Koca, her boyun ve bel ağrısının disk kaynaklı olmadığını belirterek, "Toplumda görülen bu ağrıların yalnızca yaklaşık yüzde 10-20’si disk patolojisine bağlıdır. Buna rağmen birçok hastada doğrudan diske yönelik girişimsel işlemlerin gündeme gelmesi doğru değildir" dedi.

"HER HASTA NÜKLEOPLASTİ ADAYI DEĞİLDİR"

Disk kaynaklı olduğu belirlenen hastalarda bile nükleoplastinin ilk seçenek olmadığını vurgulayan Koca, "Boyun veya bel ağrısı olan her 100 hastadan ancak çok az bir kısmı bu işlem için uygun adaydır. Her disk problemi nükleoplasti gerektirmez" ifadelerini kullandı.

TEDAVİ BASAMAKLI OLMALIDIR

Tedavide aceleci davranılmaması gerektiğini belirten Koca, "Öncelikle hastanın şikayetinin gerçekten diskten kaynaklanıp kaynaklanmadığı netleştirilmelidir. Ardından ilk basamakta cerrahi dışı, daha düşük riskli tedavi yöntemleri uygulanmalıdır. Bu yöntemlerle fayda görmeyen ancak ameliyat gerektirecek düzeyde olmayan sınırlı hasta grubunda nükleoplasti değerlendirilebilir" dedi.

RİSKLER GÖZ ARDI EDİLMEMELİ

Nükleoplastinin girişimsel bir işlem olduğunu hatırlatan Koca, "Sinir dokusuna zarar verme, enfeksiyon, işlem sonrası yapışıklık gelişimi ve şikayetlerin devam etmesi gibi riskler söz konusudur. Bu nedenle basit ve zararsız bir işlem gibi görülmemelidir" şeklinde konuştu.

"SADECE DİSKE MÜDAHALE YETERLİ DEĞİLDİR"

Tedavinin yalnızca diske odaklanmasının eksik bir yaklaşım olduğunu belirten Koca, "Disk problemini ortaya çıkaran kas dengesizlikleri, postür bozuklukları ve biyomekanik sorunlar düzeltilmeden yapılan işlemler kalıcı çözüm sağlamaz" ifadelerini kullandı.

"SİHİRLİ ÇÖZÜM ALGISINA KAPILMAYIN"

Son olarak hastalara uyarılarda bulunan Koca, "Nükleoplasti bazı hastalarda faydalı olabilir ancak kesin çözüm değildir. Gereksiz uygulamalar hem risk oluşturur hem de zaman kaybına yol açar. Tedavi mutlaka kişiye özel planlanmalıdır" diye konuştu.

Kaynak: İHA