlar kullanan insanlar var. İnsan ömrünün uzaması, kronik hastalıklar konusunda ki bilinçle beraber tıbbı gelişmeler sonucunda insanların çoklu ilaç kullanımı da arttı. Ancak artık şöyle durumlarla karşılaşıyoruz. Çoklu ilaç kullanan farklı farklı hastalıkları olan insanlar bir başka polikliniğe gittiklerinden birbirleri ile çakışacak, birbirinin etkisini azaltacak veya yükseltecek ilaçlar aynı anda kullanılabilir. Şunu biliyoruz ki aslında kişilerin kullanmış olduğu ilaçlar ve onların öğrenilmesi, dozlarının not edilmesi oldukça önemli. Ama ne yazık ki hastaların ilaçları tanımaması nedeniyle veya bunu ifade etmemeleri nedeniyle olumsuz durumlarla karşılaşabiliyoruz" dedi.</p>

<p><strong>KALP KRİZİNİ TETİKLEYE BİLİYOR</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Erdoğu, "Bizim en çok karşılaştığımız; antibiyotikler, burun açıcı spreyler, akciğer hastalıkları için kullanılan ilaçlar kalpte ritim bozukluklarına, tansiyon yükselmesine ya da kan sulandırıcıların etkisinin azalmasına, hatta kan sulandırıcıların kanı fazla sulandırmasına neden olabiliyorlar. Bu etkenler nadirde olsa kalp krizine neden olabilir. Bunu mesleki hayatımızda ağrı kesici yapılmış insanda kalp krizinin geliştiğini gördük. Doğru olan ilacı akıllıca kullanmaktır. Ciddi bir rahatsızlık yoksa; ağrı kesici, kas gevşetici, antibiyotik gibi ilaçları kullanmamak gerekir. Ağrı kesiciler, böbrek rahatsızlığı olan, şeker hastalığı olan, tansiyon ilacı kullanan hastalarda böbrek bozukluğunu arttırabiliyor. İlaçlar kimyasallar içerir. Bir kişinin kendi kafasına göre ‘ben bir antibiyotik alayım, ben bir ağrı kesici alayım, ben gideyim şunu yaptırayım’ demesi doğru değildir. Oysa ki o ilaçların yan etkilerini öğrenseler belki de böyle davranmazlar. Bunlar masum hatalar değiller. Çok dikkatli olmak lazım" diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.referansgazetesi.com.tr/bilincsiz-ilac-kullanimi-kalp-krizi-riskini-arttiriyor-uzman-isim-uyardi</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 20:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://referansgazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/referansgazetesi-com-tr/uploads/2026/07/a-w739752-02.jpeg" type="image/jpeg" length="57898"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[TEB Başkanı Demirci’den kritik ziyaret! Eczacılık Fakülteleri konuşuldu…]]></title>
      <link>https://www.referansgazetesi.com.tr/teb-baskani-demirciden-kritik-ziyaret-eczacilik-fakulteleri-konusuldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.referansgazetesi.com.tr/teb-baskani-demirciden-kritik-ziyaret-eczacilik-fakulteleri-konusuldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk Eczacılar Birliği (TEB) Başkanı Ecz. M. İrfan Demirci, beraberinde bulunan heyet ile birlikte YÖK Başkanvekili Prof. Dr. Naci Gündoğan’a ziyarette bulundu. Ziyarette ana gündem maddesi ise Eczacılık Fakülteleri oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türk Eczacıları Birliği Başkanı Ecz. Mehmet İrfan Demirci beraberinde bulunan Türk Eczacıları Birliği Saymanı Ecz. Tolga Mumcu Çetinkaya ve Türk Eczacıları Birliği Merkez Heyeti Üyesi Uzm. Ecz. Hayrullah Fikret Baransel, Yükseköğretim Kurulu Başkanvekili Prof. Dr. Naci Gündoğan’ı ziyaret etti.</p>

<hr />
<p><strong>KONTENJANLAR DÜŞÜRÜLMELİ</strong></p>

<p>Gerçekleştirilen toplantıda; Eczacılık fakültesi kontenjanlarının düşürülmesi, yeni eczacılık fakültesi açılmasına müsaade edilmemesi, fakülte akademik kadrolarının özellikle eczacı öğretim üyeleri ile güçlendirilmesi konuları ele alındı.</p>

<hr />
<p><img class="" height="800" src="https://referansgazetesicomtr.teimg.com/referansgazetesi-com-tr/uploads/2026/07/g6aen9-f-x-y-a-a5-g-r-f.jpg" width="1200" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>ECZACILIK FAKÜLTELERİ GÜÇLENDİRİLMELİ</strong></p>

