Son dakika haberine göre, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde (İBB) gerçekleştirilen veri kopyalama eyleminin Ekrem İmamoğlu’nun doğrudan talimatıyla yapıldığı iddia edildi. “Siyasal Casusluk” suçlamasıyla hazırlanan iddianamede, İmamoğlu dışında Necati Özkan, Hüseyin Gün ve Merdan Yanardağ gibi isimler de yer aldı. Özellikle 15 Temmuz 2016 tarihinde Hüseyin Gün'ün İstanbul’dan Ankara’ya gerçekleştirdiği uçuş kaydı bulunmayan gizemli seyahat, soruşturmanın en çarpıcı unsurlarından biri olarak öne çıktı.

Hüseyin Gün’ün uçuş kaydı olmayan 15 Temmuz Ankara yolculuğu mercek altında

HTS kayıtları incelendiğinde, Hüseyin Gün’ün 15 Temmuz sabahı saat 06:16’da Atatürk Havalimanı yakınlarında, 08:01’de ise Ankara Esenboğa Havalimanı çevresinde sinyal verdiği tespit edildi. Ancak herhangi bir ticari uçuş kaydına ulaşılamadı. Bu durum, özel hava aracı, kayıtdışı seyahat veya askeri uçak kullanımı gibi olasılıkları gündeme taşıdı.

“Ankara Gitme, Plan Ne” notları, FETÖ bağlantılı Mustafa Özcan’la irtibat iddiası

İddianamede ele geçirilen belgeler arasında yer alan “Ankara Gitme” ve “Plan Ne” şeklindeki ifadeler, dikkat çeken başka bir detay oldu. Güvenlik birimleri, Hüseyin Gün’ün FETÖ mensuplarıyla ilişkili olduğu, özellikle de kırmızı bültenle aranan Mustafa Özcan ile İngiltere’de görüşmeler yaptığı iddiasını gündeme taşıdı. Bu iddialar, casusluk faaliyeti ve veri paylaşımı bağlamında değerlendirilirken, ilgili belgeler soruşturmanın seyrini derinden etkiledi.

Casusluk iddianamesinde seçim verileri, yabancı istihbarat servisleri iddiası

Hazırlanan iddianamede, İBB verilerinin kopyalanmasının sadece yerel bir siyasi hareket değil, uluslararası bir istihbarat operasyonunun parçası olduğu öne sürüldü. Verilerin, seçim çalışmaları çerçevesinde yabancı istihbarat servislerine aktarıldığı iddiası, soruşturmanın küresel bir boyuta taşınmasına neden oldu. Bu kapsamda, İstanbul'daki kamu verilerine kimlerin erişim sağladığı ve bu verilerin nasıl kopyalandığı detaylı olarak inceleniyor.

Hüseyin Gün’ün baz sinyalleri, uçuşsuz seyahati, askeri uçak ihtimali tartışılıyor

İddianamede yer alan teknik analizlere göre, Hüseyin Gün’ün sinyalleri 15 Temmuz günü saat 16:01’de yeniden Esenboğa’da, 17:10’da ise Sabiha Gökçen Havalimanı’nda tespit edildi. Her iki lokasyon arasında da herhangi bir uçuş kaydı bulunmaması, soruşturma makamlarını daha derin bir araştırmaya yöneltti. Özellikle FETÖ’nün TSK’daki etkinliği göz önünde bulundurularak, askeri uçakla yapılan bir transfer ihtimali üzerinde duruluyor.

İmamoğlu’nun adı ilk kez bu denli açık bir biçimde casusluk dosyasına girdi

Ekrem İmamoğlu'nun adı daha önce çeşitli siyasi tartışmalarla gündeme gelse de, ilk kez bir “siyasal casusluk” iddianamesinde doğrudan talimat verici olarak yer alması, hem siyasi hem de hukuki düzlemde geniş yankı uyandırdı. Kamuoyunda büyük merak uyandıran bu gelişme, ilerleyen günlerde yeni belgelerin ve ifadelerin ortaya çıkabileceğine işaret ediyor.

Veri güvenliği, kamu kurumları, seçim manipülasyonu ve istihbarat faaliyetleri gündemde

İddianamede yer alan bilgiler, yalnızca bireyler üzerinden değil, kurumsal zafiyetler ve güvenlik açıkları yönünden de dikkat çekici. Kamu kurumlarında hangi verilerin nasıl korunması gerektiği, bu verilere erişimin kimler tarafından nasıl sağlandığı gibi konular, kamuoyunun gündeminde önemli bir yer tutmaya başladı. Uzmanlar, seçim dönemlerinde kamu verilerinin dış müdahalelere karşı daha sıkı koruma altında olması gerektiği konusunda uyarılarda bulunuyor.

15 Temmuz’da veri trafiği, uçuşsuz geçişler ve siyasi operasyon ihtimali masada

Tüm bu gelişmeler, 15 Temmuz’un yalnızca darbe girişimi değil, aynı zamanda paralel bir veri operasyonunun da gerçekleştirildiği bir tarih olarak yeniden tartışılmasına neden oldu. Hüseyin Gün’ün kayıtdışı seyahatleri, HTS verileriyle desteklenen iddialar ve Ekrem İmamoğlu’na uzanan suçlamalar, olayın siyasi bir operasyon boyutu olabileceğini gündeme taşıdı.

Soruşturma genişliyor, yeni isimler ve belge trafiği bekleniyor

Adli makamlar tarafından hazırlanan iddianamenin ilk aşamasında yer alan isimlerin dışında, dosyaya yeni kişilerin dahil edilebileceği, özellikle yurtdışı bağlantılı veri transferlerine dair dijital izlerin takip edildiği belirtiliyor. Soruşturmanın önümüzdeki süreçte daha fazla belge, ifade ve teknik analizle büyümesi bekleniyor.

Kaynak: Haber Merkezi