<p>Geçen hafta; Birleşmiş Milletler Örgütü’nün öncelikli ve temel amacı 'Dünya'da barışı ve güvenliği' sağlamak olup bu amaçla Genel Kurul, 10 Aralık 1948'de 'İnsan Hakları Evrensel Bildirisini' kabul etmiştir cümlesiyle 'İnsan hakları haftası' içerikli yazımıza başlatmıştık.</p> <p>Bugün hiçbir geçerliliği ve uygulama alanı olmayan bu beyannameye karşılık, bizde dinimiz İslam’ın hak ve özgürlüklere verdiği öneme değinip insan hakları konusunda bizlere ne söylediğini konuşalım diye devam etmiştik.</p> <p>Bu yazımızda da Dünyayı yöneten bu güçlerin İnsan haklarından ne anladıklarını ve yaptıkları insan hakları ihlallerini hem bizim gözümüzle hemde kendi ağızlarından birkaç cümle ile dile getirelim istedik.</p> <p>Birleşmiş Milletlerin, Suriye’de yaşanan felaket karşısında suskun kaldığını, Myanmar’daki etnik kıyıma sesini çıkaramadığını biliyoruz.</p> <p>Ülkelerin sınırlarını istedikleri gibi çizdiklerini, başkentlerini değiştirdiklerini görüyoruz.</p> <p>Mısır’da yapılan darbeye ‘darbe’ diyemediğine, bizdeki darbeyide desteklediğine hepimiz şahit olduk.</p> <p>Terör örgütlerine farklı gerekçelerle silah ve para yardımı yaptığınıda canlı olarak takip ediyoruz.</p> <p>Yıllar önce Bosna’daki soykırıma engel olmadığını ve halen Dünya'nın değişik yerlerinde ki katliamlara da sessiz kaldığını da unutmuyoruz.</p> <p>Birleşmiş milletlerdeki sorunun temeli alınan kararların Güvenlik Konseyi’nin Daimi Üyesi olan Çin, Fransa, Rusya, İngiltere ve Amerika tarafından veto edilmesi halinde yürürlüğe girmemesidir.</p> <p>Bu durum yok olan 'İnsanlık için' bir 'son' hazırlamaktadır.</p> <p>İnsan Hakları İzleme Örgütü 2017 Dünya Raporu'nun yayınlanması vesilesiyle yaptığı bir açıklamada; 'ABD'de ve Avrupa'da popülist liderlerin yükselişinin temel hakların korunmasını tehdit ettiğini ve Dünyanın hak ihlalleri yapan tüm 'otokratları' cesaretlendirdiğini belirtti.'</p> <p>'Donald Trump'ın, nefret ve hoşgörüsüzlük üzerine bir seçim kampanyası ardından Başkan seçilmesi ve Avrupa'da evrensel hakları reddeden siyasi partilerin etkisinin artışı, insan hakları sistemini risk altına sokuyor.' tespitiyle devam etti.</p> <p>'Popülizmin yükselişi insan haklarına çok büyük bir tehdit oluşturuyor' diyen raporda 'Trump ve Avrupa’daki çok sayıdaki siyasetçi,</p> <p>-ırkçılığı,</p> <p> -yabancı düşmanlığını,</p> <p> -kadın düşmanlığını</p> <p>-göçmen karşıtlığını kullanarak güç kazanmaya çalışıyor.</p> <p>'Hepsi de iş güvencesinin sağlanması, kültürel değişimden kaçınmak veya terörist saldırıları önlemek için, insan hakları ihlallerinin güya zorunlu olduğunun halk tarafından kabul edildiğini ileri sürüyor.' sözleri ile ihlallerine gerekçe üretmekle meşguller.</p> <p>Bunun yanında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) de insan hakların ihlalleri ile ilgili verdiği raporda; BM üyesi Rusya’nın birinci olduğunu açıkladı.</p> <p>Görüldüğü üzere kendi kurumları tarafından bile eleştirilen Birleşmiş Milletlerin insan hakları üzerine yapacağı bir şeyin kalmadığını, en büyük ihlalleri kendilerinin yaptığını kabul etmektedir.</p> <p>En kısa sürede yeni bir 'İnsan Hakları Çerçevesi' oluşturulması gerektiği ve Dünya üzerindeki tüm insanların 'eşit hak ve hukuka' sahip olacak bir sisteme ihtiyaç olduğu artık çok aşikârdır.</p>