<p>Birçoğunuz bu meşhur hikâyeyibildiği halde ben yine de anlatayım dedim.</p> <p>Olur ya belki sizde işçinize, çalışanınıza, şoförünüze, danışmanınıza aynı şekilde davranırsınız!</p> <p>Sizde hak ve adaleti tesis ederken “kimin ne dediği hiç umurumda değil” dersiniz.</p> <p>Üstünlüğün ancak ve ancak takva ile olduğunu, bunun dışında bir üstünlüğün olmadığını sizde haykırı, sizde dünyaya yayarsınız.</p> <p>Eğer ki şeref ve üstünlüğü şan, şöhret makam ve mevkide aramıyorsanız tabi!</p> <p>Rivayete göre Hz. Ebubekir’den sonra hilafet makamına çıkan Hz. Ömer kölesi ile beraber Şam yolculuğuna çıktı.</p> <p>Tek deve ile çıkılan yolculuktan Halife Ömer kölesiyle deveye nöbetleşe biniyorlardı.</p> <p>Şam’ın girişine vardıklarında deveye binme sırası köleye gelmişti.</p> <p>Halife Ömer devesinden indi ve yerine kölesi bindi.</p> <p>Ömer ise devenin yularından tuttu.</p> <p>Bunu gören ordu komutanı Ebu Ubeyde bin Cerrâh dedi ki: 'Efendim, bütün Şamlılar, bilhassa Rumlar, Müslümanların halifesini görmek için toplandılar. Size bakıyorlar. Bu yaptığınızı nasıl izah edebilirsiniz? Sizi köle zannedecekler, küçümseyecekler.'</p> <p>Hz. Ömer ise 'Ey Ebu Ubeyde! Senin bu sözünü işitenler, insanın şerefini, vasıtaya binerek gitmekte ve süslü elbise giymekte sanacaklar. Biz daha önce zelil ve hakir bir kavimdik. Allah Teâlâ, bizleri Müslümanlıkla şereflendirdi. Bundan başka şeref ararsak, Allah Teâlâ bizi zelil eder” diye buyurdu.</p> <p>Şerefi en iyi bir vasıtalara binerek yada en süslü elbiseleri giyerek arayanlar kulun ziyandadır!</p> <p>Hatırlatayım istedim!</p>