Antalya’da 26 Mayıs 2024’te yaşanan ve kamuoyunda geniş yankı uyandıran bıçaklı eş saldırısı davasında karar çıktı. Eşi Ümit İ. tarafından boğazından bıçaklanan, darp edilen ve saçları koparılan 39 yaşındaki Sabiha Ç.’nin açtığı davada mahkeme, sanık hakkında hapis cezası verdi. Ancak iyi hal indirimi ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, mağdur kadının tepkisine neden oldu. Karar sonrası Sabiha Ç., can güvenliği endişesinin sürdüğünü açıkladı.
Olayın ardından başlayan hukuki süreç tamamlanırken, verilen cezanın niteliği ve uygulanma biçimi kamuoyunda yeniden kadına yönelik şiddet davaları tartışmasını alevlendirdi.
Antalya’da bıçaklı saldırı davası, Sabiha Ç. olayı, 26 Mayıs 2024 saldırı detayları
Antalya’da yaşayan Sabiha Ç., 26 Mayıs 2024 tarihinde eşi Ümit İ. tarafından evinde saldırıya uğradı. İddiaya göre sanık, tartışma sırasında eşini boğazından bıçakladı, darp etti ve saçlarını kopardı. Saldırı sonucu ağır yaralanan kadın hastaneye kaldırılırken, olay kısa sürede adli vakaya dönüştü.
Sabiha Ç., ifadesinde saldırının ölümle sonuçlanabilecek nitelikte olduğunu belirterek sanığın “kasten öldürmeye teşebbüs” suçundan yargılanması gerektiğini savundu. Ancak savcılık iddianamesi, dosyayı kasten yaralama ve tehdit suçları kapsamında değerlendirdi.
Mahkeme kararı, kasten yaralama cezası, zincirleme tehdit hükmü
Mahkeme, sanık Ümit İ.’nin eylemlerini iki ayrı suç kapsamında ele aldı. Karara göre:
Sanık, eşini bıçakla yaraladığı ve kemik kırığına yol açtığı gerekçesiyle kasten yaralama suçundan 1 yıl 16 ay 22 gün hapis cezasına çarptırıldı. Ayrıca tehdit eylemleri nedeniyle 1 yıl 15 gün hapis cezası verildi.
Ancak mahkeme, sanığın sabıkasız oluşu ve duruşmadaki davranışlarını gerekçe göstererek iyi hal indirimi uyguladı. Ardından cezalar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildi.
Bu karar, sanığın 5 yıl süreyle denetime tabi tutulacağı anlamına geliyor. Denetim süresi boyunca yeni bir suç işlenmezse, verilen cezalar hukuken ortadan kalkmış sayılacak.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, iyi hal indirimi, denetim süresi
Mahkeme ayrıca sanığın mağdur kadının konutuna 500 metreden fazla yaklaşmaması yönündeki adli kontrol tedbirinin devamına hükmetti. Ancak Sabiha Ç., bu kararın kendisini korumaya yetmediğini savundu.
Mağdur kadın, daha önce verilen uzaklaştırma kararlarının ihlal edildiğini hatırlatarak, “Ne kadar yaklaştığını nasıl anlayacağım? Can güvenliğim yok” sözleriyle karara itiraz edeceğini açıkladı.
Sabiha Ç., davanın Ağır Ceza Mahkemesi’nde ve kasten öldürmeye teşebbüs suçlamasıyla görülmesi gerektiğini savunuyor.
Sabiha Ç.’nin tepkisi, itiraz süreci, üst mahkeme başvurusu
Kararın ardından konuşan Sabiha Ç., verilen cezayı “ödül gibi” olarak nitelendirdi. Hukuki mücadelesini sürdüreceğini belirten mağdur kadın, dosyayı bir üst mahkemeye taşıyacağını açıkladı.
Sabiha Ç.’nin avukatları, saldırının niteliğinin hayati tehlike içerdiğini ve olayın basit yaralama kapsamında değerlendirilemeyeceğini savunuyor. İtiraz dilekçesinde, olayın kasten öldürmeye teşebbüs kapsamında yeniden incelenmesi talep edilecek.
Kadına yönelik şiddet davaları, iyi hal indirimi tartışması, hukuk çevrelerinin görüşü
Bu karar, kadına yönelik şiddet davalarında uygulanan iyi hal indirimi ve ceza erteleme tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı. Hukukçular arasında, özellikle ağır şiddet vakalarında indirimin sınırlandırılması gerektiği yönünde görüşler bulunuyor.
Uzmanlara göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, hukuken mümkün olsa da mağdur açısından psikolojik güvenlik sorununa yol açabiliyor. Bu tür kararlar, mağdurun adalet algısını doğrudan etkiliyor.
Sabiha Ç. davası, kamuoyundaki yankı, sosyal tepki
Karar sosyal medyada da geniş yankı buldu. Birçok kullanıcı, verilen cezayı yetersiz bulduğunu ifade etti. Kadın hakları savunucuları ise kararın, şiddet davalarında caydırıcılık tartışmasını yeniden gündeme taşıdığını belirtiyor.
Sabiha Ç.’nin açıklamaları, davanın yalnızca hukuki değil, aynı zamanda toplumsal bir mesele haline geldiğini gösteriyor.
Hukuki süreç bundan sonra nasıl ilerleyecek?
İtiraz süreciyle birlikte dosya üst mahkemenin incelemesine gidecek. Üst mahkeme, mevcut kararın hukuka uygun olup olmadığını değerlendirecek. Kararın bozulması halinde dava yeniden görülebilir.
Bu süreçte uzaklaştırma ve adli kontrol tedbirlerinin devam etmesi bekleniyor.




