Hazine gelirlerini doğrudan etkileyen tapu harcı kayıplarını önlemeyi amaçlayan uygulama, özellikle son beş yıl içinde tapu alım satımı yapan vatandaşları yakından ilgilendiriyor.
Türkiye genelinde konut satışları ve tapu harcı gerçeği
Resmî verilere göre, geçen yıl Türkiye genelinde 81 ilde toplam 1 milyon 688 bin 910 konut satışı gerçekleştirildi. Bu satışlarda, tapu devir işlemleri sırasında satış bedelinin yüzde 4’ü oranında tapu harcı ödenmesi gerekiyor.
Tapu harcı, doğrudan Hazine ve Maliye Bakanlığı bünyesine aktarılıyor.
Ancak satış bedelinin yükselmesiyle birlikte ödenen tapu harcının da artması, bazı alıcı ve satıcıların karşılıklı anlaşarak tapuda gerçek satış bedelinden daha düşük bir tutar beyan etmesine neden oluyordu. Bu uygulama, uzun süredir vergi kaybına yol açan en yaygın yöntemlerden biri olarak biliniyor.
GİB denetimleri neden sıkılaştırdı?
Gelir İdaresi Başkanlığı, tapu işlemlerinde düşük bedel beyanını tespit edebilmek için;
-
bölgesel emlak rayiçleri,
-
ilan sitelerindeki satış fiyatları,
-
ekspertiz raporları,
-
benzer taşınmaz satışları
üzerinden risk analizleri yapıyor.
Bu analizler sonucunda, özellikle gerçek piyasa değeri ile tapuda beyan edilen bedel arasında olağan dışı fark bulunan işlemler “riskli işlem” kategorisine alınıyor.
Ocak ayı boyunca GİB tarafından on binlerce tapu işlemi için tebligat hazırlandı. Gönderilen yazılarda, son 5 yıl içinde taşınmaz alım veya satımı yapan ve işlemleri riskli bulunan kişiler, izah vermek üzere resmen savunmaya çağrıldı.
İzaha davet nedir, kimler çağrılıyor?
İzaha davet, doğrudan ceza kesilmeden önce vatandaşın açıklama yapmasına imkân tanıyan bir süreçtir.
Tapuda düşük bedel beyan ettiği yönünde riskli görülen kişiler;
-
alıcı,
-
satıcı
-
ya da her iki taraf birlikte
olmak üzere GİB tarafından izaha davet ediliyor.
Bu süreçte vatandaşlardan, beyan edilen satış bedelinin neden düşük olduğu veya işlemin gerçek bedelinin ne olduğu konusunda yazılı savunma yapmaları isteniyor.
Vergi ziyaı cezası yüzde 100’e çıkarıldı
Tapu işlemlerinde usulsüz beyanlara yönelik en kritik değişiklik, kısa süre önce Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edilen düzenleme ile yürürlüğe girdi.
Daha önce tapu harcında eksik veya hatalı beyan tespit edildiğinde uygulanan vergi ziyaı cezası yüzde 25 oranındaydı.
Yeni düzenleme ile bu oran:
yüzde 100 olarak belirlendi.
Bu da şu anlama geliyor:
Tapuda beyan edilen satış bedeli ile gerçek satış bedeli arasındaki fark tespit edilirse,
aradaki vergi kaybının iki katı tutarında ödeme yapılması gerekecek.
Uygulama hem alıcıyı hem de satıcıyı kapsıyor.
Pişmanlıkla başvuru imkânı var
Yeni sistemde vatandaşlara önemli bir hak da tanınıyor. Tapu işleminde gerçek bedelin düşük gösterildiğini fark eden veya sonradan bu riskle karşı karşıya kalan kişiler, Gelir İdaresi Başkanlığı’na pişmanlık başvurusu yapabiliyor.
Pişmanlıkla başvuran kişiler hakkında, şartların sağlanması halinde vergi ziyaı cezası uygulanmıyor. Ancak eksik ödenen tapu harcı, yasal faiziyle birlikte tahsil ediliyor.
Bu nedenle uzmanlar, GİB’den tebligat gelmeden önce gönüllü başvuru yolunun önemli bir avantaj sunduğunu vurguluyor.
Tapu işlemlerinde 5 günlük kritik süre
İzaha davet yazısı tebliğ edilen kişiler için çok kritik bir ayrıntı bulunuyor.
Tebligatın kişiye ulaşmasının ardından 5 gün içinde izah yapılması gerekiyor.
Bu 5 günlük süre içinde;
-
usulsüz bildirim yapıldığının kabul edilmesi ve
-
gerekli düzeltme başvurusunun yapılması halinde, vergi ziyaı cezası uygulanmıyor.
Bu durumda tapu sahipleri yalnızca;
satışın yapıldığı yıl beyan edilen bedel ile gerçek bedel arasındaki farkı
ve bu fark için hesaplanan yasal faizi ödemekle yükümlü oluyor.
Süre geçirilirse veya izah yeterli görülmezse, yüzde 100 oranındaki vergi ziyaı cezası devreye giriyor.
Alıcı ve satıcılar için yeni dönem başladı
Yeni denetim sistemiyle birlikte tapuda düşük bedel gösterme uygulaması, yalnızca riskli bir tercih değil, doğrudan ağır mali sonuçlar doğuran bir işlem haline gelmiş durumda.
Uzmanlara göre özellikle:
-
son 5 yıl içinde konut veya arsa alım satımı yapanlar,
-
tapuda satış bedelini rayiç veya emlak ilanlarının çok altında gösterenler
GİB tarafından gönderilecek tebligatlara karşı hazırlıklı olmalı.
Tapu işlemlerinde artık yalnızca beyan değil, piyasa gerçekliği esas alınıyor.




