Bosna Hersek'in Srebrenitsa kentinden yola çıkan "Filistin Konvoyu" Gaziantep’e geldi. Aktivistlerin yer aldığı otobüs ve otomobillerden oluşan "Filistin Konvoyu binlerce vatandaş tarafından karşılandı. Çeşitli ülkelerden 500’ü aşkın aktivistin yer aldığı konvoyun Gaziantep’e gelişi dolayısıyla Şahinbey Millet Camisi'nde miting düzenlendi. Kur’anı Kerim tilaveti ile başlayan programda STK temsilcileri alandaki kitleye hitap etti. Programda Kudüs Platformu adına Mehmet Emin Arslan, Filistin konvoyu sözcüsü Dr. Hüseyin Durmaz, Filistin konvoyu basın sorumlusu Merve Nur Durmuş, Aktivist Yaşar Yavuz konuştu.

71C9Aaa5 61E0 4F65 8D5A 4C9193Efc2F8

BİR SONRAKİ DURAK ŞANLIURFA

Filistin konvoyu sözcüsü Dr. Hüseyin Durmaz konvoyun dünyanın en uzun kara konvoyu olduğunu, Türkiye’de birçok kente uğrayarak yoluna devam ettiğini söyledi. Durmaz, konvoyun Gaziantep’ten sonra Şanlıurfa, Diyarbakır ve Mardin’e uğradıktan sonra Habur Sınır kapısından Irak’a oradan Ürdün’e ve daha sonra batı Şeria’ya gideceğini ifade etti.

YAVUZ TEŞEKKÜR ETTİ

Mitingde Gazianteplilere seslenen Yaşar Yavuz konvoya destek verenlere teşekkür ederek başladı. Yavuz “Öncelikle bu organizasyonu günlerce emek harcayarak düzenleyen, Gaziantep Kudüs Platformuna teşekkür ediyoruz. Platformdaki bütün dernek ve vakıflara ayrı ayrı teşekkür ediyoruz. Ve bizlere ev sahipliği yapan Şahinbey Belediyesine, Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu abimize çok teşekkür ediyoruz.” Dedi.

20B185F3 29B0 4F0C 8F41 4A4F90F3D22F

KOORDİNASYON MERKEZİ GAZİANTEP OLMUŞTUR

Gazze mücadelesinde yaşanan sürece ilişkin konuşan aktivist Yaşar Yavuz “Biz bu yola ilk defa çıkmıyoruz. Önce Global March to Gaza ile Mısır üzerinden Gazze’ye ulaşmaya çalıştık. Ardından Global Sumud Flotilla ile Akdeniz’den yola çıktık. Sonra Sumud Mağrib Direniş Konvoyu ile Libya üzerinden Refah’a ulaşmayı denedik. Şimdi ise Palestine Convoy ile Avrupa’dan başlayarak Türkiye, Irak ve Ürdün üzerinden Batı Şeria’ya ulaşmak için yoldayız. Burada özellikle dikkatinizi çekmek istediğim önemli bir husus var. Az önce saydığım bu uluslararası organizasyonların ve girişimlerin neredeyse tamamının koordinasyon merkezi Gaziantep olmuştur. Bu organizasyonların planlanmasında büyük emek veren ve bugün de aramızda bulunan Filistin Konvoyu Sözcüsü Dr. Hüseyin Durmaz kardeşimiz, bu mücadelenin en önemli isimlerinden biridir. Hüseyin Durmaz kardeşim iadesi ve azmi ile gençlere güzel bir örneklik sergiliyor. Buradan kendisini ve gece gündüz demeden emek veren bütün ekibini yürekten selamlıyorum. Allah kendilerinden razı olsun diyorum.” Dedi.

VAZGEÇMEK GİBİ BİR SEÇENEĞİMİZ YOK

Millet Caminde toplanan kalabalığa hitap eden Yavuz sözlerini şöyle sürdürdü;

“Kardeşlerim, Biliyorsunuz, daha önceki girişimlerimizde hepsinde durdurulduk. Engellendik. Tutuklandık. Şiddete maruz kaldık. Ama vazgeçmedik. Çünkü vazgeçmek gibi bir seçeneğimiz yok. Hayatta uğrunda yorulmadığımız, zaman ayırmadığımız ve bedel ödemediğimiz hiçbir şey gerçekten bizim olamaz. Bu, hayatın değişmez hakikatlerinden biridir. Biz, “Kudüs ilk kıblemizdir, Filistin bizim davamızdır.” diyoruz. Eğer buna inanıyorsak, bunun da bir bedeli, bir sorumluluğu vardır. İşte biz, bu konvoylarla o sorumluluğu omuzlamaya çalışıyoruz.

“BUNU DUYUNCA ŞAŞIRMADIK”

Önceki gün önemli bir haber aldık. İsrail Diaspora İşleri ve Antisemitizmle Mücadele Bakanlığına bağlı J-SOC’un hazırladığı risk değerlendirme raporunda, Filistin Konvoyu “Yüksek Risk” kategorisine alınmış. Bunu duyunca şaşırmadık. Çünkü bütün suçlular korkaktır. Tıpkı işgalci İsrail gibi… Bütün zalimler tedirgindir. Vicdandan korkarlar. Hakikatten korkarlar. İşledikleri suçların dünyaya anlatılmasından korkarlar. Gazze’de on binlerce insan öldürülüyor. Çocuklar açlığa mahkûm ediliyor. Hastaneler, okullar ve şehirler yerle bir ediliyor. Ama onların hazırladığı raporlarda asıl “risk”, bu katliama karşı sesini yükselten vicdan sahibi insanlar oluyor.

"ELİ KANLI SİYONİSTLERİN YÜREĞİNDEKİ KORKU DA BÜYÜYOR"

Demek ki siyonizmin en büyük korkusu, dünyanın dört bir yanında aynı vicdanda buluşan milyonların ayağa kalkmasıdır. En büyük korkusu, işgali meşrulaştıran sessizliğin bozulmasıdır. En büyük korkusu, insanlığın yeniden vicdan sahibi olmasıdır. Silahsız, sivil ve barışçıl bir Filistin Konvoyu’nu bile “yüksek risk” olarak gören bir anlayış, aslında kendi suçunu itiraf etmektedir. Bizim için bu rapor bir suçlama değildir. Bizim için bu rapor, doğru yerde durduğumuzun ve hakikatin doğru yerden yankı bulduğunun bir itirafıdır. Demek ki doğru yerden rahatsız ediyoruz. O halde Filistin Konvoyu Irak sınırına doğru ilerlerken daha da kalabalık olmalı. Daha da büyümeli. Çünkü biz çoğaldıkça… Saflarımız sıklaştıkça…Vicdan cephesi büyüdükçe… Eli kanlı siyonistlerin yüreğindeki korku da büyüyor. Çünkü hakikati savunan her söz…Vicdanı temsil eden her adım…Ve zulme karşı yükselen her ses… İşgal düzenini sarsar. Belki bu yolda yine engelleneceğiz. Belki yine tutuklanacağız. Belki Gazze’ye ulaşamadığımız gibi Batı Şeria’ya da ulaşamayacağız. Ama tarih şunu yazacak: “Birileri zulmü sadece seyretmedi.” Ve işgalci İsrail şunu çok iyi bilsin: Gazze özgür oluncaya… Batı Şeria işgalden kurtuluncaya… Ve Filistin hür oluncaya kadar bu mücadelemizden asla vazgeçmeyeceğiz."

Kaynak: Haber Merkezi