ABD, İsrail ve Lübnanlı müzakere heyetleri, ABD’nin başkenti Washington DC’de taraflar arasında gerçekleştirilen görüşmelerin beşinci turu kapsamında bir araya geldi. Görüşmede Lübnan’a yönelik işgalini sürdüren İsrail ordusunun işgal ettiği bölgelerin bir kısmını Lübnan Silahlı Kuvvetleri’ne devretmesine yönelik ABD tarafından desteklenen bir teklif ele alındı.
Lübnan’ın Washington Büyükelçisi Nada Hamadeh, İsrail’in Washington Büyükelçisi Yechiel Leiter ve ABD Dışişleri Bakanı'nın Özel Kalem Müdürü Daniel Holler, görüşmenin ardından üçlü bir çerçeve anlaşmaya imza attı.
Barış için atılmış ilk adım
Büyükelçi Hamadeh imzalanan çerçeve anlaşmayı, "Lübnan egemenliğinin ve toprak bütünlüğünün yeniden tesis edilmesi, kalıcı ve nihai bir çatışmasızlık sağlanması, halkın topraklarına geri dönmesinin mümkün kılınması ve tüm Lübnanlıların barış, güvenlik ve refah içinde yaşamasına imkan tanınması yönünde atılmış ilk adım" olarak nitelendirdi.

Anlaşmada İran ve Hizbullah yok
İsrailli Büyükelçi Leiter ise çerçevenin nihai hedefinin iki ülke arasında barış olduğunu savundu. Leiter, "Her iki ülkenin de güvenlik içinde yaşayacağı gerçek bir barış; İsrail’in ve Lübnan’ın egemenliğinin saygı gördüğü, korunduğu ve güvence altına alındığı bir barış. Bu faaliyetlere dayalı üçlü çerçeve anlaşmada İran yok. Hizbullah yok. İsrail ile Lübnan arasında barışa giden yol var" ifadelerini kullandı.

"Pilot bölgeler oluşturulmasında mutabık kalındı"
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Lübnan ve İsrail’in bölgede "kalıcı barış ve güvenliğin sağlanmasına" yönelik bir çerçeve anlaşmada mutabık kaldığını belirtti. Rubio imzalanan anlaşmaya ilişkin, "Bugün iyi bir gün çünkü ABD’nin arabuluculuğu ve desteğiyle, egemen Lübnan hükümeti ile İsrail hükümeti arasında kalıcı barış ve güvenliğin tesis edilmesine yönelik bir çerçeve anlaşmayı duyurmaktan memnuniyet duyuyoruz. İki ülkenin de hak ettiği şey budur" dedi.
ABD Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, "İki taraf, ABD’nin yönlendirmesiyle, Lübnan Silahlı Kuvvetleri’nin devlet dışı tüm aktörleri dışlayarak kontrolü tek başına üstleneceği pilot bölgelerin oluşturulmasının hızla ilerletilmesi konusunda mutabık kaldı. Bu adımlar, kapsamlı bir barış ve güvenlik anlaşmasına doğru ilerlemeyi mümkün kılacaktır" denildi.

"Ateşkes, Hizbullah’ın saldırılarını sonlandırması ve Litani’den çekilmesine bağlı"
ABD basınında yer alan haberlere göre söz konusu anlaşma, iki ülke arasında bir ateşkesin yürürlüğe girmesini öngörüyor. Söz konusu ateşkesin, Hizbullah’ın İsrail’e yönelik saldırılarını tamamen durdurması ve Lübnan’ın güneyindeki Litani bölgesindeki Hizbullah unsurlarının bölgeden ayrılmasına bağlı olacağı iddia edildi.

Netanyahu: "Hizbullah’ın silahsızlandırılması üzerinde anlaşıldı"
İsrail basınında yer alan haberlere göre ise İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İsrail ile Lübnan'ın, Hizbullah'ın silahsızlandırılması ve bölgede kontrolün Lübnan ordusuna devredilmesini öngören bir pilot proje üzerinde anlaşmaya vardığını savundu. Netanyahu, Beyrut ve Tel Aviv yönetimlerinin, İsrail ordusunun önerdiği iki bölge üzerinde mutabakata vardığını söyledi.
Bu bölgelerden birinin, Lübnan'ın güneyindeki sözde "Sarı Hat" olarak adlandırılan ve sınırın yaklaşık 10 kilometre kuzeyinden başlayarak Litani Nehri'nin güneyine kadar uzanan askeri bölgenin dışında yer aldığı ifade edildi. Diğer bölgenin Litani Nehri'nin kuzeyinde bulunduğunu söyledi.
Öte yandan Netanyahu, İsrail ordusunun Lübnan'daki işgalinin devam edeceğini kaydetti.
Lübnan Parlamentosu'ndaki Hizbullah milletvekili Hasan Fadlallah ise İsrail ile Lübnan arasında imzalanan anlaşmayı kınadı. Fadlallah, "Lübnan makamlarının izlediği çizgi, ülkeyi zayıflatacak ve İsrail düşmanının çıkarlarına hizmet edecek tek taraflı, gereksiz tavizlerden ibarettir" dedi.

Kaynak: İHA