Sosyal medyada yayılan ve büyük tartışmalara yol açan görüntülerde, Türk sinemasının en çok konuşulan isimlerinden Yılmaz Güney’in bir film setinde genç bir oyuncuya fiziksel müdahalede bulunduğu görülüyor. Elindeki megafonla bağıran, ardından oyuncuya fiziki temasla saldırdığı iddia edilen Güney’in bu anları, hem hayranlarını hem de sinema camiasını ikiye böldü. Peki, bu görüntüler ne zaman çekildi? Oyuncunun kimliği belli mi? Söz konusu sahne hangi filme ait?
Yılmaz Güney set şiddeti görüntüleri hangi filme ait, ne zaman çekildi?
Görüntülerin, Yılmaz Güney’in senaryosunu yazdığı ve yönettiği 1983 yapımı Duvar filmi setinde çekildiği öne sürülüyor. Arka planda yer alan oyuncu kadrosu, mekân düzeni ve kamera kullanımı bu iddiayı güçlendiriyor. Görüntülerdeki ortamın, Fransa’da gerçekleştirilen çekimlerle benzerlik taşıdığı da dikkat çekiyor.
Yılmaz Güney’in saldırdığı oyuncunun kimliği açıklandı mı?
Görüntülerde yer alan genç oyuncunun ismi resmi olarak açıklanmadı. Ancak sektörde o dönem figüran olarak çalışan bazı isimlerin sosyal medyada yaptığı yorumlar, olayın tanıklarıyla yeniden gündeme taşınmasına neden oldu. Arşiv taramaları, olayın yaşandığı anlara dair detayların netleşmesi için sürdürülüyor.
Yılmaz Güney’in geçmişte setlerde şiddet uyguladığına dair başka iddialar var mı?
Yılmaz Güney'in set ortamında öfkesini kontrol edemediği yönündeki iddialar yeni değil. Daha önce de bazı oyuncular, yönetmenin baskıcı, sinirli ve zaman zaman tehditkâr bir tavırla setlerde davranışlar sergilediğini öne sürmüştü. Ancak bu iddialar uzun süre görsel bir kanıta dayanmadığı için kamuoyunda geniş yankı bulmamıştı.
Sinema sektöründe Yılmaz Güney’in megafonla saldırı görüntülerine tepkiler nasıl?
Görüntülerin yayılmasının ardından sinema sektöründen farklı görüşler geldi. Bazı sanatçılar, Güney’in sinema tarihindeki yeri nedeniyle bu görüntülerin “bağlamından koparılarak yargılanmaması” gerektiğini savunurken; özellikle genç oyuncular, yönetmenler ve kadın hakları savunucuları, “sanatçı kimliği şiddeti aklayamaz” görüşünde birleşti. Pek çok STK, geçmişteki setlerde yaşanan mobbing ve şiddet olaylarının kayıt altına alınmasının önemine vurgu yaptı.
Yılmaz Güney kimdir, neden tartışmalı bir figürdür?
1937 Adana doğumlu Yılmaz Güney, Türk sinemasında devrimci bir figür olarak kabul edilir. “Umut”, “Sürü” ve “Yol” gibi filmleriyle hem Türkiye’de hem de uluslararası arenada büyük ses getirmiştir. Ancak sanat kariyerine paralel olarak, politik kimliği ve adli sicili de gündemde yer almıştır.
1974 yılında bir hakimi öldürmesi nedeniyle tutuklanmış, cezaevinden firar ederek Fransa’ya kaçmış, 1984 yılında Paris’te hayatını kaybetmiştir. Güney’in hayatı, “sanat ile suç, deha ile şiddet” ekseninde sürekli tartışmalara konu olmuştur.
“Çirkin Kral” lakabının arkasındaki gerçek neydi?
Yılmaz Güney’e halk arasında “Çirkin Kral” denmesinin nedeni sadece fiziksel görünüşü değil, aynı zamanda sıradan insanların hikâyelerine kamerayı çevirmesi ve sistem karşıtı duruşuydu. Ancak bu güçlü imaj, şiddet iddialarıyla sık sık zedelendi. Bugün ortaya çıkan görüntüler, bu lakabın yalnızca bir övgü mü, yoksa ikili bir anlam mı taşıdığı sorusunu gündeme getiriyor.
Şiddet görüntüleri yasal sürece konu olabilir mi?
Ortaya çıkan görüntülerin yasal bir sürece dönüşmesi, görüntülerin ait olduğu tarih ve olayın tanıklarıyla doğrudan ilişkili. Zira olay üzerinden onlarca yıl geçmiş olsa da, özellikle kamuya mal olmuş kişilerle ilgili bu tür görüntüler, etik tartışmalar kadar hukuki sorumlulukları da gündeme getirebilir.
Belgeler ve arşiv çalışmalarıyla gerçek aydınlatılabilir mi?
Sinema tarihçileri ve belgeselciler, Yılmaz Güney’in yer aldığı set görüntülerini detaylı şekilde analiz ediyor. Hangi oyuncuların sette olduğuna, hangi kameralarla çekim yapıldığına ve olayın tam tarihine dair belgelerle olayın netleştirilmesi amaçlanıyor. Özellikle sinema arşivleri ve dönemin kamera arkası çekimlerinin incelenmesiyle yeni bilgiler gün yüzüne çıkabilir.
Sektörde şiddet, baskı ve mobbing hâlâ devam ediyor mu?
Yılmaz Güney olayının yeniden gündeme gelmesiyle birlikte, sinema sektöründeki güç dengesizlikleri, genç oyunculara yönelik mobbing ve psikolojik baskı gibi konular da tekrar konuşulmaya başlandı. Oyuncu sendikaları ve yapımcı birlikleri, özellikle set ortamlarında psikolojik şiddetin önüne geçilmesi için protokol ve denetim mekanizmalarının artırılması gerektiğini belirtiyor.





