Wilson, mevcut küresel belirsizlik ortamının sürmesi halinde, altın fiyatlarının yıl sonuna doğru ons başına 6.000 dolar seviyesine kadar yükselebileceğini belirtti. Bu açıklama, hem kurumsal yatırımcılar hem de bireysel altın yatırımcıları açısından “altın alınır mı, altın daha ne kadar yükselir?” sorularını yeniden gündeme taşıdı.

Altın için 6.000 dolar senaryosu masada

David Wilson’a göre altın piyasasında yukarı yönlü ana trendi besleyen en önemli faktörlerin başında, merkez bankalarının istikrarlı ve yüksek hacimli alımları geliyor.

Wilson, değerlendirmesinde şu noktaların altını çiziyor:

Küresel ölçekte artan ekonomik ve politik riskler,

Rezerv çeşitlendirme eğiliminin hızlanması,

Dolar ve tahvil piyasalarındaki dalgalanma,

Güvenli liman ihtiyacının güçlenmesi.

Bu ortamın devam etmesi halinde, altının yıl sonuna kadar 6.000 dolar seviyesini test etmesinin mümkün olduğu vurgulanıyor.

Merkez bankaları altın alımlarını hızlandırdı

Altın piyasasında son dönemdeki en güçlü yapısal destek, resmi alımlar tarafında görülüyor. David Wilson, özellikle iki kritik merkez bankasının hamlesine dikkat çekti.

Buna göre:

Narodowy Bank Polski, geçtiğimiz ay 150 tonluk yeni altın alımı açıkladı.

People's Bank of China ise Ocak ayında üst üste 15’inci kez altın rezervlerini artırdı.

Bu gelişmeler, altına yönelik talebin yalnızca yatırımcı cephesinde değil, devlet rezervleri tarafında da güçlü seyrettiğini ortaya koyuyor.

Wilson’a göre merkez bankalarının bu alımları, altın fiyatlarının aşağı yönlü hareketlerini sınırlayan en önemli faktör konumunda.

Altın ETF girişleri fiyatları yukarı taşıyor

Altın tarafındaki bir diğer önemli destek unsuru ise borsa yatırım fonları (ETF) üzerinden gelen girişler.

David Wilson, son haftalarda kısa süreli bir düzeltme yaşansa da, altın ETF’lerine yönelik fon girişlerinin genel olarak istikrarlı bir görünüm sergilediğini ifade etti.

Bu durumun;

piyasada uzun vadeli pozisyonların korunduğunu,

kurumsal yatırımcının altın tarafında kalmaya devam ettiğini,

fiyatlar üzerinde yukarı yönlü baskının sürdüğünü gösterdiği belirtiliyor.

Gümüşte talep zayıfladı: Volatilite yatırımcıyı uzaklaştırdı

Altın için oldukça iyimser bir tablo çizen David Wilson, gümüş piyasası için ise daha temkinli bir değerlendirme yaptı.

Son aylarda gümüş fiyatlarında görülen yüksek oynaklığın, fiziksel talebi belirgin biçimde zayıflattığını ifade eden Wilson, özellikle sanayi tarafındaki alımların istenilen seviyede olmadığını vurguladı.

Wilson’a göre:

gümüş piyasasında yatırımcı güveni daha kırılgan,

fiyat dalgalanmaları fiziksel talebi baskılıyor,

sanayi kaynaklı talep artışı altın kadar güçlü değil.

Altın – gümüş oranı yükseliyor

David Wilson, altın ile gümüş arasındaki performans farkına da dikkat çekti. Altın–gümüş oranının yukarı yönlü eğilim gösterdiğini belirten Wilson, altının gümüşe kıyasla daha güçlü bir riskten korunma aracı sunduğunu ifade etti.

Wilson’ın değerlendirmesi şu şekilde:

“Altın bana mantıklı geliyor. Gümüş aynı türden risk koruması sağlamıyor.”

Bu açıklama, özellikle portföyünde hem altın hem gümüş bulunduran yatırımcılar açısından önemli bir sinyal olarak görülüyor.

Altın neden gümüşten daha güçlü görülüyor?

David Wilson’a göre altının gümüşten ayrışmasının temel nedenleri şunlar:

merkez bankalarının gümüş değil, doğrudan altın alması,

rezerv varlık olarak altının küresel kabul görmesi,

jeopolitik risk dönemlerinde altının öncelikli tercih olması,

gümüşün sanayi talebine daha bağımlı bir emtia olması.

Bu yapı, belirsizlik dönemlerinde altını daha “koruyucu” bir yatırım aracı haline getiriyor.

Altın fiyatları için 2026 yılına girerken ne öne çıkıyor?

BNP Paribas cephesinden gelen değerlendirmeye göre, önümüzdeki aylarda altın fiyatlarının seyrinde belirleyici olacak başlıklar şunlar olacak:

merkez bankalarının alım hızını koruyup korumayacağı,

küresel ekonomik büyümede yavaşlama riski,

jeopolitik gerilimlerin derinleşmesi,

ETF tarafındaki fon girişlerinin devam edip etmeyeceği.

Bu faktörlerin birlikte çalışması halinde, altın tarafında güçlü görünümün korunacağı ifade ediliyor.

Özetle, David Wilson’ın değerlendirmesi; altının, mevcut küresel risk ortamında hem merkez bankaları hem de kurumsal yatırımcılar için birincil güvenli liman olmaya devam edeceğini gösteriyor.

Editör Hakkında