Hayatın güzellikleri ve aldatmacasının peşine kapılıp giderken tam da bahar aylarında tüm dünyada insanların zulüm gördüğü katliamların yapıldığı bir dönemde herkes kendi çıkar ve menfaatlerinin peşine kapılıp giderken, rahatını hiçbirşeyin bozmasına izin vermediği bir anda birden bire hiç kimsenin beklemediği anda ve istemediği bir şekilde namluya sürülmüş sarhoş ve kontrolsüz bir mermi edasıyla bir virüs, hastalık, musibet ne dersek diyelim adına çıkageldi ve herkes ona göre vaziyet aldı bu konuyla alakalı birçok yazı ve makaleler kaleme alındı ve halen bu konuya bir çözüm bulunmuş değil.
Süreç çok hızlı ilerlemekte ve bir o kadar da tehlikeli yani hayat memat meselesi herkes doğrularına göre çözüm bulma arayışında ama kaçırdığımız birçok nokta var. Bunlardan bir tanesi de ölüm haktır ve gerçektir, ansızın bu virüsten daha hızlı gelecek ve hiç kimse engel olamayacak. Mesela şimdi bulunduğumuz anı baz alırsak türkiyede nüfusuna göre doğal dediğimiz rutin günlük ölümler 2000 civarı, bir saat veya birgün sonrası için yaşama ve ölme ihtimalimiz yüzde 50 ihtimal , ama bu virüsten dolayı ölenlerin sayısı ise 100 civarı türkiye nüfusunu 83 Milyon kabul dersek virüsten yarın ölme ihtimalimiz 800.000 de bir ihtimal ama ne yazık ki bu virüs bizi Allah'ın vaadi olan ve gayb'i olan her an olabilecek ölüm den daha fazla heyecanlandırdı tamda sıkıntı burda başlıyor.
Allah'ın vadi olan hemen olabilecek ölümü yeterince önemsemiyor , ansızın bir yakınımız öldüğünde hayretler içinde kalıyor ,ama bu virüsten biri öldüğünde normal karşılıyor ve hiç olmadığı kadar önlem alıyoruz. Misal olarak evden dışarı çıkmamız virüsten daha tehlikeli : trafik' te bulunmamız, yukardan bişey düşmesi, ansızın yere düşüp kafamızı çarpmamız, biriyle kavga etmemiz, örnekleri bu şekilde çoğaltabiliriz.
Yüzmek virüsten daha tehlikeli. Su içmek.(su içerken boğulmak ) Yemek yemek.(yemek yerken boğulmak) Uyumak Trafikte hız yapmak Uyuyup uyanmamak yani hayatımızın birçok anı virüsten daha tehlikeli ve her an ölebiliriz ama tüm bunlar vefat eden yakınlarımız, ölüm haberleri bunların hiçbiri bu kadar heyecanlandırmadı bizleri Birden bire namaza başlayanlar oldu Kötü davranışlarını bırakanlar oldu Hayatının her alanını dolu dolu geçen insanlar oldu Hemen hemen her kesim yapılan kısıtlamalarla ailesiyle daha iyi vakit geçirmeye başladı : tüm bunlar çok güzel olması gereken geç kalınmış şeyler ama şahsım adına korktuğum nokta bu hastalık bittikten sonra herkesin kaldığı yerden devam etmesi hata ve günahlarına devam etmesidir.
Bu konuyla alakalı RABBİMİZ bizlere hitaben şöyle buyurmaktadır İnsana bir zarar dokunduğu zaman, yan yatarak, oturarak veya ayakta durarak (o zararın giderilmesi için) bize dua eder; ne zaman ki biz ondan sıkıntısını kaldırdığımızda, sanki kendisine dokunan bir sıkıntıdan ötürü bize dua etmemiş gibi geçip gider. İşte böylece müsriflere yapmakta oldukları şeyler süslü/güzel gösterildi.
Yunus Suresi, 12 Allah Teâlâ bu ayette, insanın bela ve musibetler karşısındaki ve bunların kaldırılmasından sonraki tutum ve davranışlarını göz önüne sermektir. İyi insana yaraşan, gerek sıkıntılı hallerde, gerekse refah anlarında daima Allah Teâlâ’ yı anmak ve ona dua etmektir. Sadece musibet anında Allah Teâlâ’ yı anıp refah anında unutmak, inancı ve iradesi zayıf olan, nefsani ve adi isteklerin karşısında ezilen ve yenilen acizlerin tutumudur. İnsanlar olarak başımıza gelen her türlü musibet ve imtihanlardan dersler çıkarıp hayatımıza öyle devam etmek durumundayız.
Başımıza gelen musibetlerden ders çıkarıp hayatımızdaki eksiklikleri hayatımızdan çıkardığımız ve kendimize çeki düzen verdiğimizde imtihanı geçmiş oluyoruz: aksi taktirde bizleri daha büyük sıkıntılar bekleyecek . Gelin hep birlikte bu imtihanı güzelleştirip bir daha dönmemek üzere hayatımızdaki eksiklerden kurtulup Rabbimin istediği doğrultuda bir hayat yaşayalım bu süreci milat bilip, hayatımıza yön verelim. Rabbim ayaklarımızı sabit kılsın tüm islam alemini bu hastalıktan muhafaza eylesin, bu hastalığa yakalanan kardeşlerimizin imtihanını kolay kılsın inşallah...