Çalışma kapsamında laboratuvar ortamında kontrollü koşullarda elde edilen biyokütleler kullanılarak protein, amino asit, çoklu doymamış yağ asitleri ve antioksidan bileşenler bakımından zengin fonksiyonel kremalı bisküviler hazırlanıyor.

Protein, amino asit, vitamin ve antioksidan bileşenler bakımından zenginleştirilen ürünün deprem ve diğer afetlerde kullanılabilecek alternatif gıdalar arasında yer alması amaçlanıyor.

GAÜN Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Bozkurt'un yürütücülüğünde TÜBİTAK 1001 Programı kapsamında desteklenen projede, Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abuzer Çelekli, bir gıda firmasının AR-GE Müdürü Selçuk Arslan ve araştırmacılar yer alıyor.

Prof. Dr. Hüseyin Bozkurt, AA muhabirine, projeyi 6 Şubat 2023'teki Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından hazırladıklarını, afet dönemlerinde insanların protein, enerji ve temel besin ihtiyaçlarını karşılayabilecek, uzun raf ömrüne sahip gıdalara ihtiyaç duyulduğunu söyledi.

Afet çantalarında özellikle protein ve karbonhidrat bakımından zengin kuru gıdaların önemli yer tuttuğunu ifade eden Bozkurt, toplumda yaygın görülen bazı besin ögesi eksikliklerini de dikkate aldıklarını kaydetti.

Fonksiyonel bir ürün hazırlamayı amaçladıklarını belirten Bozkurt, şöyle konuştu:

"Projenin temel amacı, insan sağlığına faydalı bileşenlerle zenginleştirilmiş fonksiyonel bir gıda üretmek ve bu ürünü deprem çantalarında kullanılabilecek bir forma dönüştürmek. Afet anlarında insanların protein, enerji ve besin ihtiyaçlarının karşılanmasına katkı sağlamayı hedefliyoruz."

- RAF ÖMRÜ 12 AY

Hedef ürün olarak raf ömrü uzun bir atıştırmalık seçtiklerini anlatan Bozkurt, hem bisküvi kısmını hem de kremasını fonksiyonel bileşenlerle zenginleştirdiklerini, ürettikleri ürünün raf ömrünün 12 ay olduğunu dile getirdi.

Mikroalglerin son yıllarda fonksiyonel gıda çalışmalarında öne çıktığını belirten Bozkurt, "Bu amaçla üç farklı mikroalg kullandık. Bunlardan ilki yüksek protein ve esansiyel amino asit içeriğiyle bilinen Spirulina. İkincisi D vitamini ve çoklu doymamış yağ asitleri bakımından zengin Schizochytrium, üçüncüsü ise beta-karoten ve doğal pigmentler açısından zengin Dunaliella oldu." dedi.

Bozkurt, geliştirilen bisküvinin geleneksel ürünlere göre daha yüksek protein ve amino asit içeriğine sahip olduğunu, Schizochytrium sayesinde çoklu doymamış yağ asitleri bakımından da zenginleştirildiğini söyledi.

Araştırma kapsamında ürünlerin biyokimyasal, fiziksel, duyusal ve aroma özelliklerinin ayrıntılı olarak incelendiğini anlatan Bozkurt, mikroalglerin doğal pigmentlerinden yararlanılarak görsel açıdan da dikkat çekici bir ürün ortaya çıkarıldığını ifade etti.

Üç farklı mikroalg türünün birlikte kullanılmasının çalışmanın özgün yönlerinden biri olduğunu vurgulayan Bozkurt, proje sonuçlarının bilimsel yayınlarla literatüre kazandırılmasının yanı sıra sanayiye aktarılabilecek katma değerli bir ürün ortaya koyacağını belirtti.

Kaynak: AA