Altın fiyatlarındaki ani ve sert yükseliş, yatırımcıların ve piyasaları takip edenlerin gündeminden düşmüyor. Küresel ekonomide yaşanan gelişmeler, faiz politikaları ve dijital para geçişi gibi makro etkenlerle birlikte altın, gümüş, platin, paladyum ve diğer emtia ürünleri adeta son 50 yılın en sıra dışı dönemine girdi. Finans analisti İslam Memiş, katıldığı televizyon programında altın fiyatlarına dair önemli açıklamalarda bulundu. Özellikle “büyük resetleme” vurgusuyla dikkat çeken Memiş, artık teknik analizlerin geçerli olmadığını söyledi.

İslam Memiş altın, emtia piyasası ve büyük resetleme sürecine nasıl bakıyor?

İslam Memiş, emtia piyasalarında yaşanan dalgalanmanın sıradan bir durum olmadığını belirtti. Ona göre bu süreç yaklaşık 50 yıldır görülmeyen ölçekte bir dönüşüm süreci. “Altın, gümüş, bakır, platin ve diğer emtialarda fiyatlar artık klasik verilerle açıklanamaz. Bu bir manipülasyon süreci, hatta daha ötesi: Büyük resetleme,” diyerek dikkat çeken bir uyarıda bulundu. Memiş’e göre bu sürecin arka planında küresel ekonomik düzenin bilinçli şekilde yeniden tasarlanması var.

Altın fiyatları neden yükseliyor, bu yükseliş daha ne kadar sürebilir?

Altın fiyatlarının yükselişi yalnızca ekonomik değil, siyasi gelişmelere de bağlı. Gram altın 7.300–7.400 TL seviyelerine ulaşırken, ons altın da yukarı yönlü hareketini sürdürüyor. Memiş’e göre bu durumun temel nedeni, küresel para sistemindeki güven kaybı, enflasyonun kalıcı hale gelmesi ve merkez bankalarının kontrol kaybı. Aynı zamanda dijital para hazırlıkları nedeniyle fiziki değerli varlıklara olan talep artmış durumda.

Memiş, “Altın ons bazında 5.000–6.000 doları görebilir. Ancak bir hafta sonra 4.000 dolar da olabilir. Artık teknik analizle piyasa yorumlanamaz” diyerek yatırımcıların tahminlere değil, stratejiye odaklanması gerektiğini vurguluyor.

Gram altın 10 bin TL olur mu, yatırımcı ne yapmalı?

Katıldığı programda “Gram altın 10 bin TL olur mu?” sorusuna esprili ama çarpıcı bir yanıt veren Memiş, “Trump’ın sabah ne diyeceğini söyleyin, ben de fiyatı söyleyeyim” dedi. Bu ifadesiyle, piyasaların artık sadece ekonomik verilere değil, siyasi açıklamalara da ani tepkiler verdiğini vurguladı.

Yatırımcılara yönelik olaraksa, “Altın bir al-sat aracı değildir. Elinize para geçtikçe altın alın, miktara odaklanın, fiyata değil” diyerek klasik yatırımcı psikolojisinin dışına çıkılması gerektiğini ifade etti.

Altın fiyatlarındaki yükseliş hayat pahalılığına nasıl yansıyor?

Altındaki yükseliş sadece yatırımcıyı ilgilendirmiyor. Memiş’in dikkat çektiği bir diğer önemli başlık da bu artışın doğrudan tüketim mallarına etkisi. “Altın fiyatlarının agresif yükselmesi; cep telefonu, bilgisayar, enerji, ilaç, elektrik, altyapı ürünlerinin maliyetlerinin yükselmesi anlamına gelir” diyerek, emtia fiyatlarının toplumun her kesimini etkilediğini vurguladı. Özellikle bakır gibi sanayi hammaddelerinin maliyet artışı, yapay zekâ ve dijitalleşme ile birleşince daha da kritik hale geliyor.

Dijital para sistemine geçiş emtia piyasalarını nasıl etkiliyor?

Memiş’in üzerinde durduğu en önemli konulardan biri de dijital paralar ve bunun emtia piyasalarıyla bağlantısı. Ona göre bu dönüşüm bir tesadüf değil. “Kağıt paraların dolaşımını artıracak bir sürece girdik. Bununla birlikte dijital para geçişi hızlanacak. Emtia fiyatlarındaki oynaklık da bu sürecin bir parçası” diyen Memiş, özellikle merkez bankalarının kontrolü elinden bırakmak istemediğini belirtti.

Bu nedenle altın, gümüş gibi değerli metallerdeki fiyat artışları sadece arz-talep meselesi değil, aynı zamanda küresel finans mühendisliğinin bir yansıması.

Emtia fiyatları nasıl belirleniyor, fiyatları kim kontrol ediyor?

Piyasadaki kontrolsüzlüğe vurgu yapan Memiş, “Artık fiyatları kimlerin belirlediğini kimse bilmiyor. Ne zaman düşürürler, ne zaman yükseltirler, bunu yalnızca kontrol edenler biliyor” dedi. Bu sözleriyle, emtia piyasalarının artık tamamen serbest piyasa kurallarıyla yönetilmediğini, büyük fonlar, merkez bankaları ve siyasi kararların etkili olduğunu ortaya koydu.

Altınla evlenme dönemi bitti mi, düğünlerde artık gram altın alınmıyor mu?

Toplumun ekonomik alışkanlıklarının da değiştiğine dikkat çeken Memiş, “Altınla evlilik kavramı artık tarih oldu” diyerek radikal bir değerlendirme yaptı. Özellikle 0.25 gram ve yarım gram altınlara getirilen üretim yasaklarının bu dönüşümün işareti olduğunu söyledi. Artık düğünlerde, nişanlarda altın takmak yerine, sembolik hediyeler tercih ediliyor. Bu durum, altının sadece fiyat değil, kültürel anlamda da değer kaybetmeye başladığını gösteriyor.

Kaynak: Haber Merkezi