ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio yaptığı yazılı açıklamada, yaklaşan Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu öncesinde Filistin Kurtuluş Örgütü ve Filistin yönetimi üyelerinin vizelerinin iptal edildiğini duyurdu. Rubio, söz konusu kararın ABD yasaları çerçevesinde alındığını söyleyerek, "FKÖ ve Filistin yönetimi, taahhütlerine uymamış ve barış umutlarını baltalamıştır. Bu iki kuruluşu sorumlu tutmak ulusal güvenlik çıkarlarımız gereğidir" ifadelerini kullandı.
Rubio, FKÖ ve Filistin yönetiminin barış sürecinde güvenilir ortak olabilmesi için çeşitli şartlar sıralayarak, ABD yasaları ve FKÖ’nün kendi taahhütleri gereği özellikle 7 Ekim saldırıları başta olmak üzere Gazze Şeridi’ndeki her eylemin açık ve tutarlı bir şekilde kınanması gerektiğini ifade etti. Rubio, bu adımın sadece ABD’de değil, bölgede de kalıcı barış arayışlarının da gereği olduğunu savundu.
"ŞARTLAR YERİNE GETİRİLİRSE YENİDEN İLİŞKİ KURULABİLİR"
Rubio, Washington’un temel hedefinin "kalıcı bir barış" olduğunu, ancak bunun için Filistin tarafının somut adımlar atması gerektiğini yineledi.
ABD Dışişleri Bakanlığı’nın açıklamasında, kapıların tamamen kapatılmadığı da vurgulandı. Açıklamada, "FKÖ ve Filistin yönetimi yükümlülüklerini yerine getirir ve İsrail devleti ile yapıcı bir uzlaşma ve barış içinde bir arada yaşama yoluna dönmek için somut adımlar atarsa, ABD, yasalarına uygun olarak yeniden ilişki kurmaya açık olmaya devam edecektir" ifadelerine yer verildi.
ABD’DEN FİLİSTİN’İN ULUSLARARASI GİRİŞİMLERİNE TEPKİ
ABD yönetimi, Filistin tarafının Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) ve Uluslararası Adalet Divanı’na (UAD) yaptığı başvuruları da eleştirdi. Açıklamada, bu adımların barış müzakerelerini atlatma girişimi olarak değerlendirildiği öne sürüldü. Yapılan açıklamada, "Varsayımsal bir Filistin devletinin tek taraflı olarak tanınmasını sağlama çabaları, Hamas’ın rehineleri serbest bırakmayı reddetmesine ve Gazze’de ateşkes görüşmelerinin çökmesine doğrudan katkıda bulunmuştur" denildi. Washington, bu girişimlerin barış masasını güçlendirmenin aksine süreci sekteye uğrattığını savundu.