<p>Ziyaretin ardından açıklamalarda bulunan Türk Eczacıları Birliği Başkanı Ecz. Mehmet İrfan Demirci, “YÖK Başkanvekili Prof. Dr. Naci Gündoğdu’yu makamında ziyaret ettik. Eczacılık Fakültesi kontenjanlarının azaltılması, yeni Eczacılık Fakültesinin açılmaması, eczacılık fakültelerdeki akademik kadrolarındaki eczacı öğretim görevlilerinin arttırılıp, güçlendirilmesine ilişkin taleplerimizi aktardık” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Ayhan Duman</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.referansgazetesi.com.tr/teb-baskani-demirciden-kritik-ziyaret-eczacilik-fakulteleri-konusuldu</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 08:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://referansgazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/referansgazetesi-com-tr/uploads/2026/07/h-m-t5-u6-g-w8-a-ap-c-h8.jpg" type="image/jpeg" length="46643"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Klimalar hasta etmesin! Ciddi hastalıklara neden olabilir! Uzman isim uyardı…]]></title>
      <link>https://www.referansgazetesi.com.tr/klimalar-hasta-etmesin-ciddi-hastaliklara-neden-olabilir-uzman-isim-uyardi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.referansgazetesi.com.tr/klimalar-hasta-etmesin-ciddi-hastaliklara-neden-olabilir-uzman-isim-uyardi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Prof. Dr. Alev Gürgün özellikle ani ısı değişimlerinin ve bakımsız klimaların hastalık riskini artırdığına dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Prof. Dr. Alev Gürgün, aşırı sıcak ve nem oranının evde, iş yerlerinde, ulaşım araçlarında, neredeyse tüm kapalı mekanlarda klima kullanımını artırdığını söyledi. Ancak yaz aylarında serinlemek için tercih edilen klimaların, yanlış kullanımda ciddi solunum sistemi hastalıklarına yol açabildiğini belirten Gürgün, "En sık üst solunum yolu irritasyonu ve enfeksiyonlarına neden olmaktadır. Soğuk ve kuru hava burun, boğaz ve gırtlakta kuruluk, yanma ve öksürüğe neden olabilir, sinüzitleri de arttırabilir. Temizlenmeyen filtreler söz konusu ise biriken toz, polen, küf mantarı ve akarlar alerjik yakınmaları, alerjik astım ve saman nezlesinin tetiklenmesine yol açabilirler" diye konuştu.</p>

<p>Düzenli bakım, doğru sıcaklık ayarı ve dengeli kullanımın önemine dikkat çeken Prof. Dr. Gürgün, şunları söyledi:</p>

<p>"Klimaların düzenli temizlenmemesi, bakımının yapılmaması halinde bakteri ve mantar üremesi için uygun ortam oluşur. Klimalar, hava sirkülasyonu sağlarken havada bulunan bakteri ve virüsleri yayabilir. Yaz öncesi gerekli bakımların yapılmaması durumunda Lejyoner hastalığı dahi olabilir. Lejyoner hastalığı, ‘Legionella Pneumophila' adı verilen bir bakterinin nemli ortamlarda yerleşmesi ve bunun kişi tarafından solunması sonucu ortaya çıkan ciddi ve ölümcül bir zatürreye neden olur. Nadir ancak ciddi bir solunum sistemi enfeksiyonudur. Temizlenmemiş klimalar en önemli rezervuarlardır. Nefes darlığı, öksürük, yüksek ateş, halsizlik, baş ve kas ağrıları, ishal en temel yakınmalardır. Astım, KOAH hastaları, allerjik bünyeye sahip kişiler, yaşlılar, bağışıklık sistemi zayıflamış kişiler bu hastalıklara yakalanabilecek riskli gruplardır."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>EN SIK YAPILAN YANLIŞLAR</p>

<p>Prof. Dr. Gürgün, klima kullanımında sık yapılan hataları, "Klimayı çok düşük derecede çalıştırmak, klimanın önünde uzun süre kalmak, filtre temizliğini ihmal etmek, terliyken direkt klimaya maruz kalmak, ortamı dış ortam havası ile havalandırmamak" olarak sıraladı.</p>

