Norveç Veliaht Prensesi Mette-Marit, cinsel suçlardan mahkûm edilen Jeffrey Epstein ile bağlantıları nedeniyle bir kez daha kamuoyunun odağında. Epstein belgeleri olarak bilinen yeni dosyalarla ortaya çıkan bilgiler, Norveç kraliyet ailesini uluslararası bir krizin eşiğine taşıdı. Belgelerde, prensesin Florida’daki Palm Beach malikânesinde dört gün geçirdiği, yüzlerce e-posta yazışması yaptığı ve adının binlerce kez geçtiği dikkat çekiyor.
Epstein'ın Florida'daki evi, Prenses Mette-Marit'in konakladığı yer olarak belgelerde doğrulandı
Kraliyet Sarayı, Prenses Mette-Marit'in 2013 yılında Epstein’ın Palm Beach’teki malikanesinde dört gün konakladığını doğruladı. Açıklamada, evin bir tanıdığı aracılığıyla ödünç alındığı belirtildi. Ancak kamuoyuna açılan yeni belgelerde, bu açıklamanın ötesinde detaylar bulunuyor. Paparazzilere sızdırıldığı iddia edilen fotoğraflarda, prensesin malikânede rahat tavırlarla görüldüğü, zaman zaman yarı giyinik bireylerle aynı karede bulunduğu ifade ediliyor.
Jeffrey Epstein belgeleri, Prenses Mette-Marit'in adını binlerce kez içeriyor, e-posta yazışmaları ise yüzlerle ifade ediliyor
Yeni yayımlanan Epstein belgeleri, Norveç Veliaht Prensesi ile ilgili çarpıcı detaylar sunuyor. Belgelere göre prenses, Epstein ile yüzlerce kez e-posta üzerinden iletişime geçti. Prensesin adının binlerce kez geçmesi, ilişkiyi tesadüfi olmaktan çıkarıp, sistematik bir bağlantıya işaret ediyor. Bu yazışmalarda yer alan ifadelerin çoğunun "samimi ve özel" içerikler barındırdığı öne sürülüyor.
Mette-Marit skandal sonrası açıklama yaptı, "Epstein geçmişini araştırmadım, bu ilişki utanç vericiydi" dedi
Skandalın kamuoyuna yansımasının ardından Prenses Mette-Marit, yazılı bir açıklama yayınladı. Açıklamasında, Epstein’ın geçmişini yeterince araştırmadığını ve onunla olan ilişkisini "utanç verici" bulduğunu belirtti. Mağdurlara derin sempati duyduğunu vurgulayan prenses, yaşananları “kötü muhakeme” olarak nitelendirdi ve özür diledi. Ancak bu açıklama, kamuoyunun tepkilerini yatıştırmakta yetersiz kaldı.
Norveç'teki kültür ve sivil toplum kuruluşları, Prenses'in sosyal rollerini sorguluyor, saraydan net açıklama bekleniyor
Norveç kamuoyunda yankı uyandıran bu gelişme, kraliyet ailesinin etik sorumluluklarını tartışmaya açtı. Özellikle kültür ve sivil toplum kuruluşları, prensesin sosyal projelerdeki koruyuculuk rollerini yeniden gözden geçirme çağrısında bulundu. Birçok kurum, saraydan daha kapsamlı ve şeffaf bir açıklama beklediklerini duyurdu. Soru işaretleri giderek büyürken, kraliyet ailesinin imajı ciddi bir sınavdan geçiyor.
Skandalın yankıları sürerken, Mette-Marit’in oğlu Marius Borg Høiby hakkında da cinsel istismar iddiaları gündemde
Epstein belgelerinin kamuoyuna açıklanması, zamanlama açısından dikkat çekici. Zira Veliaht Prenses’in oğlu Marius Borg Høiby, bir süredir cinsel saldırı ve istismar iddialarıyla yargı sürecinin parçası. Bu iki olayın çakışması, Norveç Kraliyet Ailesi’nin bütünlüğü ve kamu güvenilirliği açısından büyük bir kriz olarak değerlendiriliyor.
Kraliyet ailesi zorda, Epstein bağlantısı Norveç toplumunda şok etkisi yarattı
Norveç basını ve uluslararası medya, Mette-Marit’in Epstein ile olan geçmiş ilişkisini yeniden gündeme taşıdı. “Epstein’ın evinden bakın kimin fotoğrafı çıktı!” başlığıyla servis edilen haberler, kraliyet ailesine olan güveni zedeliyor. Sosyal medyada ise #MetteMarit etiketi altında binlerce yorum yapıldı, birçok kullanıcı prensesin rollerinden çekilmesi gerektiğini savunuyor.
Belgeler uluslararası gündemde, Norveç Sarayı sessizliğini sürdürüyor
New York Times, The Guardian, Der Spiegel gibi önemli uluslararası medya kuruluşları da haberi gündeme taşıdı. Epstein belgelerinde yer alan ifadelerin detaylandırılması beklenirken, Norveç Sarayı şu ana kadar yalnızca geçmişteki açıklamaları hatırlatmakla yetindi. Sessizlik, kamuoyundaki güvensizliği daha da artırıyor.
Prensesin geçmişi, Epstein mağdurlarıyla empati kurma açıklamasıyla örtüşmüyor
Mette-Marit’in açıklamasında yer alan “mağdurlara empati duyuyorum” ifadesi, sosyal medya ve medya yorumcuları tarafından çelişkili bulundu. Epstein ile yakın temasta olduğu, evinde günler geçirdiği ve sık sık yazıştığı düşünüldüğünde, bu empati söylemi birçok kişi tarafından samimi bulunmuyor. İlişkinin boyutu henüz tam anlamıyla ortaya konulmamışken, kamu güveni zedelenmeye devam ediyor.
Uluslararası ilişkiler ve monarşi sistemi açısından Mette-Marit skandalı örnek bir kriz vakası
Kraliyet ailesine ait bireylerin kamusal rollerindeki etik sınırlar, bu skandalda bir kez daha tartışma konusu oldu. Uzmanlar, bu tür ilişkilerin monarşilerin varlığını ve halkla bağını nasıl etkilediğine dikkat çekiyor. Özellikle demokratik monarşi yapılarında, kraliyet üyelerinin sorumlulukları ve ilişkileri, kamusal güven açısından belirleyici olmayı sürdürüyor.





