<p>Sosyal medyayı aktif kullanan ve doğruları yazmaktan kalemini esirgemeyen usta yazar Sayın Sema Maraş Hanımefendi’yi uzun süredir ilgi ile takip ediyorum.</p> <p> </p> <p>Kadın erkek ilişkileri,  Aile ve Evlilik Hayatı, Sosyal Yaşam’da Kadın konularında güncel yazılar yazan Sayın Maraş 4 Temmuz da “çocukaile.net” de yazdığı “Cumhurbaşkanına açık mektup” başlığı ile mükemmel bir yazı kaleme almış.</p> <p> </p> <p>Sosyal medyada çok okunan ve ilgi gören bu yazı:</p> <p> “Bu kanunlar adalet temeli üzerine kurulmuş değil, bir avuç din ve devlet düşmanı insanın kışkırtması ile medyanın algı operasyonu yapması üzerine onları susturmak için yapılmış kanunlar” diye başlamış,</p> <p> </p> <p>“Kanunlarımız,  sokağa dökülmüş devlet aleyhine slogan atan hainleri susturmak için değil adaleti tesis etmek için yapılsın. Vicdan sahibi, ön görüsü yüksek, adalet duyguları gelişmiş uzman bir ekip hazırlasın bu kanunları. Hakimler “kanunlar yüzünden adalet ve vicdanımız arasında kaldık” diyorlar. Kanunlar yapılırken kanun uygulayıcıların çoğunluğunun görüşleri de alınmalı” diye müthiş bir tespit yaparak bitirmiştir.</p> <p> </p> <p>Her tespitine ve her satırına imza attığım bu yazıya ilave olarak ben de birkaç sıkıntımı dile getirmek istiyorum.</p> <p> </p> <p>-Devletimizin aileye bakışı, kadın erkek ilişkileri ve cinsel istismar konularında ki yanlışlar son zamanlarda çok abartılı olmaya başlamıştır.</p> <p> </p> <p>-Her toplumda, her kesiminde ve her inançta iyiler ve kötüler olduğu gibi biz kadınlar arasında da art niyetlilerimiz ve kötü huylularımız var.</p> <p> </p> <p>-Kanunları çıkarırken ve yasaları yaparken karşı tarafında mağdur olmaması için her şikâyet ve her suç bildiriminin doğru olup olmadığını iyi tespit etmek gerekir.</p> <p> </p> <p>-13 yaşında flörtün ve hatta gönüllü zinanın serbest olduğu ama 17 yaşında dünya âlemin şahitliğinde yapılan evliliğin yasaklandığı batı kanunları ile yönetiliyoruz.</p> <p> </p> <p>-Dinimizim ve toplumumuzun dokusuna uygun, sosyal yaşam ve günümüz şartlarına göre “Evlilik yaşının”</p> <p>yeniden düzenlenmesi gerekmektedir.</p> <p> </p> <p>-Vatandaşın devletten iki kuruş aylık almak için yaptığı anlaşmalı boşanmalar sıkı denetlenmelidir.</p> <p> </p> <p>-Anlaşmalı boşanmalarda evliliğin sonlandığı ve aynı evde beraber yaşanılamayacağı anlatılmalıdır.</p> <p> </p> <p>-Çalışma ortamındaki kadın erkek ilişkileri savaşa dönüşmemeli,  pozitif ayrımcılık yapılmamalıdır. Cinsiyet değil liyakat ön planda tutulmalıdır.</p> <p> </p> <p>-Boşanmada ki tarafların inadı yâda kindarlığı ile oluşan mağduriyetler göz önünde bulundurularak devam etmeyecek evlilikler uzatılmamalıdır.</p> <p> </p> <p>-Kısaca evlilik ve boşanmalar her iki taraf içinde zülüm haline gelmemelidir.</p> <p> </p> <p>-Biz devletimizden pozitif ayrımcılık beklemiyoruz.</p> <p>“Karı koca arasına girilmez”  diye eskilerin güzel bir sözü vardır.</p> <p> </p> <p>-Biz ara sıra kavga ederiz, birbirimize küseriz. Böyle küçük sorunlar için bize karışmayın.</p> <p> </p> <p>-Siz bizi korumaya çalıştıkça biz daha çok zarar görüyoruz.</p> <p> </p> <p>Devlet olarak bize yapacağınız en büyük iyilik “Bizim yuvamızı yıkmayın yeter”...</p>