Bu aralar, neredeyse bütün iyi insanlar o güzel atlara binip hızla uzaklaşıyor buralardan.

Hem de öyle şöyle böyle değil, yarışırcasına.

Gidiyorlar, bir daha dönmemek üzere.

Ve dönmüyorlar da.

Sahi ne kadar çok iyi insan birikti öte tarafta!

Dün Ankara’ya giderken uçakta gökyüzüne bakarken, gözlerim onları aradı.

Kendi kendime “Onlar burada bir yerde olmalılar” dedi.

Yoklardı ama!

Belki de çok daha yukarılarda bir yerlerdeydiler.

Dedim ya hızlı bir şekilde gidiyorlar buralardan.

Daha dün, Akif Emre, Sezai Karakoç, Teoman Duralı, Asım Gültekin, Bülent Parlak gitmişti. Üç gün önce de dünyadaki bütün çocukların arkadaşı, sevgili Mevlana İdris Zengin gitti bu yalan dünyadan.

Kimseye yar ve yurt olmayan bu dünyadan.

Bir çiçek gibi yaşadı sevgili Mevlana İdris.

O kadar güzel, o kadar renkli, o kadar kokulu, o kadar zarif.

Yürürken dahi yüklenmiyordu dünyaya.

Sanırım en çok kalbine yükleniyordu.

Bu yüzden de kalbi kaldıramadı o ağırlığı.

Yaşanan onca acı karşısında kalp ritmi farklı çalışmaya başladı Mevlana’nın.

Kendisini yakından tanıyan ve ameliyat sırasında sürekli durumunu soran bir dostum dedi ki, “Mevlana İdris’in kalp ameliyatına giren doktor, kalbi 84 yaşındaki bir insanın kalbi ile eşdeğerdi” demiş.

Ahh Mevlana!

Ah güzel adam!

Oysa ruhunu rabbine teslim ettiğinde 56 yaşındaydı.

Mevlana İdris ve benzerlerini hayatında gördüğüm en bariz şey, “Dünya ile münasebetlerini ateş ile münasebetleri gibi oluşuydu.

Nezaket, zerafet ve kibarlığın abidesiydi Mevlana İdris.

Ne diyordu bir şirinde;

“İyi geceler bayım hiç yittiniz mi
En az bir defa yitmeli insan

Nasıl geçti yıllar telefon beklerken mi
Şarkılar bitti şarkılar bitti
Bir şey söylemedin kadınlar için
Devrimler için bir şey söylemedin
Yıldızlar için
İyi geceler bayım

Yine birisi ağlamış bak yeryüzü ıslak.

İçinde yalan olmayan bir cümle söyle bana
İçinde amerika olmayan bir cümle söyle
İçinde zulüm olmayan bir cümle
İhtiyacım var buna

Çok hırpalandım zeytin ağacı
Çok hırpalandım sevgilim
Bu vakitsiz değişen haritalardan
Kederli göklerden mübarek çocuklardan kapanmış çiçeklerden
Geldi geçiyor dünya
Elimi tut
Bir cümle söyle
İçinde yalan olmayan bir cümle
Göklere bakma anında dünyadan çıkma anında
Söyleyip kaybolayım söyleyip varolayım
Bir cümle bir cümle bir cümle

Lailaheillallah”

Evet, evet “Lailaheillallah”

Evet, evet, “Kullu nefsin zaikatul mevti summe ileyna turceun.”

Hepimiz O’na döndürüleceğiz.

O’nun huzuruna gideceğiz.

Madem gideceğiz, ki kesin gideceğiz, o halde gitmek için hazırlanmamız gerek.

Gitmek için hazırlık yapmamız gerek.

Ancak önce kendimizden başlamalıyız bu hazırlığa.

Dilimizden ve davranışlarımızdan başlamalıyız.

Düzeltmeliyiz yamuklarımızı ve yanlışlarımızı.

Elimize bir budama makası alıp, hem kendimizi hem de çevremizi rahatsız eden o dalları tek tek kesip atmalıyız.

Mekanın cennet olsun Mevlana İdris.