Arap bir aktivist diyor ki:
İran ve Avrupa aslına rücu etti.
Türkiye de İslamın bayraktarlığını yaparak aslına rücu ediyor.
Ne demek istiyor?
İran, kendini yok etme pahasına, mezhebini dininin önüne alarak yüzbinlerce masumun katili bir zalimin yanında 6 yıldır ısrarla durarak aslına rücu etti
Batı, küfrünü en net haliyle ortaya koyarak, “bizim derdimiz sizin dininizle” diyerek aslına rücu etti.
Ve Türkiye; tekrar İslam aleminin bayraktarlığını yapmaya hazır hale gelerek aslına rücu ediyor.
Tarihin tekerrürden ibaret olduğunu,
Allah’ın günleri insanlar arasında dönderip durduğunu,
Allah’ın zulme ilelebet rıza göstermeyeceği göstergelerini göz önünde bulundurursak çok isabetli bir tespit aslında.
Ortadoğu bizden çok şey bekliyor.
Ülkelerinin adlarını, dillerinin adlarını, örflerini adetlerini hiç bilmediğimiz, yeme-içme, gelenek-göreneklerinin bizimkilerden uzaktan yakından alakası olmadığı gariban, meteliksiz, mazlum siyahiler çok şey bekliyor.
Hiç aklımıza gelmeyen Mapuçe’ler, Abojin’ler, Kızılderili’ler-belki abartılı buluyorsunuz ama- inanın çok şey bekliyorlar.
Bizim çok eksiğimiz var, bilmediğimiz konular var.
Ama Rabbim dünyanın kaderini hep bu coğrafyada şekillendirmiş.
Atalarımıza ağabeylik yapma imkanı vermiş.
Atalarımızın dolayısıyla bizim böyle bir tecrübemiz oluşmuş bir şekilde.
Onlar da bunun farkındalar ve bundan hiç gocunmuyorlar.
Biz hem bunun farkında olarak hem de kibre kapılmadan, her halttan ancak biz anlarız istiğnasına girmeden gereğini yapmalıyız artık.
Bu arada Aljazeera televizyonu bangır bangır Türkiye lehinde güzel programlar yaparken TRT ARAPÇA kanalının belgesel yayınlamasını anlayamıyorum.
Üstelik bu kanal haber kanalı mı belgesel kanalı mı bunun da kararının verilmesi lazım.
TRT’yi olduğu gibi Arapçaya çevirince Arapça kanal mı olur?
Tabi ki güzel programlar yapıyor bu kanal.
Ama bizim potansiyelimize göre ve kardeşlerimizin bizden beklentisine göre bu yeterli mi?
Adamlar bizden misyon bekliyor, abilik bekliyor, “ne yapalım abi?” modunda biz de belgeseller giriyoruz iş yapmamız gereken zamanlarda.
Bırakın bir kanalı birkaç tane arapça kanalımız olmalı ve her biri dolu dolu olmalı.
Fransızca bir kanalımız olmalı Afrika’da birçok ülkenin Fransızca konuşmasından dolayı.
Artık neyse ne, kararımızı verip ayağa kalkmalıyız.
Bizden abilik bekleyen başta afrikalılar olmak üzere dünyanın tüm halklarına mesajlarımız olmalı.
Bir gün “Evet işte şimdi!” dediğimizde içini doldurduğumuz bir çağrı olmalı.
Çok mu sloganik yoksa?
Zaman bu işin maalesef buraya geleceğini bize gösterecek.
Çünkü Küfür tek millettir.
Anlaşılıyor mu?
Yani adamların karnı ağrıyor, hem de çok.
Tabi ki sıkıntı yapacaklar.
Tabi ki açık açık “Bizim derdimiz sizin dininizle.” diyecekler.
Bunların birliği de zillettir bizim için.
Zaten kimse inanmıyor böyle bir birliğe bizi alacaklarına.
Almasınlar da, daha doğrusu ne alması, biz niye giriyoruz bunların birliklerine.
Onlar gelsin bizim kurduğumuz birliğimizden medet umsunlar.
“Abi bizi de alın ya” desin alçaklar.
Batı, maşalarının hepsini kullandı ve büyük oranda artık başarılı olamıyor.
Artık net bir şekilde tavrını ortaya koyuyor.
Yani mantıklı da.
Bugün yapmasa ne zaman yapacak?
Yarın yapması neye tekabül eder ki?
Batının bitişi başladı aslında.
Buna inanın “BATININ BİTİŞİ BAŞLADI”