Orta Doğu’da yükselen gerilim bir kez daha gözleri İran’ın askeri kapasitesine ve stratejik gücüne çevirdi. ABD Başkanı Donald Trump’ın “devasa donanma” açıklamasıyla bölgedeki tansiyon zirveye ulaşırken, Tahran’ın olası saldırılara karşı “sert yanıt” çıkışı, İran’ın askeri gücü nedir, dünyada kaçıncı sırada? sorularını gündeme taşıdı. İşte personel gücünden hava kuvvetlerine, füze sistemlerinden teknolojik kapasitesine kadar İran ordusunun 2026 yılı itibarıyla detaylı durumu.

İran'ın askeri gücü nedir, askeri kapasitesi hangi unsurlardan oluşuyor?

Uzun yıllardır süren ambargolara ve dış baskılara rağmen İran ordusu, askeri yapısını yerli üretim, asimetrik savunma stratejileri ve bölgesel nüfuz politikalarıyla şekillendirmeye devam ediyor. Kara kuvvetleri, hava gücü, füze sistemleri ve personel kapasitesiyle İran, özellikle Orta Doğu’daki dengeyi etkileyen güçlerden biri konumunda.

İran'ın personel gücü ne kadar, dünyada kaçıncı sırada?

İran, askeri personel sayısı bakımından dünyanın en kalabalık ordularından biri olarak kabul ediliyor.

Aktif asker sayısı: 610.000 – 650.000

Yedek asker sayısı: Yaklaşık 350.000

Toplam personel gücü: 1 milyonun üzerinde

Bu rakamlarla İran, personel sayısı açısından dünya sıralamasında ilk 15 içinde yer alıyor. Kara sınırlarının uzunluğu ve bölgesel çatışmalara yakınlığı, bu büyüklüğü zorunlu kılıyor.

İran hava kuvvetleri ne kadar güçlü?

İran hava kuvvetleri, modern teknolojiye sahip olmamakla birlikte, sayı bakımından güçlü bir envantere sahip. Uçak filosunun büyük kısmı 1970’ler ve 1980’ler dönemine ait olup, çoğu ABD, Sovyetler ve Çin menşelidir.

Toplam uçak sayısı: 550 – 640

Avcı/önleme uçakları: 150 – 180

Saldırı uçakları: 160+

Nakliye uçakları: 100+

Helikopter: 400+

Modern hava üstünlüğü açısından Batı ülkelerinin oldukça gerisinde olan İran, bu açığı insansız hava araçları (İHA) ve uzun menzilli füzelerle kapatmaya çalışıyor.

İran'ın İHA ve füze gücü ne kadar gelişmiş?

İran’ın son yıllarda yaptığı en büyük askeri atılımlardan biri, insansız hava araçları (İHA) ve balistik füze programları oldu.

İHA teknolojisi:

Şahid-129, Şahid-136 ve türevleriyle İran, uzun menzilli ve saldırı kapasiteli İHA’lar üretmeye başladı.

İran İHA’ları, Suriye, Irak ve Yemen gibi çatışma bölgelerinde aktif olarak kullanıldı.

Balistik füzeler:

Şehab, Fatih, Zülfikar, Hayber Şekan gibi isimlerle bilinen füzeler, 2.000 – 2.500 km menzile sahip.

Bu menzil, İsrail, Suudi Arabistan ve Doğu Avrupa’yı kapsayabilecek potansiyel anlamına geliyor.

İran kara kuvvetleri sayısal olarak güçlü mü?

İran kara kuvvetleri, sayı bakımından ciddi bir güce sahip olsa da, teknolojik anlamda modern ordulara kıyasla zayıf bir konumda.

Tank sayısı: Yaklaşık 2.000 (T-72S, Zülfikar, Karrar)

Zırhlı araç: 4.300+

Çok namlulu roketatar: 1.900+

Topçu sistemleri: 2.700+

Sayısal fazlalık, İran’ın savunma doktrininde önemli bir yere sahip. Özellikle Devrim Muhafızları ve Besic güçleri, kara operasyonlarında görev alıyor.

İran’ın hava savunma sistemleri ne kadar etkili?

İran, dış saldırılara karşı savunmasını geliştirmek için gelişmiş hava savunma sistemlerine yatırım yapıyor.

S-300 (Rus yapımı)

Baver-373 (yerli üretim, S-400 eşdeğeri olarak görülüyor)

Khordad-15, Talash gibi yerli hava savunma sistemleri

Bu sistemlerle İran, özellikle füze saldırılarına karşı kapsamlı bir savunma kalkanı oluşturmayı hedefliyor.

İran'ın askeri gücü dünyada kaçıncı sırada yer alıyor?

2026 yılı itibarıyla Global Firepower ve benzeri askeri analiz sitelerine göre İran;

Askeri güç bakımından dünyada 14. ila 18. sıralar arasında değerlendiriliyor.

Bölgesel düzeyde ise Orta Doğu’nun en güçlü 3 ordusundan biri.

İran’ın personel gücü, füze kapasitesi ve stratejik konumu, onu bölgesel bir askeri süper güç konumuna getiriyor. Ancak hava gücü, deniz kuvvetleri ve teknolojik üstünlük bakımından hala ABD, İsrail ve NATO ülkelerinin oldukça gerisinde.

Olası bir ABD saldırısında İran ne yapabilir?

BBC analizlerine göre, ABD'nin sınırlı ya da doğrudan bir askeri müdahalesi durumunda İran’ın gösterebileceği tepkiler şu başlıklar altında değerlendiriliyor:

Nükleer tesislere hassas saldırılar: ABD, İran’ın nükleer programını hedef alabilir.

Misilleme ve vekil güç kullanımı: İran, Irak, Suriye, Lübnan ve Yemen’deki vekil gruplarla ABD üslerine saldırabilir.

Hürmüz Boğazı tehdidi: İran, dünyanın en kritik petrol geçiş noktası olan boğazı kapatarak küresel enerji piyasalarını sarsabilir.

Siber saldırılar: Altyapılara yönelik geniş çaplı siber saldırı ihtimali masada.

İç karışıklık ve siyasi kriz: Olası bir müdahalede rejim içi güç dengeleri değişebilir, halkta tepki oluşabilir.

İran’ın askeri gücü neden stratejik bir tehdit olarak görülüyor?

İran’ın sahip olduğu bölgesel vekil ağları, uzun menzilli füzeleri ve jeopolitik konumu, onu sadece yerel bir askeri aktör değil, küresel stratejik denklemin önemli bir parçası haline getiriyor.

Hürmüz Boğazı’nın kontrolü

Nükleer programın potansiyeli

İsrail ve ABD’ye karşı asimetrik tehdit kapasitesi

Enerji hatlarına yakınlık ve siber savaş kapasitesi

Bu nedenlerle İran, dünya genelinde askeri ve jeopolitik analizlerde kritik ülkeler arasında yer almaya devam ediyor.

Kaynak: Haber Merkezi