Şahinbey ilçesinin Alaybey Mahallesi'nde yarım asırdır terzilik yapan 77 yaşındaki Mehmet Mercan, ilk günkü heyecanla müşterilerine elbise dikmeye devam ediyor. 15 metrekarelik dükkanında elinden iğne ve ipliğini düşürmeyen Mercan, mesleğini büyük bir özen ve titizlikle sürdürüyor. Zamanın en gözde mesleği diye bir hevesle başladığı terziliği yarım asırdır sürdüren Mercan, ailesinin geçimini sağladığı işini severek yapıyor. Dört elle sarıldığı terzilik mesleğini ilk günkü duyduğu aşk ve heyecanla sürdüren Mercan, günün ilk ışıklarıyla açtığı atölyesinde müşterilerine hizmet ediyor.

Aynı zamanda Gaziantep Terziler, Konfeksiyoncular ve Giyim Sanatkarları Esnaf Odası Başkanı da olan Mercan, ömrünün büyük bölümünü geçirdiği dükkanında hem müşterilerinin taleplerini en iyi şekilde karşılamaya çalışıyor hem de eleman sıkıntısı başta olmak üzere meslektaşlarının diğer sorunlarına da çözüm arıyor. İlkokulu bitirdikten sonra meslek öğrenmek için kentin sayılı terzi ustası olan bir esnafın yanında çırak olarak işe başlayan Mercan, çocuk yaşta tanıştığı iğne ve ipliği yarım asırdır elinden hiç düşürmedi. Ömrünün büyük bölümünü çok sevdiği mesleğiyle geçiren Mercan, ilerlemiş yaşına rağmen çalışma azmiyle görenlerin takdirini kazanıyor. Küçük yaştan itibaren başladığı terzilik mesleğinde bir süre çırak olarak çalıştıktan sonra kendi iş yerini açan ve yıllardır müşterilerine takım elbise diken Mercan, terziliğe başlama hikayesini ve mesleğinin inceliklerini İHA'ya anlattı.

Ustasından öğrendiği mesleğini çıraklık dönemiyle birlikte 50 yıldır yaptığını söyleyen Mercan, "Çocuk yaşta çırak olarak mesleğe girdik. Büyük ustalarımızın yanında çalıştım. ‘Kilisli Mehmet Ali usta' olarak tanınan ustam vardı. Allah rahmet eylesin, bize mesleği öğretti ve vefat etti. Mesleği ondan öğrendik. 1973'te askerden geldim, dükkanı açtım. O günden beri de mesleğime devam ediyorum. O günler çok güzel günlerdi. Ustalarımıza saygımız vardı" dedi.

"MESLEK USTANIN YANINDA VE DÜKKANDA ÖĞRENİLİR"

Çıraklığı döneminde terziliğin daha kıymetli olduğunu belirten Mercan, "Benim 5 kız ve bir oğlum var. Hepsi evlendiler, iyiler. Çok şükür kendilerini kimseye muhtaç etmedik. Çalıştık, iyi de bir yere geldik. Eleman sıkıntısı için çözüm yok. Çıraklık okulu var. Çıraklık okuluna çırak istiyorlar. Fakat bu meslek dükkanda öğrenilir. Ustanın yanında öğrenilir. Okulda öğretmen çocuğa ne öğretebilir? Bu mesleği öğretemez. Çünkü terzi değil. Çocuk buraya gelecek, parmağını bağlayacağız. Yani mesleği burada öğrenecek. Meslek ustanın yanında ve dükkanda öğrenilir" ifadelerini kullandı.

"ELEMAN YETİŞMİYOR"

Meslekte artık yeni çırak, kalfa ve ustaların yetişmediğini belirten Mercan, "Arkadan yetişen kalmadı. Sadece bizde değil, bütün mesleklerde elaman yok. Artık kendi gücümüzle tek başımıza çalışıyoruz. Çünkü yetişen kimse yok. Birisi getirip de ‘çocuğuma meslek öğret' diyen yok. Biz 4 çırak bir dükkanda çalışırdık. O zamanlar eleman çoktu. Şimdi elaman yok. Arkadan yetişen eleman olmadığı için meslek bitmek üzere ve 15-20 sene sonra bir tane elbise dikecek terzi bulamazsınız. Halbuki terzilik çok güzel bir meslek. Seni aç koymaz. Kaliteli bir meslek. Saygı duyulan bir meslek ve insanları giydiriyorsun, bundan daha güzel bir meslek olabilir mi" şeklinde konuştu.

"BU MESLEK BENİ KİMSEYE MUHTAÇ ETMEDİ"

Yıllarını adadığı mesleğinden elde ettiği gelirle yıllardır ailesinin geçimini sağladığını belirten Mercan, "Ben mesleğimi seviyorum. Bu meslek beni zengin etmedi ama kimseye de muhtaç etmedi. Allah bizi yetiştiren ustalarımıza rahmet eylesin. Çok şükür bu meslek sayesinde bir ekmek yedik ve yemeye de devam ediyoruz" diye konuştu.

Kaynak: İHA