İstanbul Esenyurt’ta uğradığı saldırı sonrası 13 Ekim’de hayatını kaybeden gazeteci ve aktivist Hakan Tosun hakkında hazırlanan Adli Tıp Kurumu (ATK) raporu kamuoyuna yansıdı. Rapora göre Tosun’un ölüm nedeni, sanıkların iddialarının aksine uyuşturucu ya da alkol değil, doğrudan şiddet kaynaklı ağır kafa travması olarak belirlendi. ATK raporu, vücudunun birçok bölgesinde darp izleri ve hayati kırıklar tespit edildiğini ortaya koydu.
Hakan Tosun’un ATK raporunda ne yazıyor, ölüm nedeni ne olarak belirlendi?
Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan otopsi raporunda, Hakan Tosun’un ölüm sebebi açık ve net bir şekilde “şiddet kaynaklı ağır kafa travması” olarak tanımlandı. Raporda, baş bölgesine alınan darbelerin beyin kanamasına ve beyin dokusunda ciddi ezilmelere yol açtığı ifade edildi. Bu bulgular, Tosun’un ölümünün doğal ya da kendi kendine gelişen bir durum olmadığını, doğrudan fiziksel saldırı sonucu gerçekleştiğini ortaya koydu.
Hakan Tosun’un vücudunda darp izi var mı, hangi kırıklar tespit edildi?
ATK raporuna göre Hakan Tosun’un:
Yüzünde
Başında
Boynunda
Kollarında
Göğsünde
Sırtında
Bacaklarında
çok sayıda darp izi bulundu. Bununla birlikte:
Kafatasında kırık,
Göz çukuru kemiğinde kırık,
Sfenoid kemikte kırık,
Boyun omurgasında kırık,
Omurilikte kanama
tespit edildi. Bu bulgular, Tosun’un tek bir darbe değil, çoklu ve şiddetli saldırılara maruz kaldığını gösteriyor.
Hakan Tosun’un beyin kanaması geçirdiği raporla doğrulandı mı?
Evet. ATK raporunda, başa alınan darbeler sonucunda beyin kanaması meydana geldiği ve beyin dokusunda ezilme oluştuğu açıkça belirtildi. Beyin kanaması ve omurilik hasarı, Tosun’un hayati fonksiyonlarını geri dönülmez biçimde etkileyen temel unsurlar arasında yer aldı.
Sanıkların “uyuşturucu etkisindeydi” iddiası doğru mu?
Tutuklu şüpheliler, ifadelerinde Hakan Tosun’un olay sırasında alkol ve uyuşturucu etkisi altında olduğunu, çevreye küfür ettiğini ve “uygunsuz hareketler” sergilediğini iddia etmişti. Ayrıca Tosun’un çantasında uyuşturucu bulunduğunu da öne sürmüşlerdi.
Ancak ATK raporu bu iddiaları kesin biçimde çürüttü. Yapılan toksikolojik incelemelerde:
Hakan Tosun’un vücudunda uyuşturucu ya da uyarıcı maddeye rastlanmadı,
Çantasından çıktığı iddia edilen hapların uyuşturucu veya uyarıcı nitelikte olmadığı belirlendi.
Bu sonuçlarla birlikte, sanıkların savunmalarının bilimsel ve tıbbi karşılığı olmadığı ortaya çıktı.
ATK raporu sanık ifadeleriyle neden çelişiyor?
Sanıklar, Tosun’un kendi davranışları nedeniyle olayın büyüdüğünü öne sürerken; ATK raporu, Tosun’un ölümüne neden olan sürecin yoğun fiziksel şiddet sonucu gerçekleştiğini ortaya koydu. Raporda yer alan çok sayıda kırık ve hayati hasar, savunmaların aksine orantısız güç kullanıldığını gösteriyor.
Üçüncü kişi Y.Ö. kim, olayda ne yaptı?
Dosyada “üçüncü kişi” olarak geçen Y.Ö., soruşturma kapsamında tanık sıfatıyla dinlendi. Kamera kayıtlarına göre:
İlk saldırının ardından olay yerine geri geldi,
İkinci saldırı sonrası şüphelilerden Abdurrahman Murat’ı motosikletiyle olay yerinden uzaklaştırdı,
Daha sonra tekrar olay yerine döndü.
Bu hareketler kamuoyunda tartışma yaratırken, emniyet tarafından hazırlanan görüntü inceleme tutanağında Y.Ö.’nün olayı engellemeye çalıştığı öne sürüldü.
Savcılık Y.Ö. hakkında neden işlem yapmadı?
Savcılık, emniyetin hazırladığı görüntü inceleme ve araştırma tutanağına dayanarak Y.Ö. hakkında suç unsuruna rastlanmadığını açıkladı. Dosyada yer alan iki ayrı fotoğraf ve kamera görüntülerinin, Y.Ö.’nün saldırıya aktif olarak katıldığını göstermediği belirtildi. Bu karar ise kamuoyunda ve meslek örgütlerinde tartışmalara neden oldu.
Hakan Tosun’a saldırı nasıl gerçekleşti, olay günü ne yaşandı?
Hakan Tosun, 10 Ekim akşamı Esenyurt’ta ailesinin evine gitmek üzere yola çıktı. Eve yalnızca birkaç dakika mesafede:
İki ayrı saldırıya uğradı,
Yol kenarında baygın halde bulundu,
Olay yerine çağrılan ambulansla hastaneye kaldırıldı.
Ancak üzerinde kimlik bulunmadığı için hastane kaydı yapılamadı ve ailesine uzun süre ulaşılamadı.
Hakan Tosun neden günlerce kimliksiz kaldı?
Kimlik bulunamaması nedeniyle Hakan Tosun’un hastanede kaydı yapılamadı. Bu durum, ailesinin Tosun’un hastanede olduğunu günlerce öğrenememesine yol açtı. Bu ihmaller zinciri, kamuoyunda ciddi eleştirilere neden oldu.
Hakan Tosun ne zaman hayatını kaybetti?
Hakan Tosun’un hastanede yapılan tetkiklerinde beyin kanaması geçirdiği tespit edildi ve yoğun bakıma alındı. Ancak tüm müdahalelere rağmen:
13 Ekim Pazartesi günü
Beyin ölümü gerçekleşti
ve hayatını kaybetti.
Olayla ilgili kaç kişi tutuklandı, suçlamalar ne?
Polis soruşturması kapsamında:
18 ve 24 yaşlarında iki şüpheli gözaltına alındı,
Şüpheliler daha sonra “kasten yaralama” suçlamasıyla tutuklandı.
ATK raporunun ardından bu suçlamaların yeniden değerlendirilmesi gerektiği yönünde hukukçular ve basın meslek örgütlerinden çağrılar yükseldi.
Gazeteci Umut Taştan neden tehdit edildi?
Olayın ardından mahalle sakinleri ve esnafla görüşerek sahada araştırma yapan gazeteci Umut Taştan, fail yakınları tarafından tehdit edildiğini açıkladı. Bu durum, basın özgürlüğü ve gazetecilerin güvenliği konusunda yeni bir tartışma başlattı.
Hakan Tosun kimdir, neden kamuoyunda büyük yankı uyandırdı?
Hakan Tosun, gazeteci ve aktivist kimliğiyle bilinen, toplumsal olaylara duyarlılığıyla tanınan bir isimdi. Ölümünün ardından ortaya çıkan bulgular, yalnızca bireysel bir adli vakayı değil; şiddet, cezasızlık ve adalet tartışmalarını da beraberinde getirdi.





