Türkiye, İstanbul’da yaşanan bıçaklı saldırı dehşeti ile sarsıldı. İddiaya göre, babası tarafından Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinden çıkarılan 17 yaşındaki F.S.B., dün sabah saatlerinde okula gitti. Sınıfa giren saldırgan okulda Biyoloji Öğretmeni olarak görev yapan Fatma Nur Çelik’i bıçakla yaraladı. Olay sırasında araya giren öğretmen ve öğrenciyi de yaralayan saldırgan, gözaltına alındı.

Ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan Fatma Nur Çelik, tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti.

ÖĞRETMENLER PROTESTO ETTİ

Olayın ardından Türkiye genelinde sendikaların aldığı kararla öğretmenler iş bıraktı. Gaziantep’te de iş bırakan öğretmenler, Balıklı Parkı’nda bir araya geldi, eğitimdeki şiddet protesto edildi. Eğitim-Sen Gaziantep Şube Başkanı Ömer Parlakçı, basın açıklamasında bulundu.

BU SALDIRI MÜNFERİT DEĞİLDİR

Parlakçı, “2 Mart Pazartesi günü İstanbul Çekmeköy Taşdelen Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde gerçekleştirilen bıçaklı saldırıda iki meslektaşımız ve bir öğrenci yaralanmış, yaralanan arkadaşlarımızdan biri tüm müdahalelere rağmen yaşamını yitirmiştir. Bugün burada yalnızca aramızdan koparılan arkadaşımız için değil, yıllardır göz ardı edilen itibarımız ve can güvenliğimiz için toplandık. Yaşamını kaybeden meslektaşımızın ailesine, yakınlarına, öğrencilerine ve tüm eğitim emekçilerine başsağlığı diliyoruz. Yaralanan öğretmen arkadaşımıza ve öğrencimize acil şifalar diliyoruz.”

OKULLARDA ŞİDDETİ ÖNLEYİCİ DESTEK MEKANİZMALARI GÖZDEN GEÇİRİLMELİ

Okullarda artan şiddet vakaları uzun süredir ciddi bir tehdit oluşturduğunu söyleyen Parlakçı, “Yaptığımız uyarıları dikkate almayarak, kalıcı ve önleyici politikalar hayata geçirmeyen Milli Eğitim Bakanlığı bu olayın birinci derecede sorumlusudur. Somut ve kalıcı adımlar atılmadığı için şiddet ortamı giderek derinleşmiştir. Bir okulda kesici aletle saldırı gerçekleştirilebilmesi, güvenlik mekanizmalarının yetersizliğini açıkça ortaya koymaktadır. Okullarda şiddeti önleyici destek mekanizmaları ciddi biçimde gözden geçirilmelidir.”

MÜCADELEMİZ KARARLILIKLA SÜRECEK

Buradan başta Millî Eğitim Bakanlığı olmak üzere tüm yetkililere çağrıda bulunan Parlakçı, “Okul güvenliği konusunda bütünlüklü, bilimsel ve katılımcı bir politika derhal hayata geçirilmelidir. Rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetleri güçlendirilmelidir. Her okulda yeterli sayıda uzman personel görevlendirilmelidir. Risk altındaki öğrenciler için erken müdahale ve destek programları uygulanmalıdır. Okullarda şiddeti önlemeye dönük bağlayıcı bir eylem planı hazırlanmalıdır. Eğitim emekçilerinin mesleki itibarını koruyacak, hedef gösterilmelerini engelleyecek açık ve net bir tutum alınmalıdır. Bu saldırının tüm yönleriyle aydınlatılması gerekmektedir. İhmali bulunanlar tespit edilmeli ve sorumlular hesap vermelidir. Gelecekte benzer vakaların yaşanmaması için bu acının üzeri örtülmemelidir. Eğitim emekçileri olarak güvenli bir çalışma ortamı talep ediyoruz. Bu talep bir ayrıcalık değil, en temel haktır. Güvenli olmayan bir okulda sağlıklı bir eğitim süreci yürütülemez. Okullarımızı şiddete teslim etmeyeceğiz. Öğretmenlerin ve öğrencilerin güvenli, huzurlu ve sağlıklı bir eğitim ortamında bulunma hakkını savunmaya devam edeceğiz. Yitirdiğimiz meslektaşımızın anısı önünde saygıyla eğiliyor; benzer acıların bir daha yaşanmaması için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizin bilinmesini istiyoruz” ifadelerini kullandı.

Kaynak: Ayhan Duman