Seçimlerin ardından sosyal medya hesabı üzerinden açıklamalarda bulunan Sucu, çok konuşulacak iddiaları gündeme taşıdı. Sucu, “18 Ekim’de Gaziantep İl Başkanlığı ön seçimini geride bıraktık. Ancak tartışılması gereken, sandıktan kimin çıktığı değil, o sandığa hangi şartlarda gidildiğidir.”


GEÇMİŞTE KARŞI ÇIKTIĞIMIZ YÖNTEMLERLE KARŞILAŞTIK

CHP’de üç dönem il başkanlığı yaptığını söyleyen Sucu, “Dönemin Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu tarafından üç kez görevden alındım. Yıllarca antidemokratik uygulamalara karşı mücadele ettim. Yeni Parti’ye sizin öncülüğünüzde gerçek bir demokrasi umuduyla geldim. Örgüt başkanlarının, milletvekillerinin, belediye başkanlarının, hatta genel başkan bile üyelerin katıldığı ön seçimle belirleneceğini söylediğinizde, her partili gibi biz de heyecanlandık ve umutlandık. Yıllarca savunduğumuz parti içi demokrasinin gerçekleşeceğine inandık. Ne yazık ki Gaziantep’te geçmişte karşı çıktığımız yöntemlerle yeniden karşılaştık.”


CİDDİ KAYGILARIMIZ VAR

Seçimlerde üyelerin iradesinin sandığa yansımadığını iddia eden Sucu, “Üyelerin gerçek iradesinin sandığa yansıması hedeflenirken, partiyle bağı bulunmayan kişilerin eş, dost ve işçi-işveren ilişkileri üzerinden kaydedildiğini gördük. Bugün partimize oy vermeyen, gelecekte de vermeyecek çok sayıda kişinin yalnızca seçim için üye yapıldığına ilişkin ciddi kaygılarımız var.”

Sucu, kamuoyunda şok tartışılacak soruları yöneltti.

İŞTE O SORULAR:

30 Eylül’de son başvurması gereken üyelik süresi neden son anda 5 Ekim’e uzatıldı? Bu beş günde yaklaşık 2.000 kişi üye kaydedilirken ilçe örgütlerimizin başvuruları neden sümen altı edildi? Online üyelikler bekletilirken toplumlara neden öncelik tanındı?

Şehitkamil ve Nizip’te başkanları seçimleri kazanmalarına rağmen bilişim sistemi şifreleri neden kendilerine verilmedi? Şifrelerin ancak 5 Ekim’den sonra verilmesiyle üyelik çalışmaları neden fiilen engellendi?

İl başkanlığı, 5 Ekim’den günler önce yönetim çalışmalarını askıya alıp yöneticilere üyelik çalışması talimatı verdi. Buna karşılık ilçe örgütlerinin, mahallelerin ve köylerin ilettiği, bize yakınlığı bilinen partililerin başvuruları neden işleme alınmadı?

İl başkanı ve milletvekilleri hangi hakla ilçe başkanlarını görevden almakla tehdit ediyor? Makam baskısı, şantaj, para ve iş vaatleriyle üyelik yapıldığı iddialarının gölgesinde özgür iradeden nasıl söz edilebilir?

Genel Merkezimizin ve şahsınızın adı neden bir aday lehine kullanıldı? İl başkanlığı binası neden bir adayın seçim ofisine dönüştürüldü? Seçim günü dahi “Genel Merkezin adayı Erhan Deniz Güngen, Genel Merkez Hayri Sucu’ya karşı” söylemleriyle üyelerin tercihlerinin etkilenmesine neden izin verildi?

Biz yıllarca AK Parti’nin baskıcı anlayışını eleştirdik. Şimdi aynı yöntemleri kendi içimizde mi göreceğiz? Kendi örgütümüzün iradesini koruyamazsak Türkiye’ye nasıl demokrasi ve değişim vaat edeceğiz?”


İDDİALAR ARAŞTIRILMALI

Sucu, “Bütün bu şartlara rağmen binlerce yol arkadaşımızın ortaya koyduğu irade önemli bir mesajdır. Her birine gönülden teşekkür ediyorum. Talebim nettir: Üyelik kayıtları, reddedilen başvurular, bilişim sistemi erişimleri, baskı ve tehditler ile menfaat iddiaları bağımsız biçimde araştırılsın; sorumlular kim olursa olsun hesap versin. Sandığı kazanmak, sandığa giden yoldaki adaletsizliği meşrulaştırmaz! Bizim meselemiz kaybedilen bir koltuk değil; örgütümüzün onuru, emeği ve özgür iradesidir” ifadelerini kullandı.

Kaynak: Ayhan Duman