Kolejden yapılan açıklamaya göre, yeni bir okula başlamak çocukları yeni öğretmenler, arkadaşlar ve rutinlerle tanıştırırken, ebeveynler için de önemli bir değişim sürecini beraberinde getiriyor.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Akın, yeni eğitim öğretim yılında çocukların okula uyum sürecinde ebeveynlerin yaklaşımının önemli olduğunu aktardı.

Okula uyum sürecinin yalnızca çocuk açısından değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Akın, çocuk, aile ve okulun söz konusu dönemde yeni bir ilişki ve güven alanı oluşturduğunu ifade etti.

Akın, okula uyumun, çocuğun ilk günden itibaren hiç ağlamaması ya da hemen sınıfa girmesi anlamına gelmediğini vurgulayarak, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Uyum, çocuğun zaman içinde okulda kendini güvende hissetmesi, öğretmeniyle bağ kurması, günlük akışı tanıması, ihtiyaçlarını ifade edebilmesi ve ailesinden ayrıldıktan sonra yeniden sakinleşebilmesidir. Bazı çocuklar ilk gün kolaylıkla sınıfa girerken, bazıları daha fazla zamana ihtiyaç duyabilir. Her çocuğun mizacı, gelişimsel özellikleri ve değişime verdiği tepki farklı. Bu nedenle çocukları birbirleriyle karşılaştırmamak gerekir."

Çocukların ebeveynlerinin yalnızca söylediklerini değil, ses tonlarını, yüz ifadelerini ve beden dillerini de takip ettiğine dikkati çeken Akın, anne ve babaların bu süreçte sakin, net ve güven veren bir tutum sergilemesinin önemli olduğunu vurguladı.

Akın, okula ilişkin çocuğa gerçekçi ve sade bilgiler verilmesini önererek, "Hiç üzülmeyeceksin, çok güzel olacak" gibi kesin ifadeler yerine yeni bir başlangıcın hem heyecanlı hem de zaman zaman zorlayıcı olabileceğinin anlatılabileceğini kaydetti.

"VEDALAR KISA, SEVGİ DOLU VE KARARLI OLMALI"

Okul kapısındaki vedaların kısa, sevgi dolu ve kararlı olması gerektiğini aktaran Akın, çocuktan gizlice uzaklaşmanın güven duygusunu olumsuz etkileyebileceğine dikkati çekti.

Akın, "Bunda ağlanacak ne var?', 'Arkadaşların ağlamıyor' ya da 'Artık büyüdün' gibi ifadeler yerine çocuğun yaşadığı duygu, kabul edilmeli. Çocuğa, 'Benden ayrılmak şu anda sana zor geliyor, seni anlıyorum' diyebiliriz. Ancak duygusunu kabul etmek, kararı ona bırakmak anlamına gelmez. 'Gitmek istemediğini anlıyorum, bugün yine de okula gideceğiz' yaklaşımı, hem empatiyi hem de ebeveynin güven veren kararlılığını gösterir." ifadelerini kullandı.

Uyum döneminde düzenli okul devamlılığının korunmasının, uyku ve beslenme rutinlerine dikkat edilmesinin önemli olduğunu belirten Akın, okul çıkışında çocukların yoğun sorularla karşılanmamasını tavsiye etti.

Akın, "Bugün ne yaptın?", "Ne yedin?", "Ağladın mı?" gibi peş peşe sorular yerine çocukla yeniden bağ kurulmasına öncelik verilmesi gerektiğine değinerek, "Seni gördüğüme sevindim" gibi bir karşılama cümlesinin ardından "Bugünün en güzel kısmı neydi" gibi açık uçlu soruların, çocukların kendilerini daha rahat anlatmasına alan açabileceğine işaret etti.

Okul ve aile arasındaki güven ilişkisinin çocuğun uyum sürecini doğrudan desteklediğini vurgulayan Akın, ebeveynlerin kaygılarını çocuğun yanında tartışmak yerine öğretmenleriyle paylaşmasının önemli olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

"Her çocuk okula kendi hızında uyum sağlar. Uyum bir yarış değil. Önemli olan, çocuğun hiç zorlanmaması değil, zorlandığında onu anlayan, sakin ve güven veren yetişkinlerin yanında olduğunu bilmesi. Ailenin ve okulun aynı güven duygusunda buluşması, çocuğun yeni dünyasına çok daha sağlam adımlarla ilerlemesini sağlar."

Kaynak: AA