Gelişme, siyaset ve hukuk çevrelerinde geniş yankı uyandırırken, kamuoyunda “Demirtaş’a neden ceza verildi”, “Hangi konuşmalar dava konusu oldu”, “Karar kesin mi” gibi sorular yoğun şekilde araştırılmaya başlandı. Mahkeme sürecinde yaşananlar ve verilen kararın gerekçesi, davanın seyrine dair önemli detaylar içeriyor.
Selahattin Demirtaş’a neden hapis cezası verildi?
Mahkeme kararına konu olan dosya, Selahattin Demirtaş’ın geçmiş yıllarda Mersin ve Diyarbakır’da yaptığı bazı konuşmalara dayanıyor. İddianamede, bu konuşmalarda yer alan ifadelerin “cumhurbaşkanına hakaret” suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiği savunuldu. Savcılık makamı, söz konusu ifadelerin tekil değil, birden fazla konuşmada tekrar edilmesi nedeniyle “zincirleme suç” oluşturduğunu ileri sürdü.
Mahkeme heyeti de yaptığı değerlendirmede, Demirtaş’ın farklı zamanlarda yaptığı açıklamaların aynı suçu zincirleme şekilde oluşturduğu kanaatine vardı. Bu gerekçeyle sanık hakkında hapis cezasına hükmedildi.
Duruşmaya Selahattin Demirtaş katıldı mı?
Mersin 14. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya Selahattin Demirtaş fiziki olarak katılmadı. Demirtaş’ın, başka bir dosya kapsamında Edirne F Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda tutuklu bulunması nedeniyle duruşmaya cezaevinden getirilmediği öğrenildi. Ancak sanık avukatları duruşma salonunda hazır bulundu ve savunmayı onlar yaptı.
Mahkeme başkanı, Demirtaş’ın duruşmaya bizzat katılma yönündeki talebinin güvenlik gerekçeleriyle reddedildiğini açıkladı. Bu karar da dava sürecine ilişkin tartışmalı başlıklardan biri olarak öne çıktı.
Avukatların ek süre talebi neden reddedildi?
Duruşmada sanık avukatları, önceki celsede sundukları talepler nedeniyle esas hakkında savunma hazırlamak için yeterli zaman bulamadıklarını ifade etti. Bu gerekçeyle mahkemeden ek süre talep edildi. Avukatlar, savcılığın mütalaasına karşı detaylı savunma yapmak istediklerini belirtti.
Ancak mahkeme başkanı, önceki duruşmada savunma için yeterli sürenin tanındığını vurgulayarak ek süre talebini reddetti. Bu kararın ardından sanık avukatları, adil yargılanma ve savunma hakkının ihlal edildiği gerekçesiyle reddi hâkim talebinde bulundu. Mahkeme heyeti, bu talebi de kabul etmeyerek yargılamaya devam etti.
Mahkeme “zincirleme hakaret” değerlendirmesini nasıl yaptı?
Kararın gerekçesinde, Selahattin Demirtaş’ın farklı şehirlerde ve farklı tarihlerde yaptığı konuşmalarda benzer ifadeleri kullandığına dikkat çekildi. Mahkeme, bu açıklamaların birbirinden bağımsız değil, aynı suçun devamı niteliğinde olduğunu belirtti. Bu nedenle Türk Ceza Kanunu’ndaki zincirleme suç hükümleri uygulanarak ceza belirlendi.
Mahkeme, yapılan savunmaların ardından Demirtaş’ın üzerine atılı suçun sabit olduğu kanaatine vardığını açıklayarak 1 yıl 5 ay 15 gün hapis cezası verilmesine hükmetti.
Verilen ceza kesin mi, istinaf yolu açık mı?
Mahkemenin açıkladığı hapis cezası henüz kesinleşmiş bir karar niteliği taşımıyor. Selahattin Demirtaş’ın avukatlarının, karara karşı istinaf ve devamında temyiz yoluna başvurması bekleniyor. Üst mahkemelerin vereceği karar, hükmün kesinleşip kesinleşmeyeceğini belirleyecek.
Hukukçular, istinaf sürecinde hem usule hem de esasa ilişkin itirazların gündeme getirilebileceğini ifade ediyor. Özellikle savunma için ek süre talebinin reddedilmesi ve duruşmaya katılımın engellenmesi gibi başlıkların üst mahkemede tartışılabileceği belirtiliyor.
Karar siyasi gündemi nasıl etkiledi?
Selahattin Demirtaş hakkında verilen hapis cezası, siyasi arenada da yankı buldu. Karar, sosyal medyada kısa sürede gündem olurken, farklı kesimlerden değerlendirmeler geldi. Bazı çevreler kararı hukuki bir süreç olarak yorumlarken, bazı kesimler ise ifade özgürlüğü ve siyaset üzerindeki etkileri açısından eleştirel yaklaştı.
Önümüzdeki günlerde hem hukuki sürecin nasıl ilerleyeceği hem de kararın siyasi yansımalarının nasıl olacağı yakından takip edilecek.





