Milli Savunma Bakanlığı, söz konusu mühimmatın NATO unsurları tarafından etkisiz hale getirildiğini duyurdu. Açıklama, güvenlik çevrelerinde geniş yankı uyandırırken, askeri uzmanların değerlendirmeleri de peş peşe geldi.

Füze Doğu Akdeniz’de Durduruldu

MSB’nin verdiği bilgilere göre İran kaynaklı olduğu değerlendirilen balistik mühimmat, Türk hava sahasına yöneldiği tespit edilince NATO’ya ait hava ve füze savunma sistemleri devreye girdi. Müdahalenin Doğu Akdeniz’de konuşlu unsurlar tarafından gerçekleştirildiği bildirildi.

Uzmanlar, önleyici mühimmatın Kıbrıs çevresindeki sistemlerden ya da bölgede bulunan deniz platformlarından ateşlenmiş olabileceğini belirtiyor. Olası bir tehdidin büyümeden bertaraf edilmesi, Türkiye’nin hava savunma refleksini bir kez daha gözler önüne serdi.

“İncirlik Üssü Hedef Alınmış Olabilir”

Emekli Hava Korgeneral Erdoğan Karakuş, yaşanan gelişmeye ilişkin yaptığı değerlendirmede, saldırının hedefinin net olmadığını ancak bazı ihtimaller üzerinde durulduğunu ifade etti. Karakuş, “Kesin bir şey söylemek zor. Savaşın gidişatına baktığımız da ABD’lileri kiraladığı Türkiye’ye ait olan İncirlik üssünü hedef almış olabilirler. Bunu tahmin ediyoruz sadece” dedi.

İran’ın son dönemde ABD ve İsrail ile yaşadığı çatışmalarda bölgede ABD’ye ait ya da ABD tarafından kullanılan askeri noktalara saldırılar düzenlediğini hatırlatan Karakuş, İncirlik Üssü’nün de bu çerçevede değerlendirilmiş olabileceğini söyledi. Ancak resmi makamlar tarafından hedefe ilişkin net bir doğrulama yapılmış değil.

Cenaze Programı ve Güvenlik Tartışması

Karakuş, İran’da yapılacağı duyurulan cenaze törenlerinin güvenlik açısından risk oluşturabileceğini de dile getirdi. “Cenazelerin Meşed kentine defnedileceği açıklandı. Bu çok büyük bir güvenlik zafiyeti doğuracaktır. Neden açıklandı bunu anlamış değiliz. Ayrıca bölgeye PKK’lı teröristlerin getirildiğini de biliyoruz. PKK’lı teröristleri oraya getirilmesinin amacı Türk bölgesinin etkisinin kırılması. Bu şartlarda cenaze programının açıklanması hatalı.” ifadelerini kullandı.

Bu sözler, bölgedeki güvenlik dengelerine ilişkin yeni tartışmaları da beraberinde getirdi.

Hava Gücü Vurgusu

ABD, İsrail ve İran arasında tırmanan gerilimin hava gücünün önemini bir kez daha ortaya koyduğunu belirten Karakuş, devlet yönetiminde kritik isimlerin katıldığı toplantılar ve stratejik bölgeler için özel güvenlik önlemleri alınması gerektiğini söyledi.

Türkiye açısından stratejik öneme sahip askeri üsler, kamu binaları ve kritik altyapı noktalarının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini dile getiren Karakuş, hava savunma sistemlerinin bütüncül bir yaklaşımla ele alınmasının zorunluluğuna dikkat çekti.

Öte yandan Karakuş, ABD ve İsrail’in İran içinde bazı silahlı grupları kara unsuru olarak kullanabileceğini ve bölgesel planlamaların uzun vadeli sonuçlar doğurabileceğini öne sürdü.

Yaşanan gelişme sonrası İran’dan ateşlenen füze, Türk hava sahası, İncirlik Üssü, NATO hava savunma sistemi, Doğu Akdeniz balistik müdahale başlıkları kamuoyunda en çok araştırılan konular arasında yer aldı.

Kaynak: Haber Merkezi