Avustralya’nın Melbourne kentinde yaşanan ve kamuoyunda infial yaratan saplantı cinayeti, iş yerinde başlayan bir tanışıklığın nasıl korkunç bir sona sürüklendiğini gözler önüne serdi. Çağrı merkezinde tanıştığı iş arkadaşı Celeste Manno’ya takıntılı hale gelen Luay Sako, aylar süren tacizin ardından genç kadını evinde uykusunda 23 kez bıçaklayarak öldürdü. Olay, taciz şikâyetlerinin ciddiye alınmaması, verilen koruma kararlarının yetersizliği ve önlenebilir bir cinayetin nasıl gerçekleştiği sorularını yeniden gündeme taşıdı.

Saplantı cinayetle bitti, Avustralya’da iş arkadaşlığı nasıl takıntıya dönüştü?

Avustralya basınına yansıyan bilgilere göre, Celeste Manno ve Luay Sako, Melbourne’de faaliyet gösteren bir çağrı merkezinde kısa bir süre birlikte çalıştı. İş arkadaşlığı olarak başlayan bu süreç, Sako’nun genç kadına karşı geliştirdiği yoğun ilgiyle farklı bir boyut kazandı. Birkaç ay süren çalışma döneminin ardından Sako’nun davranışları, Celeste tarafından rahatsız edici bulunmaya başladı.

2019 yılının Haziran ayında işten çıkarılan Sako, bu noktadan sonra Celeste ile olan temasını sosyal medya üzerinden sürdürmeye çalıştı. Başlangıçta masum ve dostane görünen mesajlar, kısa sürede ısrarlı ve rahatsız edici bir taciz sürecine dönüştü.

0X0 Saplanti Cinayetle Bitti Genc Kiz Uykusunda 23 Kez Bicaklandi 1767952788774

Luay Sako kimdir, Celeste Manno ile nasıl bir ilişkisi vardı?

Luay Sako, 35 yaşında, Avustralya’da yaşayan bir çağrı merkezi çalışanıydı. Celeste Manno ile arasında herhangi bir duygusal ilişki bulunmamasına rağmen, Sako’nun genç kadına karşı yoğun bir bağ kurduğu ve bunu tek taraflı olarak sürdürmeye çalıştığı ortaya çıktı.

Celeste’in annesi Aggie Manno’nun mahkemede verdiği ifadeye göre, Sako mesajlarında Celeste’e “çılgınca âşık olduğunu”, onsuz yemek yiyemediğini, uyuyamadığını ve hayatının durduğunu yazıyordu. Bu mesajlar, zamanla genç kadın ve ailesi için ciddi bir tehdit algısı oluşturmaya başladı.

0X0 Saplanti Cinayetle Bitti Genc Kiz Uykusunda 23 Kez Bicaklandi 1767952789560

Celeste Manno neden Luay Sako’yu engelledi, taciz nasıl devam etti?

Celeste Manno, rahatsız edici mesajların artması üzerine Luay Sako’ya açık bir şekilde iletişim kurmak istemediğini söyledi. Ardından sosyal medya hesaplarından Sako’yu engelledi. Ancak bu durum tacizi durdurmadı.

Sako, her engellemenin ardından yeni sosyal medya hesapları açarak Celeste’e ulaşmaya devam etti. Genç kadının erkek arkadaşı Chris Ridsdale, yaşanan süreci “Dakikalar içinde yeni bir hesaptan tekrar yazıyordu. Asla vazgeçmiyordu” sözleriyle anlattı. Bu durum, saplantının ne kadar ileri boyutlara ulaştığını gözler önüne serdi.

Polis neden müdahale etmedi, Avustralya’da taciz şikâyeti neden ciddiye alınmadı?

Altı ay boyunca süren taciz sonrası Celeste Manno ve annesi, durumu polise taşıdı. Ancak aldıkları yanıt kamuoyunda büyük tepki topladı. Yetkililer, ortada “somut bir suç unsuru” bulunmadığını belirterek herhangi bir işlem yapmadı.

Bu süreçte Sako’nun tacizi sadece mesajlarla sınırlı kalmadı. Celeste’in çalıştığı iş yerinin önünde görülmeye başlanan Sako’nun, genç kadının adresini de öğrendiği ortaya çıktı. Polis müdahalesinin yetersiz kalması, olayın en çok eleştirilen noktalarından biri oldu.

Koruma kararı neden işe yaramadı, kişisel güvenlik emri nasıl ihlal edildi?

