Nobel ödüllü bilim insanı Aziz Sancar ve ekibinin glioblastoma yani beyin kanseri üzerinde yürüttüğü çalışma, tıp dünyasında heyecan yarattı. EdU ve Temozolomid (TMZ) isimli iki maddenin kombinasyonuyla yürütülen deneylerde, farelerde tümörlerin tamamen ortadan kalktığı gözlemlendi. Araştırma, Amerikan Bilimler Akademisi'nin (PNAS) saygın bilimsel dergisinde yayımlandı ve dünya çapında yankı uyandırdı. Peki, bu gelişme gerçekten "kansere çözüm mü bulundu?" sorusunun cevabı olabilir mi?

Aziz Sancar’ın Beyin Kanseri Çalışması Nedir?

Çalışmanın odak noktası, glioblastoma olarak bilinen ve tedavisi en zor kanser türlerinden biri. Bu hastalık, çok hızlı yayılması ve tedaviye dirençli olması nedeniyle hayatta kalma oranlarının düşük kaldığı bir tür olarak biliniyor. Günümüzde glioblastoma teşhisi konulan hastaların yalnızca %7’si beş yıl yaşayabiliyor.

Aziz Sancar ve ekibinin araştırması, bu tabloyu değiştirme potansiyeli taşıyan yeni bir kombinasyon tedavisine dayanıyor. Bu tedavi, kanser hücrelerinin DNA onarım mekanizmalarını hedef alarak tümörü etkisiz hale getirmeyi amaçlıyor.

EdU ve Temozolomid Birlikte Kullanıldığında Ne Oluyor?

Çalışmanın temelinde iki ilaç yer alıyor:

EdU (5-ethynyl-2'-deoxyuridine): DNA sentezini işaretlemek için kullanılan bir kimyasal madde.

Temozolomid (TMZ): Glioblastoma tedavisinde halihazırda kullanılan standart bir kemoterapi ilacı.

Aziz Sancar’ın ekibi, bu iki maddenin birlikte kullanılmasıyla kanserli hücrelerin DNA'sının hem hedef alındığını hem de onarım mekanizmalarının engellendiğini gösterdi. Böylece, hücreler kendilerini onaramıyor ve yok oluyor. Tek başına uygulandığında sınırlı etki gösteren bu maddeler, birlikte kullanıldığında farelerde yüzde 100 tümör gerilemesi sağladı.

Farelerde Tümörler Tamamen Ortadan Kalktı

Araştırmanın en dikkat çekici sonucu, kombinasyon tedavisi uygulanan farelerde 23. gün itibarıyla tüm tümörlerin yok olması oldu. Üstelik tedavi gören fareler, 250 günü aşkın süre hayatta kaldı. Bu, glioblastoma gibi ölümcül bir kanser türü için preklinik seviyede olağanüstü bir başarı olarak kabul ediliyor.

Bu sonuçlar sadece bir deney grubuna değil, farklı glioblastoma modellerinde tekrarlanarak elde edildi. Bu durum, araştırmanın bilimsel geçerliliğini önemli ölçüde artırıyor.

Sağlıklı Beyin Dokusu Korundu Mu?

Klasik kemoterapilerde görülen en büyük sorunlardan biri, kanserli hücrelerle birlikte sağlıklı beyin hücrelerinin de zarar görmesi. Ancak bu çalışmada, EdU’nun sağlıklı dokulara minimal zarar verdiği tespit edildi.

Aziz Sancar’ın ekibinin, glioblastoma hastalarından alınan gerçek tümör hücreleri üzerinde yaptığı deneylerde, EdU’nun etkili bir şekilde tümöre ulaştığı ve sağlıklı beyin dokusunu büyük ölçüde koruduğu görüldü. Yan etkiler ise hafif ve geri dönüşümlü olarak tanımlandı.

Klinik Denemelere Geçildi Mi?

Hayır, henüz geçilmedi. Aziz Sancar ve ekibi, farelerde elde edilen sonuçların insanlar üzerinde de aynı başarıyı sağlayıp sağlamayacağının henüz bilinmediğini açıkça belirtti. Klinik denemelere geçilebilmesi için, Amerikan Sağlık Enstitüsü (NIH) onayı gerekiyor.

Sancar’ın açıklamasına göre, insanlar üzerinde deneylerin başlaması için en az iki yıl beklemek gerekebilir. Bu nedenle çalışma, şu an için yalnızca preklinik bir başarı olarak kabul ediliyor.

Bilim Dünyasından Nasıl Tepkiler Geldi?

Çalışmanın sonuçları, uluslararası bilim dünyasında ciddi ilgi ve saygı ile karşılandı. PNAS gibi prestijli bir bilimsel dergide yayımlanması, bu araştırmanın bilimsel geçerliliğini ve önemini pekiştiriyor.

Uzmanlar, bu çalışmanın glioblastoma tedavisinde yeni bir kapı aralayabileceğini, ancak henüz kesin bir çözüm olmadığını vurguluyor. Özellikle kanser araştırmalarında hayvan deneylerinden insan klinik denemelerine geçişin karmaşık ve zaman alıcı bir süreç olduğunun altı çiziliyor.

Kansere Gerçekten Çözüm Mü Bulundu?

Hayır, henüz kanıtlanmış bir “çözüm”den söz etmek mümkün değil. Ancak Aziz Sancar ve ekibinin çalışması, bugüne kadar sınırlı seçeneklerle mücadele edilen glioblastoma karşısında gerçek anlamda umut veren bir bilimsel yaklaşım sunuyor.

Çalışma; klasik kemoterapilerde olduğu gibi sadece hücre öldürmeyi değil, kanser hücrelerinin hayatta kalma ve onarım mekanizmalarını hedef almayı esas alıyor. Bu yönüyle hem daha etkili hem de potansiyel olarak daha az yan etkili bir tedavi modeli olabileceği düşünülüyor.

Aziz Sancar’ın Beyin Kanseri Çalışması Başka Kanser Türlerine Umut Olabilir Mi?

Evet. Çalışmanın hedef aldığı DNA onarım mekanizmaları, sadece glioblastoma değil, birçok farklı kanser türünde de hayati rol oynuyor. Bu nedenle, geliştirilen bu strateji, ileride meme kanseri, akciğer kanseri veya pankreas kanseri gibi başka türler için de ilham verici bir temel oluşturabilir.

Kaynak: Haber Merkezi