Süleyman Hacısalihoğlu kimdir, Trabzonspor’a nasıl katkı sağladı, ne zaman hayatını kaybetti, cenazesi ne zaman? soruları, bordo-mavili camiada derin bir üzüntüye yol açan vefat haberiyle birlikte araştırılmaya başlandı. Uzun yıllar boyunca Trabzonspor’un yönetim kademelerinde görev yapan, özellikle Divan Kurulu Üyesi olarak kulübe hizmet etmeyi sürdüren Süleyman Hacısalihoğlu, hem spor dünyasında hem de Trabzon halkı nezdinde saygı duyulan bir figür olarak hafızalarda yer etti.
Vefat haberiyle Trabzonspor camiasını ve Türk futbol kamuoyunu yasa boğan Hacısalihoğlu’nun yaşamı, kulübe katkıları ve vefat sonrası düzenlenecek tören detayları, bordo-mavi renklere gönül vermiş binlerce kişi tarafından merakla takip ediliyor.
Süleyman Hacısalihoğlu kimdir, Trabzonspor’daki görevleri nelerdi?
Süleyman Hacısalihoğlu, yıllar boyunca Trabzonspor’un farklı kademelerinde yöneticilik görevlerinde bulunmuş, kulübün tarihsel belleğinde yer edinmiş önemli bir spor yöneticisiydi. Özellikle Divan Kurulu Üyesi olarak son yıllarda kulüp içi dengeyi sağlayan, kurumsal hafızanın korunmasına öncülük eden bir rol üstlendi.
Hacısalihoğlu’nun yönetim anlayışı, kulüp menfaatlerini her koşulda ön planda tutmasıyla biliniyordu. Genç yöneticilere yol gösteren yapısı, tecrübesiyle kritik dönemlerde camianın pusulası haline geldi. Sporcuya, teknik heyete ve taraftara yaklaşımı ise her zaman yapıcı ve birleştirici oldu.
Trabzonspor’a katkıları, camia içindeki duruşu ve iz bırakan yönleri
Süleyman Hacısalihoğlu’nun Trabzonspor’a katkıları, sadece idari pozisyonlarla sınırlı kalmadı. Onun en dikkat çekici yönlerinden biri, kulübün vizyonunu şekillendirmeye yönelik fikirler üretmesi ve bunları Divan Kurulu çatısı altında somutlaştırmasıydı. Özellikle kurumsallaşma sürecinde sergilediği destek, kulübün yönetim mekanizmalarına uzun vadeli etki etti.
Trabzonspor tarihine adını yazdıran birçok yöneticinin aksine, sade kişiliği, beyefendi duruşu ve uzlaştırıcı tavrıyla hem bordo-mavililerin hem de diğer kulüplerin saygısını kazandı. Taraftarla bağ kurmayı bilen, medyada polemik yaratmadan konuşan ender yöneticilerden biri olarak hatırlanacak.
Süleyman Hacısalihoğlu ne zaman vefat etti?
Süleyman Hacısalihoğlu, 20 Ocak 2026 tarihinde hayatını kaybetti. Vefat haberi, sabah saatlerinde Trabzonspor Kulübü ve yerel basın organları tarafından kamuoyuna duyuruldu. Açıklamada, Hacısalihoğlu’nun bordo-mavi camiaya yaptığı katkıların asla unutulmayacağı vurgulandı.
Süleyman Hacısalihoğlu’nun cenazesi ne zaman, nerede defnedilecek?
Süleyman Hacısalihoğlu için 20 Ocak 2026 Salı günü, ikindi namazı sonrası Söğütlü Ulu Camii’nde cenaze namazı kılınacak. Trabzonspor Kulübü’nün mevcut yönetimi, teknik heyet, futbolcular, Divan Kurulu üyeleri ve çok sayıda taraftarın törene katılması bekleniyor.
Cenaze merasiminin ardından, Hacısalihoğlu’nun naaşı aile kabristanlığına götürülerek toprağa verilecek. Trabzon halkı, bu son yolculukta camiaya emek vermiş bir değeri, dualarla uğurlamaya hazırlanıyor.
Trabzonspor camiası yasta, spor dünyasından taziye mesajları
Süleyman Hacısalihoğlu’nun vefatı, yalnızca Trabzonspor’u değil, tüm spor camiasını derinden etkiledi. Birçok eski futbolcu, yönetici, spor yazarı ve taraftar grubu sosyal medya üzerinden taziye mesajları yayımladı. Paylaşılan mesajlarda en çok öne çıkan ifade, “Duruşuyla örnek, tavrıyla öncü bir isimdi” oldu.
Trabzonspor Kulübü de resmi sosyal medya hesaplarından yaptığı açıklamada, “Kulübümüzün kıymetli Divan Kurulu Üyesi, değerli büyüğümüz Süleyman Hacısalihoğlu’nu kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşıyoruz. Ailesine, camiamıza ve tüm sevenlerine başsağlığı diliyoruz” ifadelerine yer verdi.
Türk futbolunda iz bırakan isimlerden biri olarak anılacak
Süleyman Hacısalihoğlu, Türk futbol tarihinde yalnızca yöneticilik vasfıyla değil, spor kültürüne kattığı değer, temsil ettiği etik duruş ve uzun soluklu hizmet anlayışıyla öne çıkan bir figür olarak anılacak. Trabzonspor’un gelişim sürecine katkıları, yeni nesil yöneticiler için bir miras niteliğinde değerlendiriliyor.
Onun ardından yapılan yorumlar, sadece bir yöneticiyi değil, aynı zamanda bir spor insanını, bir duayeni ve kulüp sevdalısını kaybettiğimizi gösteriyor.





