Türk Silahlı Kuvvetleri'nin dikkat çeken isimlerinden, strateji uzmanı ve tarihçi-yazar kimliğiyle tanınan Emekli Tuğgeneral Naim Babüroğlu, 8 Ocak 2026 tarihinde yaşadığı beklenmedik bir gelişmeyle yeniden gündeme oturdu. Fenerbahçe Orduevi'ne girişinin yasaklandığını öğrendiği an, yalnızca askeri camiada değil, kamuoyunda da geniş yankı uyandırdı.
Peki, Naim Babüroğlu kimdir, neden böyle bir yasakla karşı karşıya kaldı? "Atatürk, Cumhuriyet ve Lozan" konferansı öncesinde yaşanan bu olayın arka planında neler var? İşte tüm merak edilenler ve detaylı dosya haberimiz...
Naim Babüroğlu'nun biyografisi, kariyeri, askeri geçmişi, akademik çalışmaları
1960 yılında Hatay'da dünyaya gelen Naim Babüroğlu, Kuleli Askerî Lisesi’nden 1977 yılında mezun olduktan sonra 1981 yılında Kara Harp Okulu'nu tamamladı. Askerî kariyerine piyade subayı olarak başlayan Babüroğlu, takım ve bölük komutanlıkları, ardından tabur ve alay komutanlığı görevleri ile önemli bir askerî rota izledi.
1992 yılında Kara Harp Akademisi’ni, 1995 yılında ise Silahlı Kuvvetler Akademisi’ni bitirerek kurmay subay olarak görevlendirildi. Genelkurmay Başkanlığı, Ordu ve Tugay Komutanlığı karargâhlarında önemli pozisyonlarda bulundu.
Uluslararası alanda da deneyim kazanan Babüroğlu, 1996-1997 yıllarında Birleşmiş Milletler Gözlemcisi olarak Kuveyt ve Irak’ta görev yaptı. Ardından 1998-2001 yılları arasında NATO'nun Mons-Belçika karargâhında Kuvvet Plan subayı olarak çalıştı.
2011 yılında Tuğgeneral rütbesiyle emekli olan Babüroğlu, aktif görev sonrası da Türkiye gündemini yakından takip eden, kitapları ve televizyon programlarıyla dikkat çeken bir strateji uzmanı ve tarihçi-yazar olarak kamuoyunun ilgisini çekmeye devam etti.
Naim Babüroğlu'nun akademik çalışmaları, siyasi geçmişi, uzmanlık alanı
Emekli olduktan sonra da eğitim hayatına devam eden Babüroğlu, ABD'deki Oklahoma Üniversitesi’nde İnsan İletişimi ve İlişkileri üzerine yüksek lisans yaptı. Akademik çalışmaları özellikle Cumhuriyet tarihi, strateji, Atatürk ilke ve devrimleri üzerine yoğunlaştı.
2015 genel seçimlerinde CHP'den Hatay Milletvekili aday adayı olan Babüroğlu, siyasi sahnede de yer alma girişiminde bulundu. İngilizce, Arapça ve Osmanlıca bilen Babüroğlu, yazdığı kitaplar ve televizyon analizleriyle sık sık gündeme gelen bir uzman olarak tanındı.
Emekli Tuğgeneral Naim Babüroğlu'nun Fenerbahçe Orduevi'ne alınmaması, yasak kararı, gerekçe ne?
8 Ocak 2026 günü yaşanan olay, Fenerbahçe Orduevi'nde düzenlenecek olan "Atatürk, Cumhuriyet ve Lozan" başlıklı konferansa davetli olarak gelen Babüroğlu'nun girişte yaşadığı şok ile patlak verdi.
Gazeteci Uğur Dündar'ın sosyal medya paylaşımına göre, saat 11:40 sularında orduevine giriş yapmak isteyen Babüroğlu’nun kimliği kontrol cihazına okutulduğunda “Girişi yasaktır” uyarısı ile karşılaşıldı. Bu gelişme üzerine orduevi personeli, yasağın Genelkurmay Başkanlığı talimatıyla uygulandığını bildirdi.
Bu ani ve resmi olmayan yasaklama kararı sonrası, Babüroğlu’nun katılması planlanan konferans da iptal edildi. Dikkat çekici olan ise, kendisine önceden herhangi bir tebligatın yapılmamış olmasıydı. Hiçbir bildirim almadan böyle bir engelle karşılaşması, kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.
Yasaklamanın nedeni ne olabilir, Naim Babüroğlu'nun orduevine girişi neden engellendi?
Resmî makamlardan henüz doğrudan bir açıklama yapılmamasına rağmen, konferansın içeriğinin "Atatürk, Cumhuriyet ve Lozan" olması, bazı kesimlerde bu yasağın siyasi ya da ideolojik bir gerekçeyle uygulanmış olabileceği yorumlarına neden oldu.
Babüroğlu'nun geçmişte yaptığı açıklamalar, yazdığı kitaplar ve verdiği röportajlar, özellikle laiklik, Atatürk ilke ve devrimleri ile Cumhuriyet değerleri üzerine eleştiriler içeren siyasi ortamlarda farklı tepkiler almıştı. Bu durum, yasağın gerekçesinin sadece bürokratik bir karar mı yoksa fikirsel bir duruşun sonucu mu olduğu sorularını beraberinde getirdi.
Naim Babüroğlu'nun açıklaması, kamuoyu tepkisi, sosyal medya yankıları
Naim Babüroğlu, yaşadığı olay sonrası herhangi bir açıklama yapmazken, sosyal medya kullanıcıları ve bazı gazeteciler konuyla ilgili ciddi tepkiler gösterdi. Özellikle konferansın konusu ile yasak kararı arasındaki olası ilişki, kamuoyunda ciddi bir tartışmayı başlattı.
“Atatürk, Cumhuriyet ve Lozan gibi tarihî öneme sahip başlıkların konuşulacağı bir konferansa neden engel konuldu?” sorusu, hem sosyal hem siyasi platformlarda çok sayıda kullanıcı tarafından gündeme taşındı. Bu durum, sadece Babüroğlu’nu değil, emekli askerlerin toplumsal platformlardaki yerini ve konuşma özgürlüğünü de tartışmaya açtı.





