Suriye’de tarihi bir gelişme yaşandı. Ülkede onlarca yıldır vatandaşlık hakkından yoksun bırakılan Kürtler için yeni bir dönem başlıyor. Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara tarafından imzalanan 13. Kararname doğrultusunda, özellikle 1962 nüfus sayımı sonrası “kayıt dışı” konumuna düşürülen Kürt kökenli kişiler için vatandaşlık hakkı tanınıyor. Bu kararın ardından, “Suriye Kürtlere vatandaşlık mı veriyor, bu süreç kimleri kapsıyor ve uygulama nasıl yapılacak?” soruları gündemin en çok merak edilen başlıkları arasına girdi.
Suriye İçişleri Bakanlığı, 29 Ocak 2026 itibarıyla yayımladığı resmi açıklamayla kararnamenin uygulanması için gerekli talimatları verdi. İlgili süreçte tüm idari işlemlerin hızlandırılması bekleniyor. Karar, hem iç kamuoyunda hem de uluslararası alanda dikkatle izleniyor.
Suriye Kürtlere vatandaşlık mı veriyor, 2026 kararnamesi neyi içeriyor, kimleri kapsıyor?
16 Ocak 2026 tarihinde Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’nın imzasıyla yürürlüğe giren “13. Kararname”, Suriye’nin Haseke ilinde yaşayan ve 1962 nüfus sayımında vatandaşlıktan çıkarılan Kürt kökenli kişileri yeniden vatandaşlık kapsamına almayı hedefliyor.
Bu kararname ile:
Kayıt dışı bırakılmış tüm Kürtler yeniden vatandaşlık hakkına kavuşacak.
Haklar ve yükümlülükler açısından Suriye vatandaşlarıyla eşit statüde olacaklar.
İlgili idari işlemler İçişleri Bakanlığı koordinasyonunda hızla tamamlanacak.
Bu gelişme, yıllardır statüsüz bir şekilde yaşayan on binlerce Kürt için sosyal, ekonomik ve hukuki açıdan önemli bir dönüm noktası anlamına geliyor.
İçişleri Bakanlığı’nın talimatı ne anlama geliyor, uygulama süreci nasıl işleyecek?
Suriye İçişleri Bakanlığı, kararname sonrasında ilgili kamu kurumlarına uygulamaya geçilmesi için resmi yazı gönderdi. Yazıda, şu hususlar öne çıkıyor:
Vatandaşlık belgeleri kısa süre içinde düzenlenecek.
Yerel yönetimlerle bakanlıklar arasında koordinasyon sağlanacak.
Kayıt dışı kişilerin verileri, nüfus sistemine hızla entegre edilecek.
Bu uygulama, yalnızca bireysel kimlik belgelerinin verilmesiyle sınırlı kalmayacak; aynı zamanda bu kişilerin eğitim, sağlık, istihdam gibi temel hizmetlere erişimini de güvence altına alacak bir dönüşüm sürecini başlatacak.
1962 nüfus sayımı neden tartışmalıydı, Kürtler neden vatandaşlıktan çıkarılmıştı?
1962 yılında Haseke ilinde yapılan olağanüstü nüfus sayımı, Suriye tarihinde derin izler bırakan bir uygulamaya dönüştü. Sayım sonucunda, yaklaşık 120.000 Kürt kökenli kişi “yabancı” statüsüne alındı ve vatandaşlık hakları ellerinden alındı. Bu statü, sonraki yıllarda nesiller boyunca devam etti ve bu kişilerin çocukları da aynı hukuki statüsüzlükle karşı karşıya kaldı.
Bu nedenle 2026 kararnamesi, yalnızca bir idari adım değil; 60 yılı aşkın süredir devam eden bir hak mahrumiyetinin telafisi olarak görülüyor.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan: “YPG/SDG Suriye Kürtlerini temsil etmiyor”
Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, kararla ilgili yaptığı değerlendirmede, YPG/SDG’nin Suriye Kürtlerini temsil etmediğini, bu sürecin bölgedeki Kürt halkının meşru haklarıyla karıştırılmaması gerektiğini vurguladı.
Fidan, Türkiye’nin Kürt halkının temel haklarını tanıyan, ancak terör örgütleriyle arasına mesafe koyan tüm girişimlere karşı olmadığını ifade etti. Bu açıklama, sürecin bölgesel diplomasi açısından nasıl bir yansıma bulacağının da habercisi niteliğinde.
Vatandaşlık hakkı verilen Kürtler hangi haklara sahip olacak?
Kararnameyle birlikte vatandaşlık hakkı tanınan Kürtler, Suriye hukukuna göre tüm temel hak ve özgürlüklerden eşit şekilde yararlanabilecek. Buna göre:
Seçme ve seçilme hakkı,
Eğitim ve sağlık hizmetlerine erişim,
Resmî evrak düzenleme ve pasaport alma hakkı,
Kamu kurumlarında çalışma ve sosyal güvence sistemine dahil olma gibi temel haklar bu kişilere tanınacak.
Böylece, uzun yıllar sosyal dışlanmaya maruz kalan Kürt topluluklarının, hukuki olarak yeniden sisteme entegre edilmesi sağlanacak.
Suriye Kürtlere vatandaşlık veriyor mu, bu karar uluslararası hukukta ne ifade ediyor?
Bu karar, yalnızca iç politik bir hamle olarak değil, uluslararası hukuk ve insan hakları açısından da önemli bir gelişme olarak görülüyor.
Birleşmiş Milletler başta olmak üzere birçok insan hakları örgütü, yıllardır Suriye hükümetine, Kürtlere vatandaşlık hakkı tanıması yönünde çağrılarda bulunuyordu. 2026 kararnamesi, bu çağrıların karşılık bulduğu somut bir adım niteliğinde.





