1. Gün içinde dışarıdan alınan kahveler
Sabah işe giderken, öğle arasında ya da akşam kısa bir yürüyüşte… Her anın bahanesi var.
“Bir kahveden ne olacak?” düşüncesi, en hızlı para kaybettiren alışkanlıklardan biri.
Ortalama bir kahveyi 60 TL kabul edersek ve günde iki kahve içiyorsan, ay sonunda yalnızca bu alışkanlık 3.600 TL’ye yaklaşıyor. Üstelik bu tutar çoğu kişi için fark edilmeden ödeniyor.
2. İptal etmeyi unuttuğumuz uygulama abonelikleri
Üç günlük deneme süresiyle başlayan üyelikler, aylarca karttan çekilmeye devam edebiliyor.
Artık kullanmadığın dizi platformları, spor uygulamaları ya da “belki lazım olur” diye açtığın üyelikler, sessiz sedasız bütçeyi kemiriyor.
Sadece birkaç unutulmuş abonelik, ayda 150 – 200 TL değil, çoğu zaman daha fazlasına mal oluyor.
3. Online alışverişlerdeki kargo ücretleri
Sepetteki ürün ucuz olabilir ama kargo bedeli neredeyse ürün kadar tutabiliyor.
“Bir şey daha ekleyeyim de kargo bedava olsun” düşüncesi ise çoğu zaman daha pahalıya mal oluyor.
Sık sık internetten alışveriş yapan biri için ay sonunda sırf kargo ücretlerine giden yüzlerce lira hiç de sürpriz değil.
4. Evde yapılabilecek yemeği sürekli dışarıdan söylemek
“Bugünlük dışarıdan söyleyelim” cümlesi masum görünse de büyük şehirde en pahalı alışkanlıklardan biridir.
Bir öğünlük dışarıdan yemek parasıyla evde birkaç kişilik yemek yapmak mümkünken, bu alışkanlık maaşın ciddi bir kısmını sessizce yutar.
Özellikle öğle yemeklerini sürekli dışarıdan yiyenler için bu kalem çok hızlı büyür.
5. Matara taşımak yerine her gün dışarıdan su almak
“Bir şişe sudan ne olacak?” demek çok kolaydır.
Ama günde 10 – 15 TL’lik su harcaması ay sonunda 300 – 450 TL arasında bir gider oluşturur.
Yanında taşıdığın bir matara hem bütçene hem de çevreye ciddi katkı sağlar.
6. Her yere araba ile gitmek
Yürünebilecek ya da toplu taşıma ile kolayca gidilebilecek mesafelerde bile arabayı tercih etmek, yakıt ve park ücretiyle birlikte fark edilmeden büyük bir yük oluşturur.
Tek yön yakıtı 150 TL kabul edersek, günde 300 TL sadece ulaşım için harcanmış olur.
Ay sonunda bu rakam 9.000 TL’yi aşabilir. Üzerine otopark ücretleri de eklenirse tablo daha da ağırlaşır.
7. Market alışverişlerindeki küçük kaçamaklar
Alışveriş listesi dışında sepete atılan:
-
atıştırmalıklar
-
yeni çıkan ürünler
-
soslar ve içecekler
kasada çok fark edilmez. Ancak her market alışverişinde 100 TL fazladan harcamak, ay sonunda ciddi bir bütçe sızıntısına dönüşür.
Asıl tehlike, bu harcamanın “normalleşmesi”dir.
8. Son dakika çağrılan taksiler
Toplu taşıma varken “Bu sefer taksiyle gideyim” diyerek çağrılan her araç, özellikle büyük şehirlerde 400 – 500 TL arasında bir maliyet oluşturabiliyor.
Haftada birkaç kez tekrarlandığında, ulaşım için ayrılan bütçe fark edilmeden maaşın önemli bir bölümünü götürüyor.
9. Faturaları ve kredi kartı borcunu birkaç gün geciktirmek
“Bir iki gün geç ödesem ne olur?” düşüncesi, bankaların en sevdiği alışkanlıklardan biridir.
Kredi kartında asgari tutarı ödemeyi alışkanlık haline getirenler için faiz yükü çok hızlı büyür. Küçük görünen gecikmeler, birkaç ay içinde ciddi rakamlara dönüşebilir.
10. EFT, havale ücretleri ve kart aidatları
Çoğu kişi, bankacılık işlemlerinde kesilen küçük tutarları önemsemez.
Ancak sık yapılan para transferleri, hesap işletim ücretleri ve yıllık kart aidatları birleştiğinde fark edilir bir gider kalemi ortaya çıkar.
Özellikle birden fazla banka ve kart kullananlar için bu kalem kontrol edilmediğinde sessiz bir masraf canavarına dönüşür.
Paranın nereye gittiğini bilmeden tasarruf olmaz
Ay sonunda bütçenin yetmemesinin sebebi çoğu zaman maaşın düşüklüğü değil, farkında olunmayan bu küçük ama sürekli giderlerdir.
Bir aylık kart ekstresini kalem kalem incelemek, bu 10 başlıktan hangilerinin sende alışkanlık haline geldiğini açık şekilde gösterir.
Tasarruf, hayat kalitesini düşürmek değil; gereksiz sızıntıları kapatmaktır.





