Avustralya'nın Melbourne kentinde devam eden sezonun ilk Grand Slam turnuvası Avustralya Açık, Zeynep Sönmez'in adını altın harflerle yazdırdığı bir güne sahne oldu. Milli tenisçimiz, dünya sıralamasında 74. basamakta yer alan Anna Bondar’ı 2-0’lık net bir skorla mağlup ederek 3. tura yükselen ilk Türk sporcu olarak tarih yazdı. 23 yaşındaki Sönmez, sadece kendi kariyeri için değil, Türk tenisi için de büyük bir adım attı. Şimdi gözler, Yulia Putintseva ile oynayacağı kritik 3. tur mücadelesine çevrildi.
Zeynep Sönmez’in Anna Bondar galibiyeti, Avustralya Açık 2. tur maç özeti, istatistikler ve değerlendirmeler
Zeynep Sönmez, 7 numaralı kortta oynanan 2. tur karşılaşmasında, tecrübeli Macar rakibi Anna Bondar karşısında oyunun kontrolünü elinden hiç bırakmadı. 1 saat 30 dakika süren mücadelede 6-2 ve 6-4’lük setlerle galip gelen milli tenisçimiz, taktiksel üstünlüğü, psikolojik direnci ve istikrarlı oyun planıyla kortun mutlak hâkimi oldu.
Maç istatistikleri:
Winner farkı: Zeynep 24 – Bondar 10
Servis kırma: Zeynep 4 kez rakibinin servisini kırdı
Basit hata: Sönmez yalnızca 20 basit hata ile mücadeleyi tamamladı
İlk servis yüzdesi: %68 ile oynayan milli raket, rallilerdeki sabırlı tutumuyla öne çıktı
Bu veriler, Sönmez’in sadece fiziksel değil, mental anlamda da üst düzey performans gösterdiğini ortaya koydu.
Zeynep Sönmez Avustralya Açık 3. tur başarısı, Türk tenis tarihinde bir ilk ve Grand Slam dönüm noktası
Zeynep Sönmez’in bu zaferi, yalnızca bireysel bir galibiyet değil; Türk tenis tarihinde bir kilometre taşı oldu. Daha önce hiçbir Türk kadın tenisçi, Avustralya Açık'ta 3. tura yükselme başarısı gösterememişti. Bu anlamda Sönmez’in galibiyeti, Türkiye tenisinin gelişimi açısından da tarihi bir dönüm noktası niteliği taşıyor.
Zeynep, maç sonrası yaptığı açıklamada, "Bugün sadece kendim için değil, Türkiye'deki genç kızlar için de oynadım. Bu tur, hepimize ilham olacak" ifadelerini kullandı.
Zeynep Sönmez’in rakibi Yulia Putintseva, Avustralya Açık 3. tur eşleşmesi ve maç saati
Zeynep’in bir sonraki turdaki rakibi, dünya sıralamasında 94. sırada yer alan Kazak tenisçi Yulia Putintseva oldu. Kazak raket, agresif oyun tarzı ve yüksek mücadele gücüyle tanınıyor. Putintseva’nın önceki turlarda gösterdiği performans dikkat çekerken, Zeynep’in yakaladığı form ve özgüven, bu eşleşmeyi merakla beklenen bir mücadeleye dönüştürdü.
Maçın 22 Ocak 2026 Pazartesi sabahı saat 09.00’da (TSİ) oynanması bekleniyor. Karşılaşma, Türkiye’de başta Eurosport olmak üzere çeşitli platformlardan canlı yayınlanacak.
Türk tenisinde Zeynep Sönmez etkisi, Grand Slam başarısının önemi ve genç jenerasyonun umudu
Zeynep Sönmez’in bu başarısı, yalnızca bir spor başarısı değil; bir jenerasyonun ilham hikayesi olarak değerlendiriliyor. Türk tenisinin yıllardır hayalini kurduğu Grand Slam başarısı, Melbourne’de resmen gerçeğe dönüştü. Bu sonuç, Türkiye’de kadın sporculara ve tenis altyapısına verilen önemin meyvesi olarak görülüyor.
Tenis otoriteleri, Sönmez’in turnuvadaki bu çıkışının, Türkiye’de tenise olan ilgiyi ciddi oranda artırabileceğini, sponsor ilgisi, medya odağı ve altyapı desteğinin bu ivmeyle büyüyebileceğini belirtiyor.
Avustralya Açık 2026 genel görünüm, Zeynep Sönmez’in turnuva istatistikleri ve olası rakip senaryoları
Zeynep Sönmez, turnuvada çıktığı ilk iki maçta toplam 4 set oynarken, hiçbir seti kaybetmeden tur atlamayı başardı. Fiziksel kondisyonu, oyun istikrarı ve maç içi mental yönetimi, ilerleyen turlar için umut veriyor.
Putintseva engelini aşması durumunda Sönmez, 4. turda büyük olasılıkla dünya 19 numarası Elina Svitolina ile karşılaşacak. Bu eşleşme, Zeynep’in tenis dünyasındaki konumunu belirleyecek önemli bir adım olabilir.
Türkiye tenis tarihindeki ilkler, Çağla Büyükakçay ve İpek Soylu sonrası Zeynep Sönmez'in sıçraması
Daha önce Grand Slam turnuvalarında adını ana tabloya yazdıran isimler arasında yer alan Çağla Büyükakçay, İpek Soylu gibi sporcular, Türk kadın tenisi adına önemli öncüler olmuştu. Ancak Zeynep Sönmez’in 3. tura kalması, bu çizgiyi ileri taşıyan bir başarı olarak öne çıkıyor.
Uzmanlar, Zeynep’in ilerleyen yıllarda top 50 içine girme potansiyeli olduğunu, oyun tarzının modern tenise uygun olduğunu ve sert zemin turnuvalarında özellikle etkili olabileceğini vurguluyor.





