Altın piyasasında yaşanan bu dalgalanma, hem kısa vadeli yatırımcıların hem de uzun vadeli birikim yapan vatandaşların “Altın düşmeye devam edecek mi?”, “Gram altın yeniden yükselecek mi?” ve “Ons altın kaç dolar oldu?” sorularını gündeme taşıdı.
Altında Sert Düşüş Sonrası Tepki Alımları
Küresel risk iştahının artmasıyla birlikte önceki seansta yüzde 2’yi aşan kayıpla bir haftanın en düşük seviyesine gerileyen altın, 18 Şubat 2026 Çarşamba sabahı gelen sınırlı alımlarla toparlanma eğilimine girdi. Spot altın yaklaşık yüzde 1’e yakın prim yaparak 4.930 dolar seviyesine yükseldi.
Ons altındaki toparlanma, iç piyasada da etkisini gösterdi. Döviz kurunun da desteğiyle gram altın 6.900 TL eşiğinin üzerine çıktı. Ancak dolar endeksinin güçlü görünümünü sürdürmesi, yükselişlerin kalıcı olmasını zorlaştıran temel unsur olarak öne çıkıyor.
Analistler, bu hareketin teknik anlamda “tepki alımı” niteliği taşıdığını ve jeopolitik gelişmelere bağlı olarak oynaklığın sürebileceğini belirtiyor.
18 Şubat 2026 Güncel Altın Fiyatları
Altın piyasasında 18 Şubat 2026 itibarıyla satış fiyatları şu şekilde oluştu:
Gram altın: 6.942 TL
Çeyrek altın: 11.351 TL
Yarım altın: 22.713 TL
Tam altın: 47.983 TL
Cumhuriyet altını: 45.267 TL
Gremse altın: 119.961 TL
Ons altın: 4.930 dolar
Fiyatlardaki yukarı yönlü tepkiye rağmen piyasalarda temkinli hava korunuyor. Uzmanlar, özellikle dolar endeksi ve Fed kaynaklı açıklamaların kısa vadede belirleyici olmaya devam edeceğini ifade ediyor.
Altın Fiyatlarını Düşüren Jeopolitik Gelişmeler
Altındaki sert gerilemenin arkasında jeopolitik risk algısındaki düşüş yer aldı. ABD ile İran arasında nükleer anlaşmazlığa ilişkin “yol gösterici ilkeler” üzerinde uzlaşı sağlandığı yönündeki açıklamalar, küresel piyasada risk iştahını artırdı. Güvenli liman talebinin zayıflaması, altın fiyatlarında satış baskısını beraberinde getirdi.
Bunun yanı sıra ABD’nin arabuluculuğunda Ukrayna ile Rusya arasında yürütülen diplomatik temaslar da jeopolitik tansiyonun düşebileceği beklentisini güçlendirdi. Küresel çatışma riskinin azalması, yatırımcıların riskli varlıklara yönelmesine neden olurken, altın gibi güvenli liman enstrümanları ikinci plana itildi.
Jeopolitik belirsizliklerin azalması genellikle altın fiyatlarını baskılarken, kriz dönemlerinde ise altın güçlü talep görüyor. Bu nedenle siyasi ve diplomatik gelişmeler altın yatırımcıları tarafından yakından takip ediliyor.
Fed Tutanakları ve Faiz İndirimi Beklentisi
Piyasaların asıl odağı ise ABD Merkez Bankası Fed’in ocak ayı toplantı tutanakları oldu. Dolar endeksi güçlü seyrini korurken, dolar bazlı fiyatlanan altın diğer para birimleri karşısında daha pahalı hale geldi. Bu durum, küresel talep üzerinde baskı oluşturdu.
Chicago Fed Başkanı Austan Goolsbee’nin enflasyonun yüzde 2 hedefine yaklaşması halinde bu yıl birkaç faiz indiriminin gündeme gelebileceğini belirtmesi, piyasalarda üç adet 25 baz puanlık faiz indirimi beklentisini güçlendirdi.
Faiz getirisi olmayan altın, düşük faiz ortamlarında daha cazip hale geliyor. Bu nedenle Fed’in faiz politikasına ilişkin mesajları, altının orta ve uzun vadeli yönü açısından kritik önem taşıyor.
Altın Fiyatları Yükselir mi, Düşer mi?
Uzmanlara göre altın fiyatlarının yönü üç temel faktöre bağlı:
Dolar endeksinin seyri
Fed’in faiz politikası
Jeopolitik risklerin durumu
Doların güçlü kalmaya devam etmesi halinde altın fiyatlarında yukarı yönlü hareketler sınırlı kalabilir. Ancak faiz indirimi beklentilerinin güçlenmesi ve jeopolitik risklerin yeniden artması durumunda altın yeniden güçlü bir yükseliş trendine girebilir.
Kısa vadede dalgalı seyir öngörülürken, yatırımcıların ani haber akışlarına karşı temkinli olması gerektiği belirtiliyor.
Altın piyasasında volatilitenin arttığı bu dönemde, hem teknik seviyeler hem de küresel gelişmeler yakından izlenmeye devam ediyor.