Gerek toplum olarak gerekse bireyler olarak dünyanın birçok ülkesinde olduğu gibi ülkemizde de pandemi sürecinde birçok fedakarlıklar yapıldı.
Bu konu üzerinden birçok makaleler, söyleyişiler, tv ve radyo programları yapıldı. Bu eksende yöneticiler de birçok şekille toplumu bilinçlendirme ve yönlendirmeler yaptılar. Buraya kadar çok iyi ama ne olursa olsun, bu süreç ferdi olarak imtihanımızdı. İnsanlar olarak başımıza gelen imtihan ve musibetlerden ancak dersler çıkarıldığı zaman, imtihanı geçmiş olacak ve bireysel gelişimde yol katetmiş olacağız.
Örnek olarak ne ramazanda ne kadar ibadet ve saatlerimize ne kadar sarılıyorsak ramazandan sonrada yine aynı tempo ve süratle devam etmeliyiz. Ramazan milat olmalı. Bu süreçte ölümden ne denli korkuyorsak ne denli tedbirler alıyorsak aynı tempoyla devam etmeli boş bir an geçirmemeliyiz.Şu da ciddi bir gerçek ki; ölüm coronadan daha ciddi ve tehlikeli, daha korkutucu gerçeklikte olması lazım hayatımızda aksi taktirde iman ettiğimizi söyleyip amacımızın cennet olduğunu söylememiz tezat olacaktır. Allah bollukta ve darlıkta infak etmemizi istiyor.
Yani sadece hasta olduğumuzda Allah'a dua edip sağlığımıza kavuştuğumuzda Allah'ı gündemde tutmamız gerekiyor. Fakir ikende zenginkende sıkıntılı ve sıkıtınsız her halimizde şükür etmemiz gerekiyor. Bu şekilde olursa sıkıntı yok ama eğer işler tıkırında değilken Allahı anıp işler rayında olursa hamdı şükrü zikri aksatıyorsak bu bizim için sıkıntıdır. Özetle her halimizle Rabbimizi razı edecek ameller yapmakla mükellefiz. Rabbim ayaklarımızı sabit kılsın imtihanlarımızdan başarıyla geçen kullarından eylesin..