İngiltere futbolunun köklü rekabetlerinden birine sahne olan EFL Cup yarı final ilk maçında, Arsenal, zorlu deplasmanda Chelsea’yi 3-1 mağlup ederek final yolunda dev bir adım attı. Stamford Bridge’deki bu Londra derbisinde adeta rüzgar gibi esen Arsenal, hem oyun gücü hem de skordaki üstünlüğüyle farkını ortaya koydu. Karşılaşma boyunca sahaya ağırlığını koyan Kuzey Londra ekibi, ezeli rakibini kendi evinde bozguna uğratarak kupaya uzanma umutlarını perçinledi.
Maçın başından sonuna kadar üstün olan kimdi? Arsenal’in taktiksel şovu
Maçın başlama düdüğünden itibaren kontrolü eline alan Arsenal, teknik direktör Mikel Arteta’nın sistemine sadık ve disiplinli futboluyla Chelsea’ye adeta nefes aldırmadı. Takımın en dikkat çeken ismi Martin Zubimendi, orta sahadaki baskılı oyunuyla Chelsea’yi kilitlerken, Ben White, Gyökeres ve Zubimendi’nin attığı goller Londra derbisini Arsenal adına unutulmaz hale getirdi.
İlk dakikalarda gelen golle öne geçen Topçular, ikinci yarıda farkı açarak rakibine geri dönüş şansı tanımadı. Chelsea cephesi ise özellikle savunmadaki hatalarıyla dikkat çekerken, bireysel performansların düşüklüğü mağlubiyetin temel nedeni olarak öne çıktı.
Stamford Bridge’de ilk gol kimden geldi? İşte karşılaşmanın tüm golleri
Karşılaşmanın açılış golü henüz 7. dakikada geldi. Arsenal’in kazandığı köşe vuruşunda, ceza sahasına gönderilen topa mükemmel bir zamanlamayla yükselen Ben White, yaptığı sert kafa vuruşuyla takımını 1-0 öne geçirdi. Gol, kısa bir VAR incelemesinden sonra geçerlilik kazandı.
İkinci yarıya da hızlı giren Arsenal’de bu kez sahneye yeni golcüsü Viktor Gyökeres çıktı. Ceza sahasında oluşan karambolde topu önünde bulan Gyökeres, sert vuruşla farkı ikiye çıkardı.
Chelsea’nin yeni yıldızı Alejandro Garnacho, 57. dakikada skoru 2-1’e getirerek ev sahibi takıma kısa süreli bir umut verdi. Ancak bu sevinç uzun sürmedi. Dakikalar 71’i gösterdiğinde, Zubimendi’nin klas bitirişi, Arsenal’e 3-1’lik avantajı ve büyük moral üstünlüğünü kazandırdı.
Kepa eski takımına karşı şov yaptı! Maçın kahramanı kimdi?
Karşılaşmanın sürpriz isimlerinden biri hiç şüphesiz Arsenal kalecisi Kepa Arrizabalaga oldu. Eski takımı Chelsea’ye karşı gösterdiği üstün performans, galibiyetin arka planındaki en önemli detaylardan biriydi. Özellikle Estêvão’nun 31. ve 86. dakikalarda bulduğu net pozisyonlarda yaptığı kurtarışlar, Kepa’yı maçın gizli kahramanı yaptı.
Soğukkanlı duruşu ve refleksleriyle dikkat çeken Kepa, kritik anlarda takımını ayakta tutarak taraftarların takdirini topladı. Sosyal medyada “Kepa, Stamford Bridge’e kral döndü” yorumları yapılırken, İspanyol eldiven performansıyla alkışları topladı.
Derbi tansiyonu yükseltti: Kartlar havada uçuştu
Londra derbilerinin olmazsa olmazı yüksek tansiyon, bu mücadelede de kendini gösterdi. Özellikle ikinci yarının son bölümünde saha içindeki sert müdahaleler ve itirazlar maçın gerilimini artırdı. Hakem Simon Hooper, karşılaşmada tam 8 kez sarı karta başvurmak zorunda kaldı.
Chelsea’de Pedro Neto ve Estêvão hakemle girdiği diyaloglar nedeniyle sarı kart görürken, Arsenal cephesinde ise Timber ve Kepa zaman geçirme gerekçesiyle cezalandırıldı. Bu kartlar, rövanş öncesinde takımların kadro planlamasını etkileyecek gibi görünüyor.
Rövanş öncesi büyük avantaj kimde? Arsenal final için gün sayıyor
Bu skorla birlikte Arsenal, EFL Cup finali için büyük avantaj elde etti. 3-1’lik deplasman galibiyeti, rövanş maçında daha kontrollü ve stratejik bir oyun planına alan açıyor. Chelsea’nin ise turu geçebilmesi için Emirates’te en az 3 farklı galibiyet alması gerekecek, bu da işlerini oldukça zorlaştırıyor.
Arteta’nın öğrencileri, rövanş öncesi moral ve form olarak zirvede. Bu galibiyet, sadece kupada değil, Premier Lig’de de Arsenal’in özgüvenini artıracak bir etki yaratmış durumda.





