TBMM Genel Kurulu, İsrail'in Gazze saldırıları ve bölgedeki insani kriz nedeniyle Meclis Başkanı Kurtulmuş’un başkanlığında olağanüstü toplandı.

Kurtulmuş, konuşmalarını yapmak üzere siyasi partilerin temsilcilerine söz verdi. İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisi adına konuştu. Gazze’deki drama karşı sesi en çok çıkanın Cumhur koalisyonu olduğunu söyleyen Dervişoğlu, "Bu açıdan da bir tebriği hak ediyorlar. Ama aynı koalisyonun başındaki kişi, Büyük Ortadoğu Projesi’nin eşbaşkanlığıyla övündüğü geçmişini unutmamızı bekliyor. Aynı eş başkanın yaklaşık çeyrek asırdır yönettiği Türkiye’nin dış politikası da ortadadır.

2011 yılından beri Suriye’de Nazi hayat sahası misali gün be gün genişleyen İsrail’dir. Bugün Suriye’nin başkenti Şam’ı, basit bir topun menzilinden tehdit eden İsrail’dir. Canı istediği gibi nokta operasyonları düzenleyen yine İsrail’dir. Bu yaşananlar, başka bir hükumet zamanında olmadı arkadaşlar, 25 yıldır devam eden Erdoğan hükümetleri zamanında, 8 yıldır devam eden Cumhurbaşkanlığı Hükumet Sistemi ve cumhur koalisyonu zamanında oldu" dedi.

Genel kurulda konuşan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin Filistin davasını hep savunduğunu belirterek "8 Ekim 2023’ten bu yana tam 691 gün geçti. İsrail 691 gündür Filistin’de katliam yapıyor, soykırım yapıyor. Bugüne kadar yarıdan fazlası kadın ve çocuk olmak üzere 70 bin masum insan öldürüldü. Filistin’deki sorunun tarihi, 20’nci asrın başlarına uzanmaktadır.

Yıllar içinde on binlerce Filistinli yurdundan edilmiştir. İsrail devleti 1948’de kurulduktan sonra da Filistin topraklarında kan ve gözyaşı durmuştır. İsrail, Birleşmiş Milletler’in 1967 kararına uymamış, iki devletli çözüm umudunu soykırıma varan bir gaddarlıkla çıkmaza sürüklemiştir. Cumhuriyet Halk Partisi, tarihsel bir tutarlılık içinde Filistin davasını savunmuştur" ifadelerini kullandı.

"ERDOĞAN’DAN TRUMP’A BİR KINAMA DUYDUNUZ MU?"

İsrail’i eleştirdiği için ABD’de 45 gün gözaltında tutulan Rümeysa Öztürk’ü hatırlatan Özel, "Erdoğan’ın Rumeysa’yı savunup, Trump yönetimini eleştirdiğini duydunuz mu? Aynı zamanda ABD vatandaşı olan Ayşenur Ezgi Eygi kızımız Filistin'de İsrailli askerler tarafından öldürüldü. Biz Sayın Başkan ile beraber Didim’de cenazesindeydik. Bu konuda Erdoğan’dan Trump’a, Amerika’ya, İsrail’e bir kınama duydunuz mu? Yetmedi, Gazze’ye insani yardım götüren Madleen gemisine müdahale edildi. Mavi Marmara zamanında ‘Giderken bana mı sordunuz?’ diyen Erdoğan, Madleen gemisi için de tek bir cümle kurdu mu? Sayın Erdoğan tüm bunlardan sonra çıkıyor, ‘Özgür Özel benim Filistin hassasiyetimi sorgulayamaz’ diyor.

Ben de kendisine diyorum ki ‘Zaten olmayan şey sorgulanamaz. Maalesef sizin Filistin hassasiyetiniz konjonktürelmiş. Konjonktör icap ettirdiğinde hassasiyet varmış.’ Şimdi bir Filistin hassasiyeti değil, bir Trump hassasiyetinden, bir Trump korkusundan söz etmek mümkün" dedi.

AK Parti adına ilk olarak konuşan İstanbul Milletvekili Cüneyt Yüksel, Gazze’de 7 Ekim 2023’ten itibaren dünya tarihinin en karanlık dönemlerinden birine tanıklık edildiğini söyledi. Yüksel, "21. yüzyılda tüm dünya Gazze'de kan donduran soykırıma şahitlik etmektedir. Siz Hamas'a terör örgütü demiştiniz. Bunu ne zaman demezseniz Netenyahu'nun uykusu o zaman kaçacaktır. Bakın Gazze'de yaşananlar yalnızca 7 Ekim 2023 sonrasındaki gelişmelerin bir sonucu değildir. Aynı zamanda İsrail'in Filistin'e karşı 75 yıllık politikalarının, 56 yıllık işgalinin ve 16 yıllık ablukasının bir ürünüdür. 7 Ekim sonrasındaki İsrail şiddetini 1948’ten bu yana sergilediği tutum çerçevesinde değerlendirmek gerekmektedir.

Yıllar süren saldırganlığından hesap sorulmaması, İsrail'i bu konuda daha cesaretlendirerek şiddete, katliama, soykırıma sevk etmiştir. Aslında İsrail kurulduğundan beri soykırım suçu işlemektedir. İsrail savunmasız Filistin halkını katletmektedir. Gazze'de yaşanan trajedi sadece silahlarla yürütülmemektedir. Açlık ve kıtlık da silah olarak kullanılmaktadır" şeklinde konuştu.

Yüksel’in ardından söz alan TBMM İdare Amiri ve AK Parti İstanbul Milletvekili Hasan Turan, Filistin konusunun milli bir mesele olduğunu dile getirerek, "Türkiye Filistin'dir, Filistin de Türkiye'dir. İktidarıyla muhalefetiyle konuya hassasiyet gösteren, bu konuyu ucuz siyasi polemiklerin uzağında değerlendirerek, insani, ahlaki ve vicdani olarak Filistin davasına destek veren bütün partilerimize ve milletvekillerimize şükranlarımı arz ediyorum. Değerli arkadaşlarım bugün üzerinde konuşmak üzere toplandığımız Filistin konusu yeni bir konu değildir.

1897’de Basel'de tohumları atılan, siyonist terör devletinin kurulduğu 1948’den bu yana bir halk, bir millet dünyanın gözünün önünde doğranıyor. Sürgüne yollanıyor, evlerine, yurtlarına, mülklerine el konuluyor. Her gün onlarca masum katlediliyor ve sistematik bir soykırıma tabi tutuluyor. Bu halk ne yazık ki her defasında yalnız kalıyor. Ne Birleşmiş Milletler ne uluslararası toplum ne de üzülerek ifade ediyorum ki İslam ülkeleri bu hayasız ve alçak saldırıları durduramıyor. Durduramadığı gibi başta ABD ve kuyruğuna takılan ülkelerin çoğu maalesef destek veriyor" dedi.

Kaynak: İHA