Afife Jale kimdir, kaç yaşında öldü, nereli, ne zaman doğdu, mezarı nerede, evli miydi gibi sorular, Türkiye tiyatro tarihinin en önemli figürlerinden biri olan Afife Jale'nin dramatik yaşam öyküsünü merak edenler tarafından sıkça araştırılıyor. 1902 yılında İstanbul Kadıköy'de doğan Afife Jale, henüz 39 yaşında, 24 Temmuz 1941'de Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nde hayatını kaybetti. Mezarı, İstanbul Kazlıçeşme Kabristanı’ndadır.
Türkiye’nin ilk Müslüman kadın tiyatro oyuncusu olarak tarihe geçen Afife Jale, yaşadığı dönemde hem cinsiyet normlarına hem de sosyal yasaklara karşı direnen simgesel bir figür haline geldi. Gerçek adı Afife olan sanatçı, sahneye çıkabilmek için “Jale” takma adını kullandı ve böylece tiyatro sahnelerinde kendi yolunu açtı.
Afife Jale Sahneye Nasıl Çıktı, Hangi Oyunlarda Oynadı, Tiyatro Kariyeri Nasıl Başladı?
Afife Jale’nin tiyatro hayatı nasıl başladı, hangi oyunlarda rol aldı, sahneye nasıl çıktı gibi sorular, onun sanat yolculuğunu anlamak isteyen kullanıcıların en çok merak ettiği başlıklar arasında. Afife, İstanbul Kız Sanayi Mektebi’nde okuduğu dönemde Darülbedayi’nin açtığı tiyatro kurslarını kazandı. Bu kursa kabul edilen beş Müslüman kadından biri oldu.
1920 yılında, Eliza Binemeciyan'ın Paris’e gitmesi üzerine, Hüseyin Suat’ın “Yamalar” adlı oyununda ilk kez sahneye çıktı. Bu tarihi gece, Kadıköy’deki Apollon Tiyatrosu’nda gerçekleşti ve Afife, böylece sahneye çıkan ilk Müslüman Türk kadını oldu.
Bir hafta sonra “Tatlı Sır” oyununda da sahneye çıkan Afife, bu kez polis tarafından tiyatrodan çıkarılmak istendi. Kınar Hanım tarafından tiyatronun arka bahçesinden kaçırıldı. Ancak bu sahne deneyimleri büyük baskılarla devam etti. İçişleri Bakanlığı 1921’de Müslüman kadınların sahneye çıkmasını kesin bir şekilde yasakladı ve Afife Darülbedayi'nin kadrosundan çıkarıldı.
Afife Jale’nin Hastalığı Neydi, Morfin Bağımlılığı Nasıl Başladı, Neden Öldü?
Afife Jale neden öldü, morfin bağımlılığı nasıl başladı, hastalığı neydi gibi aramalar, trajik hayat hikâyesini öğrenmek isteyenlerin odaklandığı konulardan. Sanattan uzak kalmak, Afife'nin ruh sağlığı üzerinde yıkıcı bir etki yarattı. Tiyatronun elinden alınması, onda şiddetli baş ağrıları ve sinir krizlerine yol açtı.
Bir eczacı tarafından yapılan morfin iğneleri, kısa sürede bağımlılık geliştirmesine neden oldu. Afife Jale, bir morfinmana dönüşmüştü. Bu durum, hem fiziksel hem de zihinsel sağlığını giderek tüketti. 1923 yılında Atatürk’ün yasağı kaldırmasıyla yeniden sahneye dönse de bu geri dönüş kalıcı olamadı. Bağımlılığı ve sosyal baskılar nedeniyle tiyatrodan tamamen koptu.
Yıllarca sokaklarda yaşadı, aşevlerinde yemek yedi. Son olarak oyuncu Vasfi Rıza Zobu'nun desteğiyle Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’ne yatırıldı. Morfinmanlar koğuşunda son nefesini verdi. Vefat ettiğinde ne gazeteler haber yaptı ne de sanat dünyasından büyük bir katılım oldu. Cenazesine sadece 4 kişi katıldı.
Afife Jale ve Selahattin Pınar Aşkı Ne Zaman Başladı, Neden Boşandılar, Hangi Şarkılar Ona Yazıldı?
Afife Jale evli miydi, Selahattin Pınar ile ne zaman evlendi, neden boşandı, aşk hikâyesi neydi gibi başlıklar, Türk müzik ve tiyatro tarihinin en duygusal buluşmalarından birine odaklanıyor. 1928 yılında, Kadıköy Kuşdili Çayırı’nda düzenlenen bir konserde besteci Selahattin Pınar ile tanıştı. Genç çift, kısa sürede aşık oldu ve 1929 yılında evlendiler.
Selahattin Pınar, eşine olan aşkını bestelerine yansıttı. “Nereden Sevdim O Zalim Kadını”, “Huysuz ve Tatlı Kadın” gibi eserler bu ilişkinin müzikal yansımaları oldu. Ancak Afife’nin giderek derinleşen bağımlılığı, evliliklerini de sarstı. 1935 yılında boşandılar.
Afife, eşine “Beni terk et, benden sana huzur gelmez” diye yalvarmış, onun özgürleşmesini istemişti. Selahattin Pınar ise hayatının sonuna kadar Afife’yi unutamadı. 1960 yılında Todori’nin Meyhanesi’nde hayatını kaybedene kadar onun adına besteler yaptı, onun izini notalarda yaşattı.
Afife Jale'nin Hayatı Filme Alındı mı, Afife Tiyatro Ödülleri Neden Onun Adına Veriliyor, Mirası Ne?
Afife Jale’nin hayatı filme alındı mı, tiyatro ödülleri neden onun adına veriliyor, mirası ne? soruları, onun Türk tiyatrosuna bıraktığı kalıcı izleri merak edenler için büyük önem taşıyor. 1987 yılında “Afife Jale”, 2008 yılında ise “Kilit” adlı yapımlar onun hikayesini sinemaya taşıdı.
1997 yılından bu yana, Yapı Kredi tarafından düzenlenen Afife Tiyatro Ödülleri, onun anısını yaşatmak ve genç tiyatrocuları onurlandırmak amacıyla her yıl sahiplerini buluyor. Bu ödüller, Türk sahne sanatlarının en prestijli ödülleri arasında yer alıyor.
Yazar Hüseyin Suat, Afife’yi sahneye ilk çıkardığı gece onun alnından öperek şu sözleri söyledi:
“Bizim sahnemize bir fedai lazımdı. Sen işte o fedaisin.”
Bu cümle, Afife Jale’nin tiyatro uğruna verdiği savaşı ve fedakarlığı en net şekilde özetliyor.





