Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından her hafta hazırlanan cuma hutbesi, 23 Ocak 2026 tarihi itibarıyla camilerde okunmak üzere yayımlandı. Bu haftaki hutbede, günümüz gençliğini derinden etkileyen akran ilişkileri konusu işlendi. Zorbalık, saygı eksikliği, gençler arasında şiddet, hutbenin ana mesajlarını oluşturdu. Aileleri, eğitimcileri ve toplumun tüm kesimlerini ilgilendiren mesajlarla dolu olan hutbe, “akran zorbalığına karşı toplumsal dayanışma” çağrısı yaptı. İşte 23 Ocak cuma hutbesi PDF metni, tam metin ve dikkat çeken başlıklarla bu haftanın hutbe konusu.
Akran ilişkileri konusu işlenen 23 Ocak hutbesi, gençlerde zorbalık ve şiddet üzerine odaklandı
Bu haftaki 23 Ocak cuma hutbesi, özellikle gençler arasında son dönemde sıkça karşılaşılan akran zorbalığı kavramına dikkat çekiyor. Şiddetin normalleştirilmesi, dijital mecraların etkisi, saygı ve sevgi eksikliği, hutbede işlenen temel başlıklar arasında yer alıyor. Diyanet, bu hutbeyle gençlerin kişilik gelişimini olumsuz etkileyen, şiddeti özendiren içeriklere karşı aileleri ve toplumu uyarıyor. Hutbede, sadece şiddetin fiziksel yönüne değil, psikolojik etkilerine de vurgu yapılıyor.
2026 Diyanet cuma hutbesi PDF erişime açıldı, tam metin resmi kaynakta yayımlandı
Diyanet İşleri Başkanlığı, 23 Ocak 2026 tarihli hutbeyi perşembe günü resmi web sitesi üzerinden kamuoyuyla paylaştı. Cuma namazından bir gün önce erişime açılan hutbe, her zaman olduğu gibi PDF formatında indirilebilir şekilde sunuluyor. İmam ve vaizler, hutbeyi camilerde cemaat önünde aynı metin üzerinden okuyor. Bu sayede ülke genelinde birlikte aynı mesajın paylaşılması sağlanıyor.
23 Ocak cuma hutbesi tam metni, Diyanet’in belirlediği konular arasında akran ilişkileri öne çıkıyor
23 OCAK 2026 CUMA HUTBESİ
AKRAN İLİŞKİLERİ
Muhterem Müslümanlar!
İnsanlar arasındaki iletişimin özü sevgi ve saygıya dayanmaktadır. Zira kalpler sevgiyle yumuşar, saygıyla huzura erer. Dostluklar sevgiyle kurulur, saygıyla devam ettirilir. Ailede güven, toplumda muhabbet sevgi ve saygıyla tesis edilir.
Sevgi ve saygının olmadığı yerde; huzursuzluk, baskı ve dışlanma olur. Küçük anlaşmazlıklar büyük tartışmalara dönüşür. Sabır ve tahammül zayıflar, öfke kontrol edilemez. Merhamet yerini şiddete, muhabbet yerini nefrete bırakır.
Aziz Müminler!
Yaşadığımız çağın sorunlarından biri de, sevgi ve saygıdan mahrum kalan gençlerin birbirlerine karşı kaba, sert ve aşağılayıcı tavırlar sergilemesidir. Akran zorbalığı olarak karşımıza çıkan bu kötü haslet; alay etmek ve kırıcı sözler söylemekten çok daha öteye giderek, fiziksel şiddete, hatta cana kıymaya dönüşmüş durumdadır. Tek tip elbise giyinmeyi, aynı görünüşe sahip olmayı, suça bulaşmayı, aklı örten uyuşturucu madde kullanmayı, cezaevine girip çıkmayı marifet sayan bu anlayış gençlerimiz arasında daha fazla görünür hale gelmektedir. Şiddet içerikli sinema, dizi film, oyun ve dijital mecralar ise bu hadiselerin daha da yaygınlaşmasına zemin hazırlamaktadır. Oysaki Peygamber Efendimiz (s.a.s), hadis-i şeriflerinde şöyle buyurmaktadır:
“Her Müslüman’ın diğer Müslüman’a canı, namusu ve malı haramdır, dokunulmazdır.”
Kıymetli Gençler!
Duygularınızı istismar edip kendi kötülüklerine sizi alet etmek, hayallerinizi karartmak ve umutlarınızı çalmak isteyenlere karşı daha dikkatli olmalısınız. Allah’a kulluk, aileye hürmet, insanlığa faydalı olmak sizler için gaye olmalıdır. Unutmayınız ki; korkuyla, baskıyla ve şiddetle gelecek inşa edilemez. Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in buyurduğu üzere,
“Mümin cana yakındır. İnsanlarla yakınlık kurmayan ve kendisiyle yakınlık kurulamayan kimsede hayır yoktur.”
Zorbalık, güç değil acizliktir. Alay etmek, eğlence değil hayâsızlıktır. Cana kast etmek, saygınlık değil cehennem ateşidir.
Genç Kardeşim! Sana zorbalık değil, nezaket ve zarafet yaraşır.
Değerli Anne Babalar! Kıymetli Eğitimcilerimiz ve Hocalarımız Aziz Kardeşlerim!
Allah Resûlü (s.a.s)’in,
“Bakmakla yükümlü olduğu kimseleri ihmal etmesi, kişiye günah olarak yeter”
hadis-i şerifi apaçık ortadayken bu kötü gidişata duyarsız olamayız. Merhamet ikliminden yoksun olanların acımadan kan dökmesine ve bunu meşru göstermesine seyirci kalamayız. Gençlerimizi, fitne ve fesat ateşi yakmak isteyen şer odaklarının insafına terk edemeyiz. Aileler, okullar, camiler, kurum ve kuruluşlar, medya, hâsılı toplumun bütün kesimleri olarak el ele vermeliyiz. İnsanın mukaddes olan canına ve nesline zarar veren zorbalığa karşı birlikte hareket etmeliyiz.
İyiliğin ve merhametin hâkim olduğu, can ve mal güvenliğinin sağlandığı bir toplum inşası için sorumluluklarımızı hakkıyla yerine getirmeliyiz.
Hutbemizi Yüce Rabbimizin şu ayet-i kerimesi ile bitirmek istiyorum:
“O akıl sahipleri; Allah’ın, korunmasını emrettiği haklara riayet eden, Rablerine saygıda kusur etmeyen, ahiret hesabının kötü sonuç vermesinden korkan kimselerdir.”
Akran ilişkileri konusu neden seçildi, hutbenin güncel mesajı ne, Diyanet neye dikkat çekiyor?
Diyanet, gençler arasında yaygınlaşan zorbalık kültürünün toplumsal huzuru tehdit ettiğine dikkat çekiyor. Ailelerin, öğretmenlerin ve din görevlilerinin bu konuda sorumluluk üstlenmeleri gerektiği vurgulanıyor. Bu haftaki hutbe, sadece bir dini öğüt değil, aynı zamanda toplumda farkındalık oluşturmayı amaçlayan bir çağrı niteliği taşıyor. Özellikle sosyal medya ve dijital içerikler yoluyla yayılan şiddet eğilimlerine karşı dikkatli olunması gerektiği belirtiliyor.