<p>KORUNMAK MÜMKÜN</p>

<p>Öte yandan basit önlemlerle klima kaynaklı hastalıkların önüne geçilebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Gürgün, düzenli bakım, doğru sıcaklık ayarı ve dengeli kullanımın önemine dikkat çekti. Gürgün, yaz mevsiminde de ciddi akciğer enfeksiyonları ve hastalıklarının olabileceğini kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.referansgazetesi.com.tr/klimalar-hasta-etmesin-ciddi-hastaliklara-neden-olabilir-uzman-isim-uyardi</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://referansgazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/referansgazetesi-com-tr/uploads/2026/06/yaz-sicaklarinda-klima-kullaniminda-dogru-sicaklik-kac-derece-olmali.webp" type="image/jpeg" length="88809"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Serebral Palsili çocuklarda ortopedik takip aksamamalı]]></title>
      <link>https://www.referansgazetesi.com.tr/serebral-palsili-cocuklarda-ortopedik-takip-aksamamali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.referansgazetesi.com.tr/serebral-palsili-cocuklarda-ortopedik-takip-aksamamali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaz aylarıyla birlikte değişen günlük rutinler ve tatil planları, serebral palsili çocukların tedavi süreçlerinin de aksamasına neden olabiliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p></p>

<p>Oysa uzmanlar, bu dönemde düzenli ortopedik takip, egzersiz programları ve yardımcı cihaz kullanımının sürdürülmesinin çocukların hareket kabiliyetinin korunması açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekiyor.</p>

<p>Medical Point Gaziantep Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Mahmut Bilir, serebral palsili çocuklarda yaz aylarının hem fırsatlar hem de dikkat edilmesi gereken bazı riskler barındırdığını belirterek, ailelerin tedavi sürecini tatil döneminde de aynı özenle sürdürmesi gerektiğini söyledi. "Yaz aylarında çocukların hareket etme isteği artarken sıcak hava nedeniyle kas yorgunluğu ve sıvı kaybı daha belirgin hale gelebiliyor. Bu nedenle egzersizlerin günün serin saatlerinde yapılması, yeterli sıvı tüketiminin sağlanması ve çocukların genel durumunun yakından takip edilmesi önemlidir." diyen Op. Dr. Mahmut Bilir, düzenli ortopedik kontrollerin ihmal edilmemesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p><strong>TEDAVİ SÜREKLİLİĞİ HAREKET KABİLİYETİNİ DESTEKLİYOR</strong></p>

<p>Serebral palside kas sertliği, eklem hareketlerinde kısıtlılık ve zamanla gelişebilen kemik-eklem deformitelerinin erken dönemde takip edilmesinin yaşam kalitesi açısından önemli olduğunu ifade eden Op. Dr. Mahmut Bilir, "Yaz tatili nedeniyle fizik tedavi programlarına ara verilmesi veya ev egzersizlerinin aksatılması, tedaviyle elde edilen kazanımların gerilemesine yol açabilir. Düzenli egzersiz ve ortopedik takip, çocuğun mevcut fonksiyonlarının korunmasına önemli katkı sağlar." dedi.</p>

<p><strong>ORTEZ KULLANIMI YAZIN DA DEVAM ETMELİ</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yaz aylarında artan sıcaklık nedeniyle ailelerin zaman zaman ortez kullanımını bırakabildiğini belirten Op. Dr. Mahmut Bilir, bunun doğru bir yaklaşım olmadığını söyledi. Ortezlerin hekimin önerdiği süre boyunca kullanılmasının deformite gelişimini önlemede ve hareketin desteklenmesinde önemli rol oynadığını ifade eden Bilir, sıcak havalarda cilt sağlığının da yakından izlenmesi gerektiğini kaydetti. "Ciltte kızarıklık, tahriş veya yara oluşumu fark edildiğinde mutlaka sağlık profesyonellerine danışılmalıdır. Düzenli cilt bakımı ve hijyen, yaz döneminde ortez kullanımının güvenli şekilde sürdürülmesine yardımcı olur." dedi.</p>

<p><strong>GÜVENLİ FİZİKSEL AKTİVİTE ÖNEMLİ</strong></p>

<p>Yaz aylarının serebral palsili çocukların fiziksel aktiviteye katılımı açısından önemli fırsatlar sunduğunu belirten Op. Dr. Mahmut Bilir, özellikle hekimin ve fizyoterapistin önerdiği egzersizlerin yanı sıra yüzme gibi uygun aktivitelerin kas kuvveti, eklem hareketliliği ve genel kondisyonun desteklenmesine katkı sağlayabileceğini ifade etti. Op. Dr. Mahmut Bilir, "Her çocuğun fonksiyonel durumu farklıdır. Bu nedenle yapılacak aktiviteler mutlaka bireysel değerlendirmeye göre planlanmalıdır. Aileler çocuklarını diğer bireylerle kıyaslamak yerine kendi gelişim sürecine odaklanmalı ve tedavi ekibiyle iletişimlerini sürdürmelidir." diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK, YEREL HABERLER</category>
      <guid>https://www.referansgazetesi.com.tr/serebral-palsili-cocuklarda-ortopedik-takip-aksamamali</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 09:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://referansgazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/referansgazetesi-com-tr/uploads/2026/07/15-photoroom.png" type="image/jpeg" length="65024"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gaziantep'ten alkışlanacak hareket! Depremzede çocukların hayatı değişti]]></title>
      <link>https://www.referansgazetesi.com.tr/gaziantepten-alkislanacak-hareket-depremzede-cocuklarin-hayati-degisti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.referansgazetesi.com.tr/gaziantepten-alkislanacak-hareket-depremzede-cocuklarin-hayati-degisti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ile Almanya merkezli Duy Beni Derneği işbirliğinde yürütülen projeyle depremden etkilenen 11 ildeki 44 çocuğa işitme cihazı teslim edildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>"Duy Beni Projesi" kapsamında, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023'te yaşanan depremlerden etkilenen 11 ildeki işitme engelli 44 çocuğa 88 işitme cihazı ve bir yıllık pil desteği sağlandı.Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Meclis Salonu'nda düzenlenen programda, projeye katkı sunan Duy Beni Derneği temsilcilerine teşekkür plaketi takdim edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img height="800" src="https://referansgazetesicomtr.teimg.com/referansgazetesi-com-tr/uploads/2026/07/a-a-20260702-41854853-41854851-d-e-p-r-e-m-z-e-d-e-i-s-i-t-m-e-e-n-g-e-l-l-i-44-c-o-c-u-g-a-i-s-i-t-m-e-c-i-h-a-z-i-d-e-s-t-e-g-i.jpg" width="1200" /></p>

<p>Programda konuşan Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, engelli bireylerin yaşamını kolaylaştırmaya yönelik çalışmaların sürdüğünü belirterek, "Engel, elde, ayakta, gözde, kulakta değil, engel yaşanmayan, nasırlaşmış kalptedir. Hepimiz engelsiz bir şekilde yolumuza devam ediyoruz çünkü biz birbirimizi hissediyoruz. 'Sesimi duyan var mı?' denilen 6 Şubat'ta birbirimizin kalbinin sesini duyduk." ifadelerini kullandı.</p>

<p><img class="" height="800" src="https://referansgazetesicomtr.teimg.com/referansgazetesi-com-tr/uploads/2026/07/a-a-20260702-41854853-41854850-d-e-p-r-e-m-z-e-d-e-i-s-i-t-m-e-e-n-g-e-l-l-i-44-c-o-c-u-g-a-i-s-i-t-m-e-c-i-h-a-z-i-d-e-s-t-e-g-i.jpg" width="1200" /></p>

<p>Duy Beni Derneği Başkanı Odyolog Emel Bozçelik de projeye verdiği destek dolayısıyla Şahin'e teşekkür etti. Engelli Yaşlı ve Sağlık Hizmetleri Daire Başkanı Yusuf Çelebi de projenin önemine dikkati çekerek işbirliğine katkı sunanlara teşekkürlerini iletti. Büyükşehir Belediyesinin koordinasyonunda yürütülen proje kapsamında gönüllü kulak burun boğaz uzmanları, odyologlar ve teknik ekip tarafından çocukların işitme değerlendirmeleri yapıldı, kulak kalıpları alındı ve işitme cihazlarının programlamaları tamamlandı. Ailelere cihazların kullanımı ve bakımı konusunda bilgilendirme yapıldı. Projeyle işitme kaybı bulunan çocukların işitme, konuşma ve dil gelişimlerinin desteklenmesi, eğitim süreçlerine katılımlarının artırılması ve sosyal yaşamlarının güçlendirilmesi amaçlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.referansgazetesi.com.tr/gaziantepten-alkislanacak-hareket-depremzede-cocuklarin-hayati-degisti</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jul 2026 23:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://referansgazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/referansgazetesi-com-tr/uploads/2026/07/a-a-20260702-41854853-41854852-d-e-p-r-e-m-z-e-d-e-i-s-i-t-m-e-e-n-g-e-l-l-i-44-c-o-c-u-g-a-i-s-i-t-m-e-c-i-h-a-z-i-d-e-s-t-e-g-i.jpg" type="image/jpeg" length="74253"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
