Orta Doğu’da tansiyon her geçen saat daha da yükseliyor. İran, ABD-İsrail savaşında 24. gün geride kalırken, çatışmanın boyutu, hangi ülkelerin doğrudan veya dolaylı olarak sürece dahil olduğu ve sahadaki kayıplar kamuoyunun en çok merak ettiği başlıklar arasında yer alıyor. Enerji altyapılarından askeri tesislere kadar geniş bir hedef yelpazesi konuşulurken, bölgedeki siviller için yapılan uyarılar endişeyi artırdı.
İran, ABD-İsrail savaşında 24. gün: Sahada neler oluyor?
28 Şubat’ta başladığı belirtilen ABD-İsrail ve İran arasındaki savaş, 24. gününde karşılıklı saldırılarla devam ediyor. Hem hava operasyonları hem de füze ve İHA saldırıları bölgedeki gerilimi tırmandırdı. İran cephesinden yapılan son açıklamalar, yeni bir saldırı dalgasının habercisi olarak yorumlandı.
İran Cumhurbaşkanı Mesut Pezeşkiyan’ın yardımcısı İsmail Sekab İsfahani’nin, İsrail ve Körfez ülkelerinde yaşayan sivillere yönelik “48 saat içinde su depolayın, telefonlarınızı şarj edin” çağrısı, savaşın sivil alanlara daha fazla yayılabileceği endişesini gündeme taşıdı. Bu açıklama, çatışmaların yeni ve daha sert bir aşamaya girebileceği şeklinde değerlendirildi.
Hangi ülkeler savaşa girdi, hangi ülkeler bombalanıyor?
Hangi ülkeler savaşa girdi? sorusu, krizin bölgesel bir savaşa dönüşüp dönüşmediği açısından kritik önem taşıyor. Çatışmanın ana tarafları İran, ABD ve İsrail olarak öne çıkarken; İran’ın, ABD üslerinin bulunduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn’de belirlediği bazı hedeflere saldırılar düzenlediği bildirildi.
Öte yandan ABD ve İsrail’in İran’daki askeri ve stratejik noktaları hedef aldığı açıklandı. Enerji tesisleri, askeri üsler ve kritik altyapı unsurları saldırıların odak noktası haline geldi. Hürmüz Boğazı çevresindeki gerilim ise küresel enerji güvenliği açısından risk oluşturmaya devam ediyor.
Körfez ülkelerinin doğrudan savaşın tarafı olup olmadığı netlik kazanmazken, topraklarındaki ABD üsleri nedeniyle dolaylı olarak sürecin içinde yer aldıkları yorumları yapılıyor.
Trump’tan enerji altyapısı mesajı: Yeni bir eşik mi?
ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’ın elektrik santrallerinin hedef alınabileceğine yönelik açıklaması, savaşın seyrinde kritik bir dönemeç olarak değerlendirildi. Enerji altyapısının hedef alınması ihtimali, sadece askeri sonuçlar doğurmakla kalmayıp insani kriz riskini de artırıyor.
Uzmanlara göre elektrik santrallerine yönelik saldırılar, İran genelinde geniş çaplı elektrik kesintilerine, su ve sağlık hizmetlerinde ciddi aksamalara yol açabilir. Bu durum, halihazırda ağırlaşan tabloyu daha da derinleştirebilir.
Savaşta kaç ölü, kaç yaralı var?
Savaşta kaç ölü, kaç yaralı var? sorusu, çatışmaların insani boyutunu ortaya koyuyor. İranlı yetkililerin verdiği bilgilere göre ABD-İsrail saldırılarında ölü sayısının 1348’i, yaralı sayısının ise 17 bini aştığı ifade edildi. Bu rakamların bağımsız kaynaklarca teyit edilip edilmediği ise belirsizliğini koruyor.
Çatışmalarda üst düzey askeri ve siyasi isimlerin de hayatını kaybettiği öne sürüldü. İran lideri Ali Hamaney’in öldüğüne dair iddialar gündeme gelse de bu konuda net ve doğrulanmış bir açıklama bulunmuyor. Savaş ortamında bilgi akışının sınırlı olması, kayıplara ilişkin net tabloyu zorlaştırıyor.
Savaş daha da genişler mi?
Uluslararası çevreler, çatışmanın sadece İran ve İsrail ile sınırlı kalmayabileceği uyarısında bulunuyor. Özellikle Körfez ülkeleri ve bölgedeki ABD üslerinin daha geniş çaplı hedef haline gelmesi ihtimali, savaşın bölgesel bir krize dönüşebileceği endişesini güçlendiriyor.
Diplomatik çözüm çağrıları sürerken sahadaki askeri hareketlilik bu çabaların önüne geçiyor. İranlı yetkililerin sivillere yönelik hazırlık çağrısı, yeni ve daha yoğun saldırıların yaşanabileceği yönünde yorumlandı.
İran, ABD-İsrail savaşında 24. gün itibarıyla çatışmaların şiddeti azalmak yerine artış eğilimi gösteriyor. Hangi ülkelerin doğrudan savaşa gireceği, kayıpların nasıl şekilleneceği ve enerji altyapısının hedef alınıp alınmayacağı önümüzdeki günlerde savaşın seyrini belirleyecek temel unsurlar olarak öne çıkıyor.