Ailenin ısrarları sonucunda mahkeme, Luay Sako hakkında Kişisel Güvenlik Koruma Kararı çıkardı. Bu karar, Sako’nun Celeste ile herhangi bir şekilde iletişim kurmasını yasaklıyordu. Ancak bu önlem de caydırıcı olmadı.

Koruma kararından sadece bir ay sonra Sako, Instagram üzerinden Celeste’e üç sayfalık bir mesaj gönderdi. Mesajda, kararın geri çekilmesi için yalvardığı belirtildi. Bu durum, koruma kararının ihlal edilmesine rağmen tehlikenin yeterince ciddiye alınmadığını bir kez daha gösterdi.

Saplantı cinayetinin planı nasıl yapıldı, Luay Sako ne hazırlık yaptı?

Mahkeme kayıtlarına ve soruşturma dosyasına yansıyan bilgilere göre, Luay Sako koruma kararının ardından sessizliğe bürünmüş gibi davrandı. Ancak bu süreçte cinayet planını adım adım hazırladığı ortaya çıktı.

Sako’nun büyük bir mutfak bıçağı satın aldığı, Celeste’i sosyal medya paylaşımlarından takip ederek evinin ve yatak odasının konumunu tespit ettiği belirlendi. Genç kadının günlük rutinini izlediği ve saldırı için uygun zamanı beklediği ifade edildi.

Uykusunda 23 kez bıçaklandı, cinayet nasıl gerçekleşti?

Cinayet, sabahın erken saatlerinde gerçekleşti. Luay Sako, Celeste Manno’nun evinin bahçesine girerek yatak odasının camını çekiçle kırdı. Genç kadın uykudayken saldırıya uğradı.

Saldırının yalnızca 2 dakika 39 saniye sürdüğü ve bu kısa süre içinde Celeste’in 23 kez bıçaklandığı tespit edildi. Gürültü üzerine uyanan anne Aggie Manno, kızının odasına gittiğinde korkunç manzarayla karşılaştı. Celeste Manno olay yerinde hayatını kaybetti.

Celeste Manno’nun ölümü sonrası kamuoyunda nasıl bir tepki oluştu?

Cinayetin ardından Avustralya’da büyük bir toplumsal tepki oluştu. Kadına yönelik şiddet, takıntılı takip ve taciz vakalarının yeterince ciddiye alınmaması yeniden tartışma konusu oldu. Birçok kadın hakları savunucusu, Celeste Manno’nun ölümünün önlenebilir bir cinayet olduğunu savundu.

Sosyal medyada binlerce kişi, “Taciz ihbarları neden dikkate alınmıyor?”, “Koruma kararları neden etkisiz?” sorularını gündeme taşıdı. Olay, Avustralya’daki yasal düzenlemelerin gözden geçirilmesi çağrılarını da beraberinde getirdi.

Mahkeme kararı ne oldu, Luay Sako kaç yıl hapis cezası aldı?

Yargılama sürecinin sonunda Luay Sako, kasten adam öldürme suçundan 36 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme, sanığın cinayeti planlı şekilde gerçekleştirdiğine ve pişmanlık göstermediğine hükmetti.

Hakim kararında, taciz sürecinin açıkça görüldüğünü ve sanığın uzun süreli bir saplantı sonucu cinayeti işlediğini vurguladı. Celeste Manno’nun ailesi ise verilen cezanın acılarını dindirmeye yetmeyeceğini belirtti.

Saplantı cinayetleri neden artıyor, uzmanlar ne diyor?

Uzmanlara göre, saplantılı takip ve taciz vakaları çoğu zaman “önemsiz” görülüyor. Ancak bu tür davranışların büyük bir kısmı, ilerleyen süreçte fiziksel şiddet ve cinayetle sonuçlanabiliyor. Psikologlar, saplantılı bireylerin reddedilmeyi kabul edemediğini ve kontrol duygusunu kaybettiklerinde tehlikeli hale geldiklerini belirtiyor.

Celeste Manno cinayeti, bu uyarıların ne kadar haklı olduğunu bir kez daha ortaya koydu.

Avustralya’da kadın cinayetleri ve taciz yasaları yeterli mi?

Olay sonrası Avustralya’da kadın cinayetlerine karşı mevcut yasaların yeterliliği sorgulanmaya başladı. Hukukçular, koruma kararlarının daha sıkı denetlenmesi ve taciz şikâyetlerinin daha erken aşamada suç kapsamına alınması gerektiğini savunuyor.

Celeste Manno’nun ölümü, yalnızca bir cinayet değil, aynı zamanda sistemsel bir ihmaller zinciri olarak değerlendiriliyor.

Kaynak: Haber Merkezi