Üniversite adaylarını yakından ilgilendiren kritik bir karar kamuoyuna duyuruldu. Hangi bölümlerin kontenjanları azaltıldı, üniversitelerde kontenjanlar neden azaltılıyor, YÖK kontenjan azaltımı hangi bölümleri kapsıyor soruları, tercih dönemine hazırlanan öğrenciler ve aileler tarafından yoğun şekilde araştırılıyor. YÖK Başkanı Prof. Dr. Ersin Özvar, kontenjan düzenlemesinin yalnızca istihdam verilerine değil, öğrencilerin beklenti ve yönelimlerine göre şekillendirildiğini açıkladı.

Hangi Bölümlerin Kontenjanları Azaltıldı, YÖK Kontenjan Azaltımı Hangi Programları Kapsıyor?

En çok merak edilen başlıkların başında hangi bölümlerin kontenjanları azaltıldı sorusu geliyor. YÖK tarafından yapılan açıklamaya göre, özellikle iş gücü piyasasında karşılığı zayıf olan bazı önlisans programları ile belirli lisans bölümlerinde kontenjan düşüşüne gidilecek.

Kontenjanı azaltılacak bölümler arasında özellikle şu alanlar öne çıktı:

Hukuk, Psikoloji, Eczacılık, Diş hekimliği ve Mimarlık.

Bu bölümlerde hem devlet hem de vakıf üniversitelerinde farklı oranlarda kontenjan azaltımı yapılacağı belirtildi. Özvar, her programın kendi dinamikleri doğrultusunda değerlendirildiğini, mezun sayısı, akademik kapasite ve istihdam verilerinin birlikte ele alındığını vurguladı.

Ayrıca açıköğretim programlarında da son yıllarda ciddi bir düşüş yaşandığı dikkat çekti. 2020 yılında 166 bin 203 olan açıköğretim kontenjanı, 2025 itibarıyla 98 bin 436’ya geriledi. Toplam yükseköğretim içindeki açıköğretim oranı ise yüzde 54’ten yüzde 40’a düştü. Önümüzdeki beş yıl içinde bu oranın yüzde 30’un altına çekilmesi hedefleniyor.

Üniversitelerde Kontenjanlar Neden Azaltılıyor, YÖK Kontenjan Düzenlemesinin Gerekçesi Ne?

Adayların en çok yönelttiği sorulardan biri de üniversitelerde kontenjanlar neden azaltılıyor oldu. YÖK Başkanı Ersin Özvar, bu kararın üç temel gerekçeye dayandığını açıkladı.

İlk olarak öğrenci beklentileri ve yönelimleri ön plana çıkıyor. Özvar, doluluk oranı düşük, öğrenci talebi azalan ve mezunlarının istihdamda zorlandığı programlarda ısrar edilmesinin sürdürülebilir olmadığını ifade etti. Öğrencilerin kariyer planlamalarına uygun olmayan programların uzun vadede başarılı olamayacağına dikkat çekildi.

İkinci gerekçe ise istihdam ve kaynak verimliliği. İş gücü piyasasında karşılığı zayıf olan alanlarda yüksek kontenjanla mezun vermenin, hem insan kaynağı hem de kamu kaynakları açısından verimsizlik oluşturduğu belirtildi. Kontenjan düzenlemesiyle mezun sayısı ile istihdam kapasitesi arasındaki dengenin kurulması hedefleniyor.

Üçüncü ve en önemli başlıklardan biri ise eğitimin niteliğini artırma hedefi. YÖK, kontenjan azaltımının yükseköğretime erişimi kısıtlamak anlamına gelmediğini, aksine kaliteyi yükseltmeye yönelik stratejik bir adım olduğunu vurguladı.

Açıköğretim Kontenjanları Neden Düşürülüyor, Açıköğretimde Yeni Hedef Ne?

Dikkat çeken bir diğer düzenleme ise açıköğretim kontenjanları neden düşürülüyor sorusunu gündeme taşıdı. Son beş yılda açıköğretim kontenjanlarında kademeli bir azaltım uygulandığı açıklandı.

2020 yılında 166 bin 203 olan kontenjanın 2025’te 98 bin 436’ya indirilmesi, yükseköğretim politikalarında önemli bir değişime işaret ediyor. YÖK, açıköğretimin toplam sistem içindeki oranını kademeli olarak azaltmayı ve örgün eğitimin niteliğini güçlendirmeyi amaçlıyor.

Bu adımın, öğrencilerin yüz yüze eğitim imkanlarından daha fazla yararlanmasını sağlamak ve mezuniyet sonrası iş gücü piyasasına daha donanımlı bireyler kazandırmak amacıyla atıldığı belirtiliyor.

Geleceğin Meslekleri İçin Yeni Programlar mı Açılacak, Yapay Zeka ve Siber Güvenlik Öne Çıkıyor mu?

Kontenjan azaltımıyla eş zamanlı olarak geleceğin meslekleri için yeni programlar mı açılacak sorusu da gündeme geldi. YÖK, özellikle yapay zeka, büyük veri, siber güvenlik ve dijital teknolojiler alanlarında açılan programlara yüksek talep olduğunu açıkladı.

Bu alanların hem küresel hem de ulusal ölçekte artan iş gücü ihtiyacına cevap verdiği belirtiliyor. YÖK, üniversitelerin çağın gerekliliklerine uygun programlar açmasını teşvik ederken, güncelliğini yitirmiş bölümlerin yeniden yapılandırılmasını bekliyor.

Özvar, vakıf üniversitelerine de çağrıda bulunarak, mezunlarına güçlü kariyer olanakları sunmayan programların tasfiye edilmesi ve yerine çağın ihtiyaçlarına uygun bölümlerin açılması gerektiğini ifade etti.

Kontenjan Azaltımı Öğrencileri Nasıl Etkileyecek, Tercih Döneminde Nelere Dikkat Edilmeli?

Uzmanlara göre, kontenjan azaltımı öğrencileri nasıl etkileyecek sorusu tercih sürecinde daha da önem kazanacak. Kontenjanı düşürülen bölümlerde rekabet artabilirken, yeni açılan ve gelişen alanlarda daha fazla fırsat oluşabileceği belirtiliyor.

Adayların yalnızca popülerlik ya da geçmiş yıllardaki taban puanlara göre değil, istihdam verileri ve sektör beklentileri doğrultusunda tercih yapmaları gerektiği vurgulanıyor. YÖK’ün bu düzenlemesi, üniversite sisteminde daha planlı ve veriye dayalı bir yapı oluşturmayı hedefliyor.

Yükseköğretimde başlatılan bu yeni dönem, hem üniversiteler hem de öğrenciler açısından önemli bir dönüşüm sürecine işaret ediyor. Hangi bölümlerin kontenjanları azaltıldı, üniversitelerde kontenjanlar neden azaltılıyor sorularının yanıtı, önümüzdeki tercih döneminde daha net bir şekilde hissedilecek.

Kaynak: Haber Merkezi