Emekli olduktan sonra evde daha fazla vakit geçirmeye başlayan Güner, zamanını değerlendirmek amacıyla portakal kabuklarından tablolar yapmaya başladı.

Kuruttuğu kabukları çeşitli şekillerde keserek çiçek ve kuş figürlerine dönüştüren, ardından kartona yapıştırarak eserler ortaya çıkaran Güner, yakınlarının yönlendirmesiyle yaklaşık 3 ay önce Büyükşehir Belediyesi bünyesindeki Meral-Beyhan Uslu Alzheimer Merkezi'ne başvurdu.

Merkezde de sanat çalışmalarını sürdüren Güner, yaptığı tablolarla hem üretmeye devam ediyor hem de diğer merkez sakinleriyle vakit geçirerek sosyal yaşamını sürdürüyor.

Muzaffer Güner, AA muhabirine, yaklaşık 5 yıldır portakal kabuklarından tablo yaptığını belirterek, bu çalışmanın kendisi için önemli bir uğraş olduğunu söyledi.

Kabukları önce kuruttuğunu, ardından şekil vererek kartona yapıştırdığını anlatan Güner, eserlerini hazırlarken mutlu olduğunu ve zamanın nasıl geçtiğini anlamadığını ifade etti.

SANATLA ÜRETMEYE, MERKEZDE SOSYALLEŞMEYE DEVAM EDİYOR

Merkezin sosyoloğu Ayşe Uçan ise Güner'in yaklaşık 5 yıldır Parkinson ve Alzheimer hastalığıyla yaşadığını belirtti.

Güner'in merkeze gelmeden önce emekliliğinin ardından daha fazla içine kapandığını ve sosyal çevresinin zayıfladığını anlatan Uçan, temmuz ayından bu yana merkezdeki aktivitelere severek katıldığını söyledi.

Muzaffer Güner'in burada hareket, denge ve adımlama çalışmalarının yanı sıra çeşitli sosyal ve sanatsal etkinliklere katıldığını dile getiren Uçan, portakal kabuklarından yaptığı tabloların merkeze de renk kattığını ifade etti.

Uçan, Güner'in çocukları ve torunları için 2020 ve 2023 yıllarında iki kitap da hazırladığını belirterek, üretme isteğinin onun için önemli bir motivasyon kaynağı olduğunu dile getirdi.

Güner'in merkezde eski arkadaşlarıyla da karşılaştığını anlatan Uçan, burada kurduğu sosyal ilişkilerin yaşamına olumlu katkı sağladığını söyledi.

"GÖRSEL HAFIZAYA YÖNELİK ÇALIŞMALAR BİLİŞSEL DURUMUNU OLUMLU ETKİLİYOR"

Alzheimer hastalığının ilerleyici bir hastalık olduğunu belirten Uçan, bu süreçte sosyal uyumun önemli olduğunu ifade etti.

Yaş ilerledikçe sosyal çevrenin daralabildiğini, arkadaşlık ve komşuluk ilişkilerinin azalabildiğini anlatan Uçan, merkezin bu açıdan Güner için önemli bir sosyal ortam oluşturduğunu söyledi.

Uçan, Güner'in yaptığı eserlerin görsel hafızaya yönelik çalışmalar açısından da değer taşıdığını belirterek, "Muzaffer Amca buraya geldiğinde arkadaşlıklar edindi, aynı zamanda yaptığı eserler görsel hafızaya da iyi geliyor. Görsel hafızaya yönelik çalışmalar bilişsel durumunu olumlu etkiliyor. Sosyalleştiği için de kendisini çok daha iyi hissediyor." dedi.

Üretmenin, farklı insanlarla etkileşime girmenin ve yeni eserler ortaya koymanın Güner'in günlük yaşamına olumlu katkı sağladığını kaydeden Uçan, Muzaffer Güner'in merkezin neşesi haline geldiğini söyledi.

Merkezden faydalanan Fehmi Önder de Güner'in yaptığı çalışmalardan etkilendiğini söyledi.

Güner'in sanatla ilgilenmesinin kendisini ayakta tuttuğunu belirten Önder, yaptığı eserlerle merkezdeki diğer kişilere de örnek olduğunu ifade etti.

Önder, Güner'in merkezde moral bulduğunu ve arkadaşlarıyla vakit geçirerek grubun neşesine katkı sağladığını dile getirdi.

Kaynak: AA