Hollanda tarihinin en ağır skandalı olarak kabul edilen ve hukuku devleti normlarının yerle bir eden vergi dairesinde göçmen kökenli gurbetçi Hollanda vatandaşlarına yapılan ayrımcılığın ortaya çıkmasının üzerinden uzun yıllar geçti.

Bu süreçte ülkenin en uzun süre başbakanlık görevini yürüten Rutte kabinesi dağıldı, farklı komisyonlar çalıştı. Çözüm üretmek ve bu hukuk dışı gelişmeyi geriye döndürmek için kararlar alındı. Ve daha neleeer neler oldu.  Ancak geçen sürede tabiri caizse bir arpa boyu yol gidilemedi.

Geçen haftadan itibaren artık mağdur ailelerin başvurusu durduruldu. Üç yılın ardından skandalın çözüm yolculuğu yeni bir yöne evrildi.

Suların sakin görüldüğü yolculukta halen on binlerce aile dosyalarının incelenerek mağduriyetlerinin tespitini ve maddi kayıplarının iadesini bekliyor.

Yaklaşık 4 yıl önce başlatılan çözüm sürecinde tayin edilen bütçe 310 milyon Euro iken şu an rakamlar 7,2 milyar Euro'yu gösteriyor ve üstelik henüz sonuçlanmayan dosyalar da bu rakama dahil değil! Gerisini siz düşünün.

Dönemin sorumlu devlet bakanı Van Huffelen tarafından acil müdahale için öngörülen ve aile başına 30 bin Euro ödeme yapılmasını içeren karar alındığında mağdur aile sayısı 9.200 idi ancak bu rakam iki ay içinde 17.800'ü aşmıştı.

Nisan 2021 tarihinde bir düzenleme ile çalışmanın bütçesi 1,7 milyar Euro'ya çıkarılsa da Hollanda hükümeti mağdurların yaşadıkları sıkıntılar sonucu kişisel borçlanmalarını da üstlenerek bütçeyi 5 milyar Euro civarına yükseltmişti.

Sonraki yıllarda skandal sonucu ortaya çıkan ayrımcılıktan etkilenen çocuk sayısı 80 bin olarak açıklanmıştı. Bunların hukuki kayıplarının karşılanması, adli işlemlerinin yürütülmesi ve bu sebeple ayrılan ailelerin çocuklarının tazminatları işi içinden çıkılması zor boyutlara taşıdı.

Bu süreci yürütmek üzere oluşturulan UHT yani Ödenek Mağdurları Çözüm Organı'nın çalışanlarının üçte birinin kurum dışından kiralandığı ve bunların giderlerinin normal memurlardan iki kat daha fazla olduğu ortaya çıktı. Ancak vergi dairesi çalışanlarının kendi sebep oldukları skandalın çözüm sürecinde yer almalarının etik olarak mümkün olmaması hükümeti bu adıma mecbur bıraktı.

Son durumda çözüm çalışmalarına ayrılan bütçenin yüzde otuzunun aracı kurumlara gittiği de anlaşıldı.

Son haftaya kadar mağduriyeti sebebiyle başvuru yapan aile sayısı 67.584 olarak açıklanmıştı ancak kesin sayı için son veriler bekleniyor.

Süreç uzadıkça masrafların artması ve bütçe sorunları yeni tartışmalar üretmeye devam ediyor. Hukuk devletinin aldığı bu ağır yaranın tedavisi de devlet için oldukça ağır bir maliyete sebep oluyor.

Bundan sonrada daha ne kadar bir yük maliyet getirecek birlikte göreceğiz.

vesselam