Türkiye’de hayvancılık sektörü 2025 yılında dikkat çeken bir büyüme performansı sergiledi. Türkiye İstatistik Kurumu’nun yayımladığı hayvansal üretim verilerine göre hem büyükbaş hem küçükbaş hayvan varlığında güçlü bir artış yaşandı. Açıklanan rakamlar, üretim kapasitesinin genişlediğini ve kırsal ekonomide canlılığın devam ettiğini gösteriyor. Tarım ve hayvancılık alanındaki desteklerin ve üretim politikalarının sahaya yansıdığı görülürken, sektör temsilcileri artışı sürdürülebilir büyümenin işareti olarak değerlendiriyor.
Büyükbaş hayvan varlığında güçlü yükseliş
2025 yılı verilerine göre büyükbaş hayvan sayısı bir önceki yıla kıyasla yüzde 4,3 artarak 17 milyon 709 bine ulaştı. Bu artış, son yılların en dikkat çekici yükselişlerinden biri olarak kayda geçti. Büyükbaş kategorisinin ana omurgasını oluşturan sığır varlığı da aynı oranda artarak 17 milyon 544 bine çıktı. Manda sayısında da yükseliş görülmesi dikkat çekti. 2025’te manda varlığı yüzde 1,7 artışla 164 bin 785 baş olarak hesaplandı.
Uzmanlar, büyükbaş hayvancılıktaki artışın süt ve et üretim kapasitesine doğrudan katkı sağlayacağını belirtiyor. Özellikle modern çiftlik yatırımlarının artması ve verimli ırkların yaygınlaşması üretim potansiyelini güçlendiriyor. Büyükbaş hayvan sayısındaki artış, gıda arz güvenliği açısından da stratejik önem taşıyor.
Küçükbaş hayvancılıkta büyüme hızlandı
Küçükbaş hayvan varlığındaki artış büyükbaş kategorisini de geride bırakan bir hızla gerçekleşti. 2025’te küçükbaş hayvan sayısı yüzde 5,4 yükselerek 57 milyon 874 bine çıktı. Bu artış kırsal bölgelerde küçük üreticinin sektördeki etkinliğinin devam ettiğini gösteriyor.
Koyun sayısı yüzde 5,9 artışla 46 milyon 689 bine ulaştı. Keçi varlığı ise yüzde 3,4 yükselerek 11 milyon 186 bine çıktı. Küçükbaş hayvancılık, özellikle mera kullanımına dayalı üretim modeli sayesinde düşük maliyetli ve sürdürülebilir bir yapı sunuyor. Bu nedenle sektör, kırdan kente göçün dengelenmesi ve yerel ekonomilerin güçlenmesi açısından önemli bir rol oynuyor.
Uzmanlar küçükbaş hayvancılığın kırmızı et arzında denge unsuru olduğunu ve ithalat baskısını azaltan bir üretim alanı sunduğunu vurguluyor. Aynı zamanda küçükbaş süt ürünleri ve yan ürünlerin katma değerli ihracat potansiyeli de giderek artıyor.
Bal üretiminde istikrarlı artış
Hayvansal üretim istatistiklerinde arıcılık faaliyetleri de dikkat çekici bir tablo ortaya koydu. 2025 yılında bal üretimi bir önceki yıla göre yüzde 1,8 artarak 97 bin 253 tona ulaştı. Türkiye, dünya bal üretiminde üst sıralarda yer alan ülkeler arasında bulunuyor. Üretimdeki artış, arıcılık sektörünün iklim koşullarına rağmen dirençli yapısını koruduğunu gösteriyor.
Arıcılık yalnızca bal üretimiyle sınırlı kalmıyor; polen, propolis ve arı sütü gibi katma değerli ürünler de ekonomiye katkı sağlıyor. Kırsal kalkınma projelerinde arıcılığın önemli bir gelir kapısı haline gelmesi, üretimdeki sürekliliği destekliyor.
İpek kozasında dikkat çeken sıçrama
2025 verilerinde en çarpıcı artışlardan biri yaş ipek kozası üretiminde görüldü. Üretim yüzde 38,4 gibi yüksek bir oranla artarak 118 tona ulaştı. İpek böcekçiliğinin yeniden canlandırılması için yürütülen destek programlarının sonuç vermeye başladığı değerlendiriliyor.
İpek üretimi hem geleneksel el sanatlarının yaşatılması hem de ihracata yönelik katma değerli tekstil ürünleri açısından önem taşıyor. Uzmanlara göre bu alandaki artış, yerel üreticinin teşviklerle yeniden üretime yöneldiğini gösteriyor.
Hayvancılık ekonomiye nasıl yansıyor?
Hayvan varlığındaki artış yalnızca sayısal bir büyüme değil, aynı zamanda ekonomik bir genişleme anlamına geliyor. Artan üretim kapasitesi, et ve süt sanayisini besliyor, gıda fiyat istikrarına katkı sağlıyor ve kırsal istihdamı destekliyor. Türkiye’nin geniş mera alanları ve iklim çeşitliliği, hayvancılık için doğal bir avantaj oluşturuyor.
Tarım ekonomistleri, üretimdeki artışın sürdürülebilir olması için yem maliyetleri, su kaynakları ve hayvan sağlığı yatırımlarının eş zamanlı güçlendirilmesi gerektiğini belirtiyor. Verimlilik odaklı üretim modelleri ve dijital tarım uygulamaları, sektörün geleceğinde belirleyici olacak unsurlar arasında yer alıyor.
2025 verileri, Türkiye hayvancılığının büyüme eğilimini koruduğunu ve üretim altyapısının güçlendiğini gösteriyor. Büyükbaş ve küçükbaş hayvan varlığındaki artış, bal ve ipek üretimindeki yükselişle birlikte değerlendirildiğinde, hayvansal üretimin ekonomideki stratejik konumunu daha da pekiştiriyor.





