<p>Bu günlerde garip bir iddia ortalıkta dolaşıyor. Eğer doğruysa bir hayli mide bulandırıcı! AK Parti İl Teşkilatının doğru şekilde işlemediğini yıllardan beri dile getiren bir yazarım. Bu konuda ne kimseden bir korkum, ne de bir çekincem yoktur, olmazda! Ne kaybedecek hatırlı bir servetim, ne de siyasetten herhangi bir “ulufe” beklentim olmadı, olmazda!</p><p>Savunduğum tek değer “siyasi etik” tir. AK Parti’ye yakın duruşumu dost düşman herkes bilir. Bu tavrım AK Parti gerçeğine inanmam ve “Reis” e olan güvenimdendir. Ancak tüm bunların Gaziantep İl Teşkilatını babasının malı gibi gören ve kendi yandaşlarına, siyasi, sosyal ve ekonomik “rant” sağlama merkezi olarak kullanan siyasetçilerin işledikleri “cürmün” hoş görülmesine gerekçe yapılmasına asla tahammül edemem.</p><p>Gaziantep’ten 120 Aday Adayı AK Parti’den siyaset yapmak ve TBMM ne Milletvekili olarak girebilmek için kıyasıya bir mücadele veriyor. Bunlar arasında tanıdıklarım olduğu gibi, tanımadıklarım da var. Milletvekili olması için gönül desteği verdiklerim de var, vermediklerim de var. Buna kimse itiraz edemez, zira ben bir gazeteci ve yazarım, vatandaşım yani. Parti içerisinde hiçbir görevim, yaptırım gücüm hatta tavsiye etme yetkim dahi yoktur. Yani ben herhangi bir adayı elbette destekleyebilir, onunla ilgili yazılar yazabilir ve her türlü medya unsurlarında onu övebilirim, buna kimse karışamaz ve itiraz edemez.</p><p> </p><p>Şimdi anlatacaklarım eğer doğruysa, Gaziantep siyasetinde AK Parti İl teşkilatının içine düştüğü kirliliği gözler önüne seriyor. Benim yıllardır dile getirdiğim “ Beyaz Antepliler” iddiamı güçlendiriyor.</p><p> Uzatmayayım, iddia şöyle “ Gaziantep Milletvekili aday adaylarından birisi, İl Başkanı Eyüp Özkeçeci’nin yakın akrabasıdır ve akrabalıktan dolayı teşkilat tarafından özellikle kollanmaktadır. Elbette İl Başkan’ının akrabaları ve hatta kardeşi de siyaset yapabilir, aday olabilir. Buna kesinlikle bir engel yoktur, itirazım da yoktur. Ancak, İl Başkanının tüm adaylara karşı şeffaf ve adil olması gerekmektedir. Bu konuda aldığım duyumlar hiçte öyle olmadığını gösteriyor. Temayül yoklamasında üyeler üzerinde bahsi geçen aday lehine baskı yapıldığı iddiaları gerçekten mide bulandırıcı!</p><p> </p><p>İşin diğer bir kısmıysa, bahsi geçen aday adayının siyasete soyunmadan önceki durumuyla ilgili. Hanımefendinin, adaylık öncesi çalıştığı kurumun “paralel” yapıya yakınlığı ile bilinen ve halen, bir çok eğitim kurumunun soruşturma halinde bulunduğu bir firma olması ve aday olduktan hemen sonra bu firmadan ayrılarak başka bir firmada işe başlaması. Bir başka ayrıntı ise aday adayı hanımefendinin aday olduktan sonra “tesettür” e bürünmesi türban takması.</p><p> </p><p>Tüm bunlar elbette hanımefendiyi kötü birisi yapmaz, paralelci yapmaz ve zan altında bırakmaz. Her insanın en doğal hakkıdır istediği zaman açılmak ve yine istediği zaman örtünmek. Ben tüm adaylar gibi bu hanımefendi adaya da başarılar diliyorum, inşallah muvaffak olur.</p><p>Ancak benim dikkat çekmek istediğim şey, adalet ölçüsünün kaçırılmaması. Bir il başkanı herhangi bir adayı kayırırsa ki, iddialar bu yönde, o zaman diğer adayların siyasi rekabet hakları gasp edilmiş olur zira, İl Başkanının bulunduğu mevki gereği, Genel Merkez üzerinde bir yaptırım gücü elbette vardır ve bu sonuca etki edecektir.</p><p>Hülasa bu hiçbir siyasi etikle bağdaşmaz ve diğer ismi ise “ akraba kayırmacılık” olur ki, böyle bir hareket ne Sayın Cumhurbaşkan’ımız ve ne de Sayın Başbakan’ımız tarafından kabul görmeyecektir.</p><p> </p>