Değerli okurlarım malumunuz içerisinde bulunduğumuz şu günlerde Üç ayların ilk ayı olan Recep Ayı içerisinde bulunmaktayız.

İçimizde bir taraftan gelecek olan ramazanın sevinci kaplarken,

Diğer taraftan daha dün gibi geride bıraktığımız ramazan ayından sonra,

Boş geçirdiğimiz bir senenin burukluğunu yaşıyoruz.

“Ramazan ayı, insanlara yol gösterici, doğrunun ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delilleri olarak Kuran’ın indirildiği aydır. Öyle ise sizden Ramazan ayını idrak edenler onda oruç tutsun. Kim o anda hasta veya yolcu olursa (tutamadığı günler sayısınca) başka günlerde kaza etsin. Allah sizin için kolaylık ister, zorluk istemez. Bütün bunlar, sayıyı tamamlamanız ve size doğru yolu göstermesine karşılık, Allah’ı tazim etmeniz, şükretmeniz içindir.”  (BAKARA SURESİ – 185. AYET)

Ramazan kendimizi affettireceğimiz, kendimize yeni bir sayfa açacağımız bir anını bile boş geçirmeyecek kadar değerli olan kendimizi affettirmeye fırsat bir aydır.

Kaza namazlarımız, oruçlarımız, karşılıklı yardımlaşma sevgi ve muhabbetimiz, küskünlerin barışması için büyük bir fırsattır.

Ramazan da boş şeyler terk edilmeli nahoş kelimeler ve cümleler sarf edilmemelidir.

Vaktimizin büyük bir bölümü Kur'an ve hadislerle hemhal olunarak geçirilmedir.

Yani anlayacağımız ciddi bir hazırlık yapmamız lazım.

Peki, ramazan ayına daha epey bir süre varken neden bunları bugün söylüyorum?

Ve ne tür bir hazırlık yapacağız?

Tabi ki de enflasyon ve kur farkından kaynaklı kahvaltılık veya pastırma fiyatları yükseleceğini ve bunlar için hazırlıktan bahsetmiyorum.

11 ay boyunca istediğimiz gibi yaşıyoruz istediğimizi yapıyoruz ramazan ayı yaklaşınca da hemen bir taşkalaya giriyoruz.

Yapmayın ya bu kadar mı?

Bitti mi tüm meselemiz bu kadar mı?

Müslüman olarak Kuran'sız ve sünnetsiz bir hayat düşünülemez.

Senenin tamamını dolu dolu geçirmemiz gerekiyor sadece ramazan değil.

Kardeşlerim yıl boyunca Rabbimin istediği doğrultuda bir hayatı tam olarak yaşayamıyoruz ne yazık ki.

En azından gelin şu üç aylar da ibadetlerimize biraz dikkat edip ramazan'a bir hazırlık yapalım.

11 ay boyunca istediğimiz gibi yaşadıktan sonra bir ay ciddi bir program da yapsak başarılı olamıyoruz zaten, yaptığımız, yapacağımız ibadetler yarıda kalıyor ne yazık ki.

Bir binanın merdiven basımlarını düşünün. Basımları tek tek çıktığımızda sonuna kadar çıkabiliriz çünkü gücümüzü eşit bir şekilde paylaştırmış olacağız,

Bir de merdiven basımlarını üç üç veya dört dört çıktığımızı düşünün birkaç basımdan sonra enerjimiz tamamen bitecek yapacağımız işler yarım kalacaktır muhtemelen.

İbadetlerimizde de böyle devamlı olması önemli.

Aslında bizim bir ayda yaptığımız ibadeti sahabe bir günde ve samimi bir şekilde yapıyordu yapılmayacak bir şey değil de bizde iş yok ne yazık ki.

Yoksa ben devamlılığı sağlarım diyen varsa buyursun yapsın ALLAH şimdiden kabul etsin.

Zaten yıllar boyunca tüm değerlerimizi yok edip yıkmak için ellerinden geleni yaptılar halen de iş başındalar.

İnek Şaban dediler, Güdük Ramazan dediler, tüm değerlerimizi İslami isim ve kavramları kirletmek için ellerinden geleni yaptılar ki halen de yapılıyor.

En azından şu önümüzdeki üç ayı dolu dolu geçirip değerlendirelim ki Rabbimden af dilemeye yüzümüz olsun.

Rabim İslam’a ve Müslümanlara yardım eylesin bizlere tam anlamıyla İslam şuuru versin ibadetlerimizi şimdiden kabul eylesin inşallah